SIYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye barış ve diplomasi için çabalıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze başta olmak üzere Orta Doğu’daki saldırılara tepki gösterdi. Erdoğan, “Bu cinnet hali karşısında insanları savunan, aklıselimi savunan ve diyalogla çözüm arayan ülkelerin başında Türkiye geliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü'nde düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, ve çok sayıda davetli katıldı.

"SAĞLIK ORDUMUZUN HER BİR MENSUBUNUN 14 MART TIP BAYRAMI'NI KUTLUYORUM"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sağlık camiamızın kıymetli mensupları, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültemizin değerli çalışanları, kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Bu bereketli iftar sofrası etrafında siz değerli sağlık çalışanlarımızla beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Artık son günlerini idrak ettiğimiz mübarek Ramazan-ı Şerifinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Sizlerin şahsında şu anda, yani iftar vaktinde bile görevinin başında olan; yaşatmayı, iyileştirmeyi, yaralara merhem olmayı hayatının merkezine alan sağlık camiamızın tüm mensuplarına buradan şükranlarımı ve muhabbetlerimi iletiyorum. Aynı şekilde, yine buradaki kardeşlerimle birlikte 81 ilimizdeki tüm hekimlerimizin, hemşirelerimizin, hasta bakıcılarımızın, sağlık ordumuzun her bir mensubunun 14 Mart Tıp Bayramı'nı yürekten kutluyor, emekleri ve gayretleri için kendilerine şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. İlk bimarhanelerin, ilk şifahanelerin kurulmasından bu yana kendisini aziz milletimizin sağlık ve sıhhatine adamış, bu uğurda varını yoğunu ortaya koymuş fakat artık ebedi aleme göç etmiş sağlık çalışanlarımızı da rahmetle yad ediyorum. Tıphane-i Amire ve Cerrahane-i Amire'yi kurarak ülkemizde modern tıp eğitimini başlatan o büyük şahsiyetlere Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Son olarak, devrin müstevlilerine karşı mücadele bayrağı açmak suretiyle 14 Mart'ı bizlere Tıp Bayramı olarak armağan eden Tıp Fakültesi talebelerini; onlara katılan, destek veren, güç veren tüm hekimleri de yine saygıyla, şükranla ve elbette rahmetle anıyorum. İnanıyorum ki kendilerini milletimizin istiklaline adayan o doktorların, o talebelerin mücadele azmi bugün sizlerin de yolunu çok güçlü bir şekilde aydınlatıyor. İnanıyorum ki Milli Mücadele'de cepheden cepheye koşan hekimlerimizin, hemşirelerimizin cesaret ve metaneti sizlerin de gönlünü, ruhunu coşturuyor. Rabbim cümlesine rahmet eylesin. Hepsinin de ruhları şad, mekanları inşallah cennet olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

"SAĞLIK SİSTEMİMİZ BUGÜN GEÇMİŞE GÖRE HİÇ OLMADIĞI KADAR GÜÇLÜDÜR"

Erdoğan, “Kıymetli arkadaşlar, değerli kardeşlerim; bazı meslekler eda mesleği, bazıları ise feda mesleğidir. Sağlık ordumuz çok yüksek bir tempo ve özveriyle çalışarak, yeri geldiğinde ailelerine ayıracakları zamandan feragat ederek kendilerini milletimiz için adeta feda eden bir karaktere sahiptir. Biz de tüm imkanlarımızı kullanarak, tüm kaynaklarımızı seferber ederek sağlık camiamızın yanında olmaya gayret ediyoruz. Gururla ifade etmek isterim, sağlık sistemimiz bugün geçmişe göre hiç olmadığı kadar güçlüdür, dayanıklıdır. Hastanelerimiz, sağlık tesislerimiz keza geçmişle kıyas kabul etmeyecek derecede modern bir donanım ve altyapıya sahiptir. Covid-19 salgınından 6 Şubat depremlerine, sağlık sistemimiz tüm zorlu sınavlardan alnının akıyla geçmeyi başarmıştır. Tıp ve fikir dünyamızın abidevi isimlerinden İbn-i Sina; 'Hiç kimse görmek istemeyen kadar ama değildir' diyor. Evet, ülkemizde de maalesef yapılanı görmemekte ısrar edenler var. Hakkı teslim etmekten gocunan, ülkenin nereden nereye geldiğine inatla gözlerini kapatan, sayısı az ama sesi çok çıkan bir kesim var. Kendi ülkesi ve milletinin başarılarına karşı duyarsız olanlara, kayıtsız ve bigane olanlara biliyorum ki ne desek veya ne dersek, ne anlatsak beyhude. Biz onları hiçbir zaman dikkate almadık, bugün de kale almıyoruz. Sizlerin emeklerini, sağlık çalışanlarımızın fedakarlıklarını yok sayanları biz de ademe mahkum ediyoruz. Biz bugüne hep işimize baktık, hizmete odaklandık" dedi.

"SAĞLIK ÇALIŞANIMIZ 4 KAT ARTIŞLA 1,5 MİLYONA ÇIKTI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık hizmetlerimizin standardını yükseltmenin çabası içinde olduk. Bu anlayışla çalışarak 23 yılda yatırımlarımızla, projelerimizle, reform ve hizmetlerimizle sağlık alanında tarihi nitelikte adımlar attık. Bakınız burada sağlık alanında nereden nereye geldiğimizi gösteren bazı rakamları sizlere ve aziz milletimizle kısaca paylaşmak isterim. Değerli kardeşlerim, 2002 yılında 379 bin sağlık çalışanımız vardı. Yaklaşık 4 kat artışla bu sayı 1,5 milyona çıktı. Hekim sayımızı 92 binden alıp 233 bine; hemşire ve ebe sayımızı ise 113 binden 330 bine yükselttik. Sadece geçen yıl 36 bin 253'ü hekim ve 14 bin 470'i hemşire olmak üzere toplam 75 bin 255 personel ataması gerçekleştirdik. Son 23 yılda mevcut hastanelerimizin yüzde 80'ini yeniledik veya yeniden inşa ettik. 794 yeni hastaneyi hizmete vererek kamu hastanelerindeki toplam yatak kapasitemizi 173 bine çıkardık. 2002'de 18 bin olan nitelikli yatak sayımız bugün 184 binin üzerinde. Tüm sağlık tesislerimizdeki yatak sayımız ise 270 bini aşmış durumda. Göreve geldiğimizde sadece 58 olan MR sayısı 1063'e, bilgisayarlı tomografi sayısı ise 323'ten 1400'e yükseldi. Şehir hastanelerimiz yalnızca yatak sayılarıyla değil; yüksek teknolojiye sahip altyapıları, modern tıp cihazları, donanımlı ameliyathaneleri ve yoğun bakım kapasiteleriyle çok kritik roller üstleniyor" şeklinde konuştu.

"ÜLKEMİZİN DÖRT BİR YANINDA VATANDAŞIMIZA HİZMET VERİYORUZ"

Erdoğan, “Toplamda 39 bin 367 yataklı 27 şehir hastanesini hizmete aldık. 14 bin 153 yataklı 11 şehir hastanesinin yapımı ise devam ediyor. 9 şehir hastanesi, sağlık kampüsü ise ihale, proje ve arsa aşamasında. 379 yeni aile sağlığı merkezini milletimizin istifadesine sunduk. Bugün itibarıyla 8 bin 350 aile sağlığı merkezi ve 30 bin 286 aile hekimi birimimizle ülkemizin dört bir yanında vatandaşımıza hizmet veriyoruz. Daha burada saymaya kalksak inanın saatlerimizi alacak nice hizmeti, sağlık tesisini ve yatırımı ülkemize kazandırdık. Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Buralara elbette kolay gelmedik. Hastanelerin birer harabeyi andırdığı günlerden geldik. Buralara sadece hastaların değil, hasta yakınlarının akılalmaz çileler çektiği dönemlerden geldik. Buralara bıçak parası zulmünden ambulans hizmetlerinin yetersizliğine, yaralıların yollarda can çekiştiği zamanlardan geldik. Yalnızca sağlık sistemini dönüştürmekle, yenilemekle, güçlendirmekle kalmadık; aynı zamanda hizmet sunumundaki zihniyeti ve paradigmayı da değiştirerek sağlıkta bir daha asla kapanmayacak tertemiz bir sayfa açtık. Değerli arkadaşlar, bu süreçte bize verdiğiniz destekten dolayı, sağlık sistemimizin ayağa kaldırılması için gösterdiğiniz gayretten ötürü her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şunun çok açık ve net bir şekilde altını çizmek istiyorum. Sağlık çalışanlarımızın fedakarlıkları bizim için çok ama çok kıymetlidir. Devlet ve millet olarak sizlerin hakkını ne yaparsak yapalım asla tam anlamıyla ödeyemeyiz" dedi.

"BAZI ŞEYLER ÜCRETLE, TERFİYLE, TEŞEKKÜRLE ÖDENMEZ"

Erdoğan, “Asrın felaketini yaşadığımız dakikalarda yeni doğan bebekleri hayatta tutabilmek için çırpınan ebelerimizi unutmadık ve asla unutmayacağız. Bir hastayı yaşatmak için gerektiğinde ameliyathanesinden yarım gün çıkmayan, operasyonu başarıyla tamamlayınca dünyanın bütün yükü omuzlarından kalkmışçasına rahatlayan cerrahlarımızı unutmadık ve unutamayız. Bir abla ve bir kardeş hassasiyetiyle, bir anne şefkatiyle hastasına kol kanat geren hemşirelerimizi, doktorlarımızı unutmadık ve unutamayız. Yerine göre bir evladın bile yapmakta zorluk çekeceği hizmetleri hastası için hiç yüksünmeden yerine getiren hasta bakıcılarımızı unutmadık ve unutamayız. Şunu çok iyi biliyoruz; bazı şeyler ücretle, terfiyle, teşekkürle ödenmez. Hayat kurtarmak, yaralara merhem olmak, şifa dağıtmak işte bunlardan biridir. Büyük şairimiz Yunus Emre'nin de söylediği gibi, 'Bir hastaya vardın ise, Bir yudum su verdin ise, Yarın anda karşı gele, Hak şarabın içmiş gibi.' Evet, işte bütün mesele budur. Sağlık ordumuzun tüm neferlerinin bu yüksek hassasiyetle çalıştığına ve çalışacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu.

"İNSANİ TAVRIMIZI MUHAFAZA EDECEĞİZ"

Erdoğan, “Aziz kardeşlerim, Rabbimiz Maide Suresi'nde şöyle buyurmaktadır: 'Kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.' Bir insanı yaşatmak, bütün insanlığı yaşatmak kadar azizdir, kıymetlidir, mukaddestir. Bunun için devlet felsefemizin temelinde 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' ilkesi vardır. Maalesef bugün dünyada insan hayatının hiçe sayıldığı, kundaktaki, hatta küvezdeki bebeklerin katledildiği, yanaklarında güllerle, gülücüklerle okula gönderilen çocukların bombalarla can verdiği vahşet sahnelerine tanık oluyoruz. Gazze soykırımında çocuklarla, kadınlarla, sivillerle birlikte doktorların, hemşirelerin ve sağlık çalışanlarının da acımasızca şehit edildiğini gördük. 1700’e yakın sağlık çalışanı Gazze’de İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu. Gözünü kan bürümüş bir şebeke, maalesef Gazze’de olduğu gibi İran ve Lübnan’da da okulları ve hastaneleri vurmaya devam ediyor. Bu cinnet hali karşısında insanları savunan, aklıselimi savunan, diyalog ve diplomasiyle krizlere çözüm arayan ülkelerin başında Türkiye vardır. Ülkemizde olduğu gibi bölgemizde ve dünyada da sadece yaşatmanın, sadece insani değerleri korumanın derdindeyiz. Hadiselere petrolün, altının, doğal gazın, merceğin değerinden bakan değil; hakkın, adaletin, merhametin, şefkatin ve insanlık onurunun nazarından bakan insani tavrımızı muhafaza edeceğiz" şeklinde konuştu.

"OKULDA VE HASTANEDE ŞİDDETE ASLA TAHAMMÜLÜMÜZ YOKTUR"

Erdoğan, “Burada şunu da altını çizerek ifade etmekte yarar görüyorum. Hükümet olarak dünyada barışı ve huzuru savunurken ülkemizde buna gölge düşürecek hiçbir eyleme kayıtsız kalamayız. Sağlık çalışanlarımızın görevlerini gönül huzuruyla yapabilmeleri temel önceliklerimizden biridir. Bilhassa okulda ve hastanede şiddete asla tahammülümüz yoktur. Buna rağmen sınırlı da olsa zaman zaman sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına rastlıyoruz. Bu menfur hadiselerle ilgili gerekli tedbirleri de alıyoruz ve alacağız. Bizim buradaki tavrımız gayet açıktır. Ne sağlık hizmeti almak için hastaneye giden insanımızın örselenmesine, hakarete uğramasına, oradan oraya sürüklenmesine göz yumarız ne de bu hizmeti veren sağlık çalışanlarımızın şiddete ve hakarete maruz kalmasına müsaade ederiz. Hem vatandaşlarımızdan hem de sağlık çalışanlarımızdan bu hususta azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Rabbim hepinizin yardımcısı olsun, işlerinizi kolaylaştırsın. Çalışmalarınızı inşallah hayırlı ve sağlıklı neticelerle neticelendirsin diyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, bir kez daha soframızı teşrifleriniz için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Sağlık Bakanımıza ve ekibine bu anlamlı günde bizleri bir araya getirdiği için şükranlarımı sunuyorum" dedi.

Erdoğan, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerifi'nizi ve 14 Mart Tıp Bayramı'nızı tebrik ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyor, tüm meslektaşlarınıza en kalbi selamlarımı iletmenizi rica ediyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a konuşmalarının ardından hediye taktimi yapıldı. Hatıra fotoğrafının çekilmesiyle program sona erdi.