İlyada ve Odysseia destanlarının ozanı Homeros’un İzmirli olduğu yönündeki görüş, antik çağ yazarlarının aktardıkları, Smyrna sikkeleri, Klaros’ta bulunan Homeros heykeli ve bölgenin kültürel geçmişine ilişkin bulgular üzerinden değerlendiriliyor. Uzmanlar, Homeros’un İzmirli olduğuna dair doğrudan bir arkeolojik kanıt bulunmadığını ancak mevcut verilerin Smyrna’yı güçlü adaylardan biri haline getirdiğini belirtiyor.
Ünlü yönetmen Christopher Nolan’ın Homeros’un Odysseia destanından uyarladığı "The Odyssey" filminin vizyona girmesiyle birlikte, antik dünyanın en önemli ozanlarından Homeros yeniden gündeme geldi.
Milattan önce 8. yüzyılda yaşadığı kabul edilen Homeros’un Smyrnalı olduğuna ilişkin anlatılar, antik çağ yazarları Herodot, Strabon ve Pausanias’ın eserlerinde yer alıyor. İzmir’in antik dönemdeki adı olan Smyrna ile Homeros arasındaki bağlantının, yazılı kaynakların yanı sıra arkeolojik ve nümizmatik buluntularla da desteklendiği belirtiliyor.
Homeros’un "Melesigenes" adıyla anılması da İzmir bağlantısına ilişkin dikkat çekilen unsurlar arasında bulunuyor. "Meles’in oğlu" ya da "Meles’in doğurduğu" anlamlarına gelen bu adın, İzmir’deki Meles Çayı ile ilişkilendirildiği ifade ediliyor.
Büyük ozanın İlyada ve Odysseia’da kullandığı İyon ve Aiol lehçelerinin de Bayraklı Smyrna’sının bulunduğu coğrafyayla örtüşmesi, Homeros’un İzmir bağlantısına yönelik görüşleri güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor.
“ANTİK ÇAĞ YAZARLARI SMYRNALI OLDUĞUNU İDDİA EDİYOR”
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Smyrna Höyüğü Kazı Başkanı Prof. Dr. Aylin Ümit Erdem, Homeros’un nereli olduğuna ilişkin tartışmaların yüzyıllardır devam ettiğini söyledi.
Homeros’un milattan önce 8. yüzyılda yaşadığının kabul edildiğini belirten Erdem, o dönemde Smyrna yerleşiminin Bayraklı Höyüğü’nde bulunduğunu aktardı.
Erdem, "Milattan önce 5. yüzyıldan itibaren Herodot ve Strabon başta olmak üzere birçok antik çağ yazarı bize Homeros'un Smyrnalı olduğunu iddia ediyor." ifadelerini kullandı.
Homeros’un eserlerinde kullanılan lehçelerin de İzmir bağlantısı açısından önem taşıdığını belirten Erdem, İlyada ve Odysseia’da İyon ve Aiol lehçelerinin bir arada görüldüğünü söyledi.
Bayraklı’nın bu iki kültürün kesişim noktasında bulunduğuna işaret eden Erdem, "Bayraklı'nın konumuna baktığımızda tam da Aiol ve İyon kültürlerinin sınırında yer alıyor. Aslında ilk kuruluş olarak Aiol kenti olarak kabul ediliyor. Sonradan da2 İyon şehrine dahil oluyor." dedi.
“DOĞRUDAN ARKEOLOJİK VERİMİZ YOK”
Homeros’un yaşadığı kabul edilen dönem ile destanlarda anlatılan Troya Savaşı arasında yaklaşık 400 yıllık bir zaman bulunduğunu hatırlatan Erdem, bu durumun destanların oluşum sürecine ilişkin farklı tartışmaları da beraberinde getirdiğini ifade etti.
Erdem, Homeros’un Bayraklı’da yaşamış olabileceğine ilişkin çeşitli veriler bulunduğunu ancak doğrudan arkeolojik kanıt elde edilmediğini vurguladı.
"Bayraklı'nın veya Smyrna'nın, Homeros'un doğduğu ve yaşadığı yer olduğu konusunda henüz elimizde doğrudan arkeolojik verimiz yok. Tüm verilerimiz antik çağ yazarlarının aktardığı bilgiler çerçevesinde elde ediliyor. Bu veriler çerçevesinde Homeros 8. yüzyılda Bayraklı'da yaşamışsa eğer, bu şehrin içinde eski Smyrna'nın sokaklarında dolaştığını, İzmir Körfezi'ne baktığını ve bu destanları belki oluştururken burada bulunduğunu hayal etmemiz çok da yanlış olmayacaktır." ifadelerini kullandı.
HOMEROS’UN TASVİRLERİ SMYRNA SİKKELERİNDE
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türk-İslam Arkeolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Smyrna Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy, Homeros’un İzmirli olduğu yönündeki kanaati sürdürdüklerini belirtti.
Helenistik dönemin başlarında eski Smyrna’nın Bayraklı’dan bugünkü Kadifekale ile Kemeraltı arasındaki yamaçlara taşındığını anlatan Ersoy, kentin geçmişine ilişkin hatıraların yeni yerleşime de aktarıldığını söyledi.
Antik çağ yazarı Strabon’un yeni Smyrna’yı anlatırken "Homerium" adı verilen revaklarla çevrili bir yapıdan söz ettiğini aktaran Ersoy, buranın ozanların bir araya geldiği bir kütüphane ya da dernek niteliğinde olabileceğini ifade etti.
Homeros’un İzmir’le bağlantısını ortaya koyan önemli maddi buluntulardan birinin Smyrna sikkeleri olduğunu belirten Ersoy, "Milattan önce 2. yüzyıldan itibaren Smyrna sikkeleri üzerinde Homeros'un kabartmasını görüyoruz. Klaros'ta bulunan oturur vaziyetteki heykelin formunda Smyrna sikkelerinin arka yüzüne basılmış. Ön tarafında da Apollon portresi var. Bu sikkeler, İzmir'de, kent ekonomisinde kendine yer bulmuş. Demek ki o hafıza, o hatıra hem Homerium üzerinden hem de Helenistik dönem sikkeleri üzerinden devam ediyor İzmir'de." diye konuştu.
Ersoy, Roma’da Severuslar döneminde basılan bazı sikkelerde de Homeros’un, elinde İlyada ve Odysseia’yı temsil eden rulolarla tasvir edildiğini söyledi.
Antik çağ yazarları Herodot ve Pausanias’ın yanı sıra Romalı entelektüel Cicero’nun da Homeros’u Smyrna ile ilişkilendirdiğini belirten Ersoy, "Romalı entelektüellerden Cicero (Antik Roma Cumhuriyeti'nin son dönemlerinde yaşamış Marcus Tullius Cicero) Roma senatosunda konuşurken, Homeros'la Smyrna'yı eşlediğini görüyoruz. Strabon'u, Pausanias'ı bir kenara bıraksak Cicero'nun bile Homeros'un İzmirli olduğu konusunda bir fikri var. Bu hatıraları, sikkeler üzerinde Homeros'un İzmirliler tarafından benimsendiğini ve onun İzmirli olduğu ifadesi olarak karşımıza çıkar." ifadelerini kullandı.
KLAROS’TAKİ HOMEROS HEYKELİ DİKKAT ÇEKİYOR
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Klaros Kutsal Alanı Kazı Başkanı Doç. Dr. Onur Zunal, Klaros’un antik dönemin önemli kehanet merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
1952’deki kazılarda Homeros heykelinin gövdesine ait iki parçanın bulunduğunu aktaran Zunal,993 yılında ise heykelin baş kısmının ortaya çıkarıldığını belirtti. Parçaların aynı heykele ait olduğunun tespit edilmesinin ardından heykelin 2004 yılında birleştirilerek sergilenmeye başlandığını ifade etti.
Zunal, heykelin 2023’ten bu yana İzmir Kültür Sanat Fabrikası bünyesindeki Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nde sergilendiğini söyledi.
Klaros’un bağlı olduğu Kolofon Antik Kenti’nin Helenistik ve Roma dönemi sikkelerinde de Homeros tasvirlerinin görüldüğünü aktaran Zunal, Kolofon’da antik çağ yazarlarının "Homerium" olarak söz ettiği yapının henüz kazılarda ortaya çıkarılmadığını kaydetti.
Bu bulguların Homeros’un İzmir sınırları içerisindeki Kolofon kentinden olabileceği ihtimalini de gündeme getirdiğini belirten Zunal, Klaros’ta bulunan Homeros heykelinin önemine de dikkat çekti.
Homeros heykelinin Klaros’taki Apollon, Artemis ve Leto’ya ait kült heykelleriyle aynı dönemde ve aynı atölyede üretilmiş olmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Zunal, "Klaros'ta Helenistik dönem Apollon Klarios Tapınağı'nın bildiğimiz kült heykelleri var. Apollon, kız kardeşi Artemis ve anneleri Leto. Homeros heykeli bu heykellerle aynı dönemde, aynı atölyede üretilip Klaros'a getirilmiş. Bu noktada da aslında Homeros'un ne kadar önemli olduğunu ve hatta tanrısallaştığını görebilmekteyiz." dedi.