CHP’li belediyelere yönelik operasyonların temel hedefinin partiyi yıpratmak olduğunu öne süren Taşkın, buna rağmen bazı çevrelerin iktidarın söylemlerine destek verdiğini iddia etti. Silivri’de yaşanan gelişmelere de değinen Taşkın, hazırlanan iddianamelerin geçerliliğini kaybettiğini savunarak, yaşananların görmezden gelindiğini ifade etti.
Taşkın, Aile Dayanışma Ağı tarafından dile getirilen mağduriyetlerin de yeterince dikkate alınmadığını belirterek, kamuoyuna yansıyan bu sorunların yok sayıldığını söyledi.
Açıklamasında CHP’ye yönelik yargı ve siyasi hamlelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Taşkın, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından Muhittin Böcek’in itirafçı yapılmasına ve bir mahkemenin CHP’ye genel başkan atamaya çalışmasına kadar uzanan sürecin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini savundu. Bu gelişmelerin bir darbe sürecinin parçaları olduğunu ileri süren Taşkın, asıl hedefin CHP olduğunu ifade etti.
AMAÇ FARKLI
Partinin iktidar yürüyüşünün engellenmek istendiğini öne süren Taşkın, amaçlarının CHP’yi iç tartışmalarla meşgul ederek seçimlerde başarısızlığa uğratmak olduğunu iddia etti.
Parti yönetimi ve delegelere de çağrıda bulunan CHP İzmir Milletvekili, yaklaşık bin delegenin talebinin dikkate alınarak derhal kurultay kararı alınması gerektiğini belirtti. Taşkın, bu adımın atılması halinde söz konusu girişimlerin boşa çıkarılabileceğini savundu.
Açıklamasının sonunda uyarılarda bulunan Taşkın, kurultaya gidilmemesi halinde bu süreci yönetenlerin siyasi açıdan ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacağını ifade ederek, halkın yaşananları gördüğünü ve bu süreçte sorumluluğu bulunanları affetmeyeceğini söyledi.