SIYASET

Dervişoğlu İzmir’den seslendi: Türkiye iki kutuplu siyasete mahkûm ediliyor

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İzmir temasları kapsamında yaptığı açıklamalarda seçim, ittifak ve ülke gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu

Berkay Erden - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin İzmir İl Başkanlığı’na bir ziyaret gerçekleştirdi. İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Av. Ülkü Doğan, İYİ Parti ilçe başkanları ve partililerin karşıladığı Dervişoğlu, il başkanlığında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. İzmir programı kapsamında farklı kesimlerle bir araya geleceklerini belirten Dervişoğlu, ekonomik sorunlardan eğitim politikalarına, yerel yönetim tartışmalarından olası seçim senaryolarına kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı. İYİ Parti’nin sahada aktif bir siyaset yürüttüğünü vurgulayan Dervişoğlu, vatandaşın sorunlarını yerinde dinlediklerini ifade etti. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) arasında Türkiye’nin iki kutuplu siyasete mahkum edilmeye çalışıldığını söyleyen Dervişoğlu, İYİ Parti’nin bunu önüne geçmeye çalıştığını belirterek; “Artık İYİ Parti’nin öne çıkma vaktidir” dedi.

SORUNLARI YERİNDE DİNLİYORUZ

Bugün ve önümüzdeki günlerde düzenleyecekleri İzmir temaslarından bahseden Dervişoğlu, “36 ayrı yerde programımız olacak hafta sonu. Ekonomi Üniversitesi’nde genç arkadaşlarımız ile buluşacağız. Genç arkadaşlarımızın karşı karşıya kaldığı problemlerle ilgili onların görüşünü alıyoruz. İYİ Parti, çiftçinin sorununu tarlada, esnafın dükkânında, sanayicinin fabrikasında dinliyor. Mayıs ayının 8, 9 ve 10’uncu günlerinde il başkanlığının belirlediği program kapsamında burada bir takım temaslarda bulunacağız” dedi.

İYİ PARTİ’NİN ÖNE ÇIKMA VAKTİ GELDİ

Seçime yönelik kurulacak muhtemel ittifaklar üzerine konuşan Dervişoğlu, “Bir seçim takvimi yok ortada. İttifakları dayatan şey sistem. İktidardan kurtulabilmek için muhalefeti bir arada görmek istiyor halk. Bunlar zamanı gelince değerlendirilecek konular. Şu an daha takvim yok. Bir ara seçim talebi var, bunun kararını verecek olan Meclis’tir. Evet, Türkiye’nin seçime ihtiyacı var. Halinden memnun vatandaşa ben rastlamıyorum. Gayri memnunlar ülkesi konumundayız. Bunun kaynağı iktidar ise ülkenin seçime ihtiyacı olduğu doğrudur. Ama bu seçimde siz kiminle olacaksınız derseniz bu erken bir soru. Milleti birleştirecek bir siyasete ihtiyaç var. Ben de her gittiğim yerde bunu anlatıyorum. İYİ Parti’nin hedefi milleti birleştirmek. Artık İYİ Parti’nin öne çıkma vaktidir. Kimse küçük ittifakların parçası olarak görmesin İYİ Parti’yi” ifadelerini kullandı.

MESLEK FABRİKASI’NA YAPILAN İZMİR’İN GELECEĞİNE SALDIRI

Parti olarak Meslek Fabrikası konusunda gerekli adımları attıklarını belirten Dervişoğlu, “Ülkü Hanım en başından itibaren sorumluluğunu yerine getirdi. Oradaki uygulamayı İzmir’in geleceğine bir saldırı olarak görüyoruz. İzmir halkı tarafından bu saldırının püskürtülmesi taraftarıyım. İzmir halkı da çaba sarf ediyor. Ancak bu iktidarın bir alışkanlığı var; nasıl sarayda bir tek adam var, onun görevlendirdiği kişiler de kendini tek adam yerine koyuyorlar ve yetkilerini abartılı şekilde kullanıyorlar. Kamu vicdanının bir karar alınırken tatmin edilmesi lazım” dedi.

KORSAN KOMİSYON DÜZENLEDİLER

Çözüm süreci hakkında konuşan Dervişoğlu, kurulan komisyonun korsan olduğunu ifade ederek, “Bu sürecin nereye evrileceğini en başından beri söyledim. Bununla alakalı İYİ partinin duruşu bellidir. Bir komisyon kuruldu bu Türkiye’nin sorunlarına çağrı bulunacak bir komisyon değildir. O komisyon. Terörist başı ve teröristlerin haklarının konuşulduğu bir komisyon. Abdullah Öcalan’ın statü arayışı içinde olduğu herksin malumu. Ben gittiğim her yerlerde onun statüsünü belirtiyorum. O bölücü bir vatan hainidir. Başka bir tanım ve statü mümkün değildir. Türkiye’nin değerlerini tartışma masasına attılar. Şimdi artık yasal düzenlemeleri konuşmuyorlar. Öyle bir görevi olamaz bu komisyonun. Bir uzlaşma komisyonu değildir. Raporu Numan Kurtulmuş kendine havale etmiştir. Birinin kendisinde mektup yazması gibi bir durumdur. Bölücü bir vatan hainin yol göstericiliği ile tanzim edilmiş bir sürecin Türkiye Cumhuriyeti’ne zarar vermesine asla izin vermeyeceğiz” dedi.

TÜRKİYE İKİ KUTUPLU SİYASETE MAHKUM EDİLİYOR

Yerel yönetimlere uygulanan baskılara ve CHP ile AK Parti arasında yurt genelinde yaşan tartışmalara değinen Dervişoğlu, “Bir hizmet eksikliği olursa bu tabii ki eleştirilir. Ancak Türkiye’de yapılan yargılama ve soruşturmalarda bir takım hukuki kaygılar var. Yerel yönetimlerden memnun değilse halk, yönetimde olan partiyi cezalandırır; ülke yönetiminden memnun değilse iktidarı cezalandırır. Ben ne zaman hakemlik yapacağım? Ben hiçbir davanın ne hâkimi, ne savcısı ne de avukatıyım. İki kutuplu siyasete mahkûm edilmeye çalışılan Türkiye’de İYİ Parti bunun önüne geçen parti oldu. İki parti arasındaki siyasi çekişme iktidarın da işine geliyor. Ben vatandaşa doğru yolu gösteriyorum. Ben diyorum ki bu bataklıkta boğulmayacak kadar demokratik hak ve hürriyetlere sahip insanların olduğu bir kentte bulunuyoruz. İzmir’in elinde dalgalandırdığı, İYİ Parti’nin güneşi olacaktır” ifadelerini aktardı.

HER BAKAN KENDİ GÖRÜŞÜNÜ DAYATTI

Okullarda yaşanan saldırıların iktidarın sürekli değişen milli eğitim politikası yüzünden yaşandığını dile getiren Dervişoğlu, “Polisiye tedbirlerle bu sorunların çözülemeyeceğini Meclis’te dile getirdim. Çocuklarımızı bekleyen ciddi bir geleceksizlik tehlikesi söz konusu. İşin ucu Milli Eğitim Bakanlığı’na dokunur ama sadece şu an görevde olana değil. Bu iktidarın 9’uncu Milli Eğitim Bakanı kendisi. Her bakan kendi görüşünü milli eğitim politikası olarak dayatmıştır. Bu da onun sonucudur. Bakan’ın yaşananlara kayıtsız kalmaması yönünde kamuoyunda bir kanı oluşmuş durumda. Dünyanın hangi yerinde böyle bir olay olursa bakan istifa etmez diye sormak lazım. Bakan’ın vakit kaybetmeden istifa etmesi yönünde bir tavır ortaya koyabilirim” dedi.