İzmir'de yaşayan Fidan Kılınç, halk dilinde tavukkarası olarak bilinen Stargardt hastalığı nedeniyle7 yaşından itibaren görme kaybı yaşamaya başladı. 2009 yılında kendisi gibi görme engelli olan Erdal Kılınç ile evlenen Kılınç, 33 yaşındayken kızı Deniz Kılınç'ı, dünyaya getirdi. Kılınç, doğum sırasında görme yetisini tamamen kaybetti. Kılınç, hayata küsmek yerine birbirinden farklı model ve renkte çanta örmeye başladı. Hobi olarak başladığı bu işte Kılınç, artık sipariş alarak ev ekonomisine destek olmaya başladı. Ailece örgü yetenekleri olduğunu ve görme yetisini kaybetmeden önce dantel örmeye ilgisinin olduğunu belirten Kılınç, "Örgü yaparken, renk seçerken, model bulurken görmem gerektiği için bir süre her şeyden uzak kaldım. Ama bu anlamda kızım ve eşim çok destek oldular, ben de biraz çalıştım. 'Yapabilir miyim?' diye denedim ve oldu. Biraz da çaba ve istemekle alakalı olduğunu fark ettim. Sonra ördüğüm çantalar etrafımda çok beğenildi ve talep almaya başladı" dedi.
"KENDİMİ DAHA GÜÇLÜ HİSSEDİYORUM"
Sanal medyada 'Ören Gören Eller' adında bir hesap açtığını belirten Kılınç, "Yaptıklarımı açtığım hesaptan da tanıtmaya başladım. Kızım çekimlerini yapıyor ve sipariş alıyoruz. Sayfa açmaktaki amacım başlangıçta benim durumumdaki kişilere örnek olmak, mücadelemi anlatmaktı. Belki bir insan için tüm bu örgüleri yapmak çok bir şey değil ama benim için önemi bir başarıydı. Bu sayede hem eşime destek olabiliyorum hem de kendimi daha güçlü hissediyorum. Hayat yaşamaya değer. Mücadeleyi bırakmamak gerekiyor. Hayata tekrar gelme şansımız yok. Tabii bazen bir çantada ton farkı olarak hata yapabiliyorum. Bir ilmek kaçırdığım zaman ördüğüm çantayı söküp tekrar başladığım zamanlar oldu. Birçok şeyi aklımda tutmak zorundayım. Kızım ve eşimin desteği dışında renk tanıyan telefon uygulamalarından da yardım alıyorum: Hayal gücümü ve yaratıcılığımı kullanıyorum. Bazı çantalar tamamen kendi tasarımım" diye konuştu.
"ANNEMLE GURUR DUYUYORUM"
Deniz Kılınç (13) ise annesiyle gurur duyduğunu belirtip, "Sanal medyaya video koyarken, çekimleri yaparken anneme yardımcı oluyorum. Anneme ip alışverişi sırasında renkler konusunda destek olmaya çalışıyorum. Yaptığı çantalar çok beğenildi. Özellikle böyle bir yeteneğinin olması, hayata tutunması benim için de örnek odu" dedi.
"HEM KENDİSİNİ VE ETRAFINI MUTLU EDİYOR HEM DE EKONOMİYE KATKIDA BULUNUYOR"
Erdal Kılınç is eşinin çanta örerek hayata tutunması nedeniyle mutlu olduğunu belirtip, şunları söyledi: "Kendisini canı gönülden destekliyorum. Çünkü ben de yüzde 90 görme engelliyim. Hayat bahane sevmeyecek kadar kısa. Biz o kısacık zaman dilini anlamlı kılmaya çalışıyoruz. Eşime ördüğü çantaları astarlanması için terziye götürülmesi ya da satış olacaksa tedarikçiye teslim edilmesi kısımlarında destek oluyorum. Tüm bunları keyifle yapıyorum. Çünkü görme engelli bir insan, tek başına dışarıda çok da rahat hareket edemiyor. Ancak şimdi hem kendisini, etrafını mutlu ediyor hem de aile ekonomisine katkıda bulunuyor."