Berkay Erden - Emekli ücretlerinin düşüklüğü ve hayat pahalılığı nedeniyle emekli örgütlerinin düzenlediği eylemlere bir yenisi daha eklendi. Türkiye İşçi Parti’li (TİP) Emekliler Konak metro istasyonu çıkışında gerçekleştirdiği basın açıklaması ile iktidara talep ve eleştirilerini yöneltirken, eyleme Birleşik Emekliler Sendikası da destek verdi. TİP’li emekliler adına Ozan Öçal’ın okuduğu basın açıklamasında emekli maaşının insanca yaşama olanak veren asgari ücret düzeyine çıkartılması talep edilirken, emekli maaşının emekli sendikaları aracılığı ile belirlenmesi çağrısında bulunuldu.
MAAŞIN YÜZDE 38’İ ERİDİ
Emeklerinin karşılığını alamamanın onurlarını zedelediğini belirten Öçal, “Ocak ayında açıklanan enflasyon oranıyla birlikte emeklilerin yaşadığı kayıp bir kez daha ortaya çıkmıştır. Aralık ayı enflasyonunun yaklaşık dört buçuk katı olarak açıklanan Ocak ayı enflasyonu, emekliye yapılan artışın daha ilk aydan yaklaşık yüzde 38’ini eritti. Ülkemizde yaşanan tablo basit bir ekonomik kriz değil; dönüşüm krizi adı altında sürdürülen, sürekli yoksullaştırma ve servet transferine dayalı bir politikadır. Bu politikaların sonucu yalnızca çalışan yoksulluğu değil, aynı zamanda yaşlı yoksulluğudur. On yıllar boyunca emeğiyle bu ülkeye değer katan, üreten ve kendinden sonrakilere bir gelecek bırakmak için çalışan emekliler bugün yalnızca ekonomik olarak değil, onur ve haysiyet açısından da zedelenmektedir. En düşük emekli aylığını 18 bin 939 liradan 20 bin liraya çıkaran düzenleme, maaşlar hesaplara yatırıldıktan iki hafta sonra Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bin 61 liralık artış için bütçe imkânlarının zorlandığını söyleyen iktidar sözcüleri, ‘müsait bir zamanda’ emeklilerin koşullarının iyileştirilebileceğini ifade ederek sefalet düzeyindeki maaşlara onay vermiştir. Maaşı ‘sefalet ücreti’ olarak nitelendiren iktidar ortağı milletvekillerinin de aynı artışı Meclis’te onaylaması emeklileri artık şaşırtmamaktadır. Milyonluk saatler takan ellerin bayram ikramiyesine sınırlı bir artış için kalkacağı da açıktır. Emekli aylığı devletin emekliye borcudur ve bu borç yıllar önce primlerle peşin olarak ödenmiştir. Bu borcun boş vaatlerle, masallarla, sabır telkinleriyle ertelenmesi kabul edilemez. Emeklinin “müsait zaman” söylemleriyle oyalanması, yoksulluğa razı edilmesi asla kabul edilemez. Emekli; insanca yaşayabileceği, sağlıklı beslenebileceği, barınabileceği koşullara kavuşmanın yolunun örgütlü mücadeleden geçtiğini artık çok daha net görmektedir” dedi.
SADAKA DÜZENİNE TEPKİ
Hükümet tarafından sunulan aile destek sistemi gibi uygulamaların yoksulluğu ortadan kaldırmadığını söyleyen Öçal, “Bugün asgari ücret açlık sınırının yaklaşık üç bin lira altındadır. Emekli aylıklarına yapılan vicdansız artışlarla birlikte iktidar, toplumsal rıza üretmek amacıyla ‘gelir tamamlayıcı aile destek sistemi’ gibi uygulamaları yaygınlaştırmayı planlamaktadır. Bu yaklaşım yoksulluğu ortadan kaldırmak değil, yoksulluğu yönetmek ve sadaka düzenini kalıcı hale getirmektir. Biz bu anlayışı reddediyoruz. Emekli aylığı bir lütuf değil, haktır. Son dönemde kira ödeyemediği için sokakta kalmak zorunda kalan, otel odalarında ya da araçlarında yaşam mücadelesi veren emeklilerin haberleri ülke gündeminde üst sıralara çıkmıştır. Üç ay sokakta kaldıktan sonra sığındığı otomobilde yanarak hayatını kaybeden Cemal Amca’yı bir kez daha saygıyla anıyoruz. Onu yakan ateş, emeklinin isyan ateşidir. Barınma hakkı anayasal bir haktır ve devletin asli görevidir. Emekliler bütçe görüşmeleri sırasında ve maaş artış dönemlerinde ülke genelinde birçok protesto gerçekleştirmiştir. Ancak sermaye ve iktidar son derece örgütlü hareket ederken, emekli alanındaki örgütlenmelerin dağınık olması taleplerin karşılık bulmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle birleşik ve örgütlü mücadele hayati önemdedir. Tamamlayıcı emeklilik sistemine, gelir tamamlayıcı aile destek sistemine, yoksullaştırma politikalarına ve sadaka düzenine hayır diyoruz. Emeklilerin örgütlenme hakkının önündeki tüm engeller kaldırılmalı, emekli sendikaları devletle masaya oturarak kendi kaderini belirleyebilmelidir” şeklinde konuştu.
EMEKLİLER TALEPLERİNI SIRALADI
Bağlama oranı ve ücretler konusunda TİP’li emeklilerin taleplerini ileten Öçal, “Emekli aylıkları en az asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir. Tüm emeklilere açlık sınırının üstüne taşıyacak seyyanen zam yapılmalıdır. Aylık bağlama oranı 2008 öncesi düzeye çekilmelidir. Emekli aylık artışlarında büyümeden kaynaklanan refah payı yılda üç kez ödenmeli ve en düşük emekli aylığı tutarında ikramiye verilmelidir. Sağlıkta yapılan kesintiler kaldırılmalı; kira, gıda, sağlık ve ulaşım gibi temel harcamaların enflasyonu artış hesaplamasında esas alınmalıdır. Geliri yetersiz emekliler için sosyal konut projeleri hayata geçirilmeli, yaşlı ve bakıma muhtaç emekliler için kamusal bakım evleri açılmalıdır. Emeklilerin örgütlenmesinin önündeki anayasal ve yasal engeller kaldırılmalıdır. İnanıyoruz ki tüm bu talepler birleşik ve örgütlü mücadeleyle kazanılacaktır. Güçlüyüz, farkındayız, yan yanayız. İnadına yaşam, inadına mücadele. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz” dedi.
AÇLIKTA BULUŞMAYA KARŞIYIZ
Birleşik Emekliler Sendikası adına konuşan Yavuz Karagöz, açlık sınırı altında bir ücreti kabul etmediklerini belirterek, “Bu çağrı, Türkiye İşçi Partisi’nin çağrısıyla gerçekleştirilen bir eylemdir. Bizler de emekten yana, emekçiden yana Birleşik Emekliler Sendikası olarak bu mücadeleye destek vermek ve dayanışmayı büyütmek için buradayız. Yaşasın dayanışma, yaşasın mücadelemiz. Dostlar, biliyorsunuz ki uzun süredir bu ülkede emekliler yok sayılıyor. Emeklilerin adı karar süreçlerinde geçmiyor, görüşmelerde yer almıyor. Bu yüzden her geçen gün biraz daha yoksullaşıyoruz. Her geçen gün alım gücümüz düşüyor, hayat şartları ağırlaşıyor. Bugün iktidar milletvekilleri çıkıp ’20 bin lira neyinize yetmiyor’ diyebiliyor, ‘Ben 500 bin lirayla geçinemiyorum’ diyebiliyor. İşte bize reva görülen anlayış budur. İşte sistemin emekliye bakışı budur. Biz bu anlayışı kabul etmiyoruz. Emeklileri en düşük maaşta, yoksullukta eşitlemeye çalışan zihniyeti de kabul etmiyoruz. Bizi açlık sınırının altında bir ücrete razı etmeye çalışanlar bilsin ki buna boyun eğmeyeceğiz. Emeklileri açlıkta buluşturma çabaları bizi ikna etmez. Biz insanca yaşayabileceğimiz, emeğimizin karşılığını alabileceğimiz bir ücret istiyoruz” dedi ve konuşmasının sonunda tüm emeklileri sendika çatısı altında toplanmaya çağırdı.
Konuşmaların ardından TİP’li emekliler oturma eylemi gerçekleştirdi.