Dijital bağımlılıkla mücadelede uluslararası farkındalık adımı

Tarayıcınız bu videoyu desteklemiyor.

İzmir  Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) ev sahipliğinde, dijital bağımlılık ve hareketsiz yaşam konusunda uluslararası farkındalık oluşturmak amacıyla Erasmus+ Blended Intensive Programme (BIP) düzenlendi. 'Digital Addiction and Sedentary Behaviour Awareness' adı verilen program kapsamında 7 farklı ülkeden öğrenciler, bir hafta boyunca İzmir'de yüz yüze eğitimlerin yanı sıra atölye, grup çalışmaları, fiziksel aktiviteler ve doğa terapilerine katılıyor.

Programla üniversite öğrencilerinin yoğun ekran kullanımının yanı sıra dijital bağımlılık ve sedanter yaşamın ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini fark etmeleri hedefleniyor. Üç haftalık çevrim içi akademik eğitimin ardından İzmir'de bir araya gelen öğrenciler, hem eğitim faaliyetlerine katılıyor hem de farklı ülkelerden akranlarıyla kültürlerarası etkileşim kuruyor.

İEÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Şermin Tükel, İEÜ Spor Uzmanı Özgün Özdemir tarafından tasarlanan proje ile Türk ve yabancı9 öğrencide dijital bağımlılık konusunda toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Öğrencilerin program sonrasında kendi ülkelerinde de dijital bağımlılıkla mücadelede gönüllü savunucular olmalarının hedeflendiğini aktaran Tükel, Sağlık Kültür ve Spor Dairesi ile Uluslararası İlişkiler Ofisi'nin de projeye destek verdiğini söyledi.

OTURMAK YENİ SİGARA OLDU

Üç haftalık çevrim içi eğitim sürecinin tamamlandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Tükel, Yeşilay'ın 2026 yılı raporunda yer alan verilere dikkat çekti. Sosyal medyanın insanların sosyal çevreleriyle bağlantıda kalmak amacıyla kullandıkları bir alan haline geldiğini ifade eden Tükel, "Türkiye'de nüfusun yüzde 70'inden fazlası günde 3 saatten fazla süreyi sosyal medyada geçiriyor. İnsanlar yalnızlık, can sıkıntısı veya anlık olumsuz duyguları bastırmak için bu platformlara sığınıyor. Bu durum psikiyatrik, bilişsel ve fizyolojik birçok sağlık sorununu beraberinde getiriyor" dedi.

Uzun süre ekran karşısında kalmanın beraberinde getirdiği hareketsizliğin fiziksel sağlık açısından da önemli bir tehdit olduğunu belirten Tükel, "Geçmişte sağlığı tehdit eden en büyük unsur sigaraydı, günümüzde ise uzun süreli oturma eylemi. Tıp literatüründe artık 'Oturmak yeni sigaradır' (Sitting is the new smoking) ifadesi kullanılıyor. Hareketsiz yaşam; kalp-damar hastalıkları ve kanser riskini artırıyor. Bu süreçte en büyük zararı çocuklar ve ergenler görüyor. Ebeveynlerin bilinçlenmesi, ekran sürelerine dijital kısıtlamalar getirilmesi ve fiziksel aktivitenin günlük yaşama dahil edilmesi şart" diye konuştu.

ORMAN TERAPİSİYLE ZİHİNSEL VE FİZİKSEL İYİLEŞME

Proje kapsamında saha çalışmalarında orman terapisi gibi doğa temelli uygulamalara da yer verileceğini ifade eden Tükel, doğada zaman geçirmenin zihinsel ve fiziksel sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu söyledi. Yeşil alanlarda bulunmanın vücuttaki kimyasal dengeyi olumlu etkilediğini belirten Tükel, doğa temelli terapilerin daha yaygın hale getirilmesi gerektiğini kaydetti.

HEM DİJİTAL İMKANLAR HEM DE SAĞLIKLI YAŞAM BİR ARADA

Programa Almanya'daki Constructor Üniversitesi'nden katılan 26 yaşındaki Pumeza Sabısa, sosyal medya ve yapay zekanın günlük yaşam üzerindeki etkilerini yerinde deneyimleme fırsatı bulduğu için heyecanlı olduğunu söyledi.

Endüstri Mühendisliği öğrencisi 26 yaşındaki Şeyma Duygun da dijital dünyanın sağladığı imkanların yanı sıra hareketsizliği de beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Duygun, "Eğitimime online devam ettiğim için evden çıkmam gerekmiyor ancak tüm günü ekran karşısında geçirmek sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Proje sayesinde spordan psikolojiye pek çok alanda farkındalık kazandık" dedi.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİYLE FARKINDALIK HEDEFİ

İEÜ Uluslararası İlişkiler Ofisi Müdürü Hülya Kara, programın dijital farkındalık ve sağlıklı yaşam konularında uluslararası iş birliğini güçlendirdiğini belirtti. Öğrenci Dekanlığı ile Spor Kulübü Sanat Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen programın Avrupa'daki partner üniversitelerle ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunduğunu aktaran Kara, projenin aynı zamanda küresel ölçekte farkındalık oluşturmayı amaçladığını ifade etti.