Dişten elde edilen kök hücreler ile çikolata kisti tedavisi

Tarayıcınız bu videoyu desteklemiyor.

Ege Üniversitesi Diş Hekimliği ve Tıp fakültelerinde görev yapan bilim insanlarının yürüttüğü araştırmada, gömülü 20 yaş dişlerinden elde edilen kök hücrelerin halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen endometrioma üzerinde olumlu etkiler gösterdiği belirlendi. Araştırmada, dondurularak bir yıl boyunca saklanan kök hücrelerin canlılığını koruduğu ve deney hayvanlarında hastalık odaklarında gerileme sağladığı tespit edildi.

Prof. Dr. Pelin Güneri, Prof. Dr. Mehmet Emin Kaval, Doç. Dr. Gözde Kandemir Demirci, Prof. Dr. Uğur Tekin, Dr. Birant Şimşek, Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil, Prof. Dr. Timur Köse ile doktora öğrencileri Özgün Germiyan ve Ebru Eroğlu'nun yer aldığı ekip, 2022 yılında çekilen gömülü 20 yaş dişlerinin pulpa dokusundan mezenkimal kök hücreler izole etti.

Laboratuvar ortamında çoğaltılan hücreler uygun koşullarda dondurularak bir yıl süreyle muhafaza edildi. Araştırma süresince belirli aralıklarla gerçekleştirilen analizlerde hücrelerin canlılıklarını ve kök hücre özelliklerini büyük ölçüde korudukları belirlendi.

Deney hayvanları üzerinde gerçekleştirilen uygulamalarda ise elde edilen kök hücrelerin, kadınlarda kısırlığa yol açabilen ve halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen endometrioma üzerinde tedavi edici etki gösterdiği ortaya konuldu.

"TIBBİ ATIK OLARAK GÖRÜLEN DİŞLERİ TEDAVİ AMACIYLA DEĞERLENDİRDİK"

Araştırma ekibinde yer alan Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gözde Kandemir Demirci, rutin olarak çekilen gömülü 20 yaş dişlerinin bugüne kadar tıbbi atık olarak değerlendirildiğini, ancak bu dokuların önemli bir biyolojik kaynak olabileceğini ifade etti.

Demirci, "Normalde çekilip atılan, tıbbi atık olan bu dişleri biz tekrardan değerlendirerek tıbbi tedavilerde kullanımını amaçladık. Yine özel solüsyonlar içerisinde, steril kabinlerde dişin içerisinden bu özel dokuyu, pulpa dediğimiz dokuyu çıkarıp izole ettik. Bir yıl sonra bunların hala kök hücre potansiyellerini korudukları ve canlılıklarını devam ettirdiklerini gözlemledik." dedi.

HÜCRELER LABORATUVAR ORTAMINDA ÇOĞALTILDI

Sağlık Bilimleri Enstitüsü Kök Hücre Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil ise cerrahi işlemler sonrasında kendilerine ulaştırılan dişlerin iç kısmındaki hücrelerin laboratuvar ortamında çeşitli işlemlerden geçirildiğini anlattı.

Alınan hücre örneklerinin enzimler ve farklı kimyasal maddelerle işlendiğini belirten Uyanıkgil, "Belli bir süre geçtikten sonra bunları 'santrifüj' dediğimiz dönme gerilim kuvvetine bağlı çalışan cihazlarla muamele ettik. Daha sonra da bunları hücre kültürü ortamlarına ektik. Bu ekilen hücreleri de inkubatörlerde takip ettik. Yaklaşık 3-5 gün arasında hücrelerin ortama yayıldığını tespit ettik. Eksi 80 derecede bunları muhafaza ettik ve aylık kontrollerini yaptık. Biz bu hücreleri çoğalttık. İlgili dönemlerde çıkartarak tekrar canlılık testlerini yaptık. Boyamalar yaparak mikroskop altında analizler de yaptık. Bunların kök hücre olduğunu teyit ettik." ifadelerini kullandı.

"ÇİKOLATA KİSTİNİN GERİLEDİĞİNİ GÖRDÜK"

Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. İsmet Hortu da çalışmada elde edilen dental pulpa kök hücrelerini, kadınlarda kısırlığa neden olabilen endometrioma tedavisinde deneysel olarak kullandıklarını söyledi.

Endometrioma modeli oluşturulan deney hayvanlarına kök hücre enjeksiyonu yaptıklarını aktaran Hortu, "Hasta olmayan sıçanlarda çikolata kisti hastalığı için model oluşturduk. Gömülü 20 yaş dişlerinden elde ettiğimiz dental pulpa kök hücrelerini de hasta hayvanların karnının içerisine enjekte ederek o çikolata kistinin gerilediğini gördük. Hayvanlar tedavi edilmiş oldu. Bununla ilgili ilerleyen araştırmalarda, moleküler ve yeni tekniklerin de insanlar üzerinde uygun olabilir hale gelmesini umut etmekteyiz. Kısırlığın, çikolata kistinin ve çikolata kistine bağlı kısırlığın tedavisi kimi hasta grubunda cerrahi yöntemlerle, kimi hasta grubunda hormonal yöntemlerle yapılmaya çalışılsa da tüm dünyada henüz elde edilmiş, kanıtlanmış, net fayda ayırabileceğimiz yüz güldürüş sonuçlar halen yok." diye konuştu.