SIYASET

Dervişoğlu: Türkiye’nin sorunu anayasa değil, adalet

İzmir’de düzenlediği basın toplantısında ekonomik kriz, işsizlik, hukuk sistemi ve çözüm süreci tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunan Müsavat Dervişoğlu, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin olarak, “Türkiye’nin sorunu anayasa eksikliği değil, adalet eksikliğidir” dedi

BERKAY ERDEN / İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 3 günlük İzmir programı kapsamında partisinin İzmir İl Başkanlığı’na bir basın toplantısı düzenleyerek, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ve İYİ Parti İzmir İl Başkanı Av. Ülkü Doğan’ın da yer aldığı basın toplantısında Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun yalnızca bir ekonomik krizden ibaret olmadığını belirten Dervişoğlu, gençlerin aile kurmaktan korkar hale geldiğini söyledi. Fabrikaların birer birer satıldığını, çiftçinin tarlasından yanlış ekonomi yönetimi yüzünden ulaştığını ifade eden Dervişoğlu, geniş tanımlı işsizliğin ise yüzde 30 seviyelerine çıktığını vurguladı. Türkiye’de vergi adaleti ve hukuk sorunları nedeniyle vatandaşın siyasete olan güveninin azaldığını da dile getiren Dervişoğlu, çözüm süreci konusunda ise, “Türk milletinin geleceği, terör örgütünün taleplerine göre şekillendirilemez” diyerek tepki gösterdi.

GENÇLER YUVA KURMAKTAN KORKUYOR

Türkiye’de yaşanılanın yalnızca ekonomik bir sorundan ibaret olmadığına dikkat çeken Dervişoğlu, sosyal sorunların da giderek arttığını söyledi. Gençlerin evlenmekten korkar hale geldiğini ifade eden Dervişoğlu, “Yaptığımız toplantılarda Türkiye’nin gerçek gündemini kamuoyunun dikkatine sunmaya çalışıyoruz ama hâlâ yapay gündemlerle uğraşıldığına şahit oluyoruz. Son derece büyük bir işsizlik var. Geniş tanımlı işsizlik yüzde 30’u aşmış durumda. Vatandaş kredi ve borç kıskacında yaşamaya çalışıyor. Türkiye’nin her yanında satılık fabrika var. Türkiye bugün üreten değil, borçla ayakta kalmaya çalışan bir ülke oldu. Gençler diploma ile işe değil, umutsuzluk sarmalına sürükleniyor. Bugün insanlar ay sonunu getirmek için kredi çekiyor. İktidar anlatıyor ama millet gerçekleri yaşıyor. İYİ Parti’nin temel amacı üretimi ve alın terini yeniden ayağa kaldırmaktır. Gençler evlenemiyor, evlilik yaşı çok yükseldi. Nüfus çoğalma oranı düşüyor. Kira, kreş, okul masrafları aileleri eziyor. Bugün mesele yalnızca ekonomi değil, milletin aile kuramaması sorunudur. Bu normal bir düzen değildir. Gençler yuva kurmaktan, aile kurmaktan korkar hâle geldi. İyi bir eğitim almalarına rağmen gençler geleceklerini yurt dışında arıyor. Kreş masrafı, asgari ücretin yarısını aşmış durumda. İYİ Parti yeniden gençlerin umut dolu olduğu bir ülke hayali kuruyor” dedi.

TARLALARI ÇİFTÇİ DEĞİL, YÖNETİM BOŞALTIYOR

Kırsaldaki yaşamın giderek durulduğunu ve çiftçinin üretimden uzaklaşmak zorunda kaldığını söyleyen Dervişoğlu, "Tarım son derece zor durumda. Çiftçi üretimden çekiliyor. Köyler boşalıyor. Girdi maliyetleri çok yüksek. Tarım arazileri de madenlere açılıyor. Türkiye gıdada yurt dışına bağlı hâle geliyor. Tarlayı boş bırakan çiftçi değil, yanlış ekonomi yönetimidir. Türkiye’nin yeniden kalkınması ranttan değil, Anadolu’daki üretimden geçer. Vergi adaletsizliği yüzünden emekçiler eziliyor. Vergi yükü çalışanın sırtına yüklenmiş durumda. Tahsil edilen vergilerin üçte ikisi dolaylı vergilerden oluşuyor. Bu durumdan hem işçi hem işveren memnun değil. Maaş artıyor gibi gözüküyor ama vatandaşın cebine gitmeden vergiyle geri alınıyor. Vergi sistemi vatandaşı cezalandırıyor. İYİ Parti adil bir vergi sistemi inşa eden politikalar geliştirmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.

TEK ADAM SİSTEMİ VATANDAŞIN GÜVENİNİ AZALTIYOR

Tartışmaya açılan yeni Anayasanın tek adam rejimini pekiştireceğini dile getiren Dervişoğlu, “Türkiye’de hemen her vatandaş hukuk ve demokrasi krizinden bahsediyor. Yeni anayasa tartışması yetkiyi daha da merkezileştirmeye çalışıyor. Muhalefet üzerinde baskı kuruluyor. Yargı siyasetin aracı hâline getiriliyor. Türkiye’nin sorunu anayasa eksikliği değil, adalet eksikliğidir. Şantajla, kasetle susturmaya çalışan anlayış demokrasi değil, korku düzenidir. İYİ Parti olarak siyasetin namusunu savunmak sorumluluğunu taşıyoruz. Tek adamlığa evrilen bu rejim, vatandaşın siyasete olan güvenini zaafa uğratıyor. Devlet şahısların değil, milletin devleti olmalıdır. Bazı devletlerin büyükelçiliklerinin Türkiye’ye sistem önermesi de buradan kaynaklanıyor. Biz güçlü lider değil, güçlü hukuk isteyenlerin partisi olmaya devam edeceğiz. Kamu kaynaklarının yandaşlara peşkeş çekildiği eleştirisi var. Üreten değil, ayrıcalıklı olanın kazandığı bir düzen var. Millet kemer sıkarken bir kesim zenginleştiriliyor. Sarayda israf büyürken vatandaş evine ekmek götürme hesabı yapıyor” diye konuştu.

MİLLETİN GELECEĞİ TERÖR ÖRGÜTLERİN TALEPLERİ İLE ŞEKİLLENMEZ

Yeni çözüm sürecine dair değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, sürece en başından beri karşı olduğunu vurguladı. Devletin terörist ile müzakere etmek yerine milletini koruyan bir organizma olduğunu söyleyen Dervişoğlu, “Terörle mücadele ve çözüm süreci eleştirilerimi en başından beri paylaşıyorum. Abdullah Öcalan denilen caninin bir rol arayışı içinde olmasına vatandaşlar tepki gösteriyor. Ben de bunu ifade ediyorum. Bunları milliyetçi reflekslerle değil, Türkiye için atılması gereken doğru adımlarla gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Türk milletinin geleceği, terör örgütünün taleplerine göre şekillendirilemez. Devlet, teröristle müzakere eden değil, milleti koruyan bir organizmadır. Burada mesele siyaset değil, egemenlik meselesidir. Bugün Türkiye’de tüm krizler eş zamanlı olarak yaşanıyor. İYİ Parti olarak tüm bunların çözümüne talibiz” dedi.