SIYASET

CHP’li Seda Kaya Ösen: Halk, zorbalığı değil, zarafeti ve hakikati hak ediyor

Iris Murdoch’un “İyinin Egemenliği” adlı eserinden yola çıkarak Türkiye’deki siyasal iklimi ve iktidarın yönetim anlayışını eleştiren CHP’li Ösen, “Halk, zorbalığı değil, zarafeti ve hakikati hak ediyor” dedi

CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Iris Murdoch’un “İyinin Egemenliği” adlı eserinden yola çıkarak Türkiye’deki siyasal iklimi ve iktidarın yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirdi. Ösen, Murdoch’un “ahlaki güzellik” kavramına atıfla, ahlakın bir kural bütünü değil, “dikkat” ve “görebilme” disiplini olduğunu vurguladı. Paylaşımında, bireyin ve özellikle siyasetçinin kendi egosunu geri çekerek toplumu olduğu gibi görebilmesinin ahlaki bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Türkiye’de iktidarın topluma “bir selfie çubuğunun ucundan baktığını” savunan Ösen, mevcut yönetimin toplumun genelini değil, yalnızca kendi yandaş elitlerinin çıkarlarını gözettiğini ileri sürdü. Bu durumu “narsist bir iktidar anlayışı” olarak tanımlayan Ösen, halkın yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların bu nedenle görünmez kılındığını belirtti.

HAKİKAT, İKTİDARIN KURGULADIĞI BİR HİKÂYEYE DÖNÜŞTÜ

İktidarın hakikatle ilişkisini de eleştiren Ösen, Murdoch’un ahlak anlayışına gönderme yaparak, günümüz Türkiye’sinde gerçekliğin iktidar eliyle yeniden kurgulandığını savundu. Enflasyon verilerinden adalet istatistiklerine kadar pek çok bilginin siyasi ihtiyaçlara göre şekillendirildiğini iddia eden Ösen, bunun “amansız bir ego ve kibirin” sonucu olduğunu dile getirdi. Paylaşımında “selfie siyaseti” kavramını kullanan Ösen, iktidarın yalnızca kendi yansımasına baktığını, atanamayan öğretmenlerin, geçinemeyen emeklilerin ve umutsuz gençlerin sesinin bu nedenle duyulmadığını söyledi. Bu durumu Murdoch’un kavramıyla “ahlaki körlük” olarak niteledi.

SİYASETİN AHLAKİ GÜZELLİĞE İHTİYACI VAR

Ösen, Murdoch’un Çan (The Bell) romanındaki “amphibious rahibe” karakterine de atıfta bulunarak, Türkiye’nin hem manevi değerlerden kopmayan hem de halkın gerçek sorunlarının içine giren siyasetçilere ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Siyasetin yalnızca büyük sözler değil, merhamet, nezaket ve adaletle yoğrulmuş bir duruş gerektirdiğini belirtti. İktidarların sadakati ahlakın önüne koymaması gerektiğini vurgulayan Ösen, yanlışlara itaati erdem olarak sunan anlayışın toplumsal çürümeyi derinleştirdiğini savundu.

CHP’NİN MÜCADELESİ SADECE SEÇİM KAZANMAK DEĞİL

Açıklamasının sonunda CHP’nin hedefinin yalnızca iktidar değişimi olmadığını belirten Ösen, “kibrin gürültüsünü susturup memleketin hakikatini yeniden konuşmak” istediklerini ifade etti. Ahlaki güzelliği siyasetin pusulası haline getirmekte kararlı olduklarını söyleyen Ösen, “Adaletle harmanlanmamış bir güç sadece zorbalıktır. Halk, zorbalığı değil, zarafeti ve hakikati hak ediyor” ifadelerini kullandı.