İzmir'de yaşayan 44 yaşındaki Burcu Akar, serebral palsili kızı Ecrin Berra'nın tedavi sürecine daha bilinçli destek olabilmek amacıyla 41 yaşında yeniden üniversite sıralarına döndü. Geçen yıl kızını kaybetmesine rağmen eğitimini bırakmayan Akar, şimdi engelli çocukların yaşamına dokunacak bir fizyoterapist olmayı hedefliyor.
Karşıyaka'da yaşayan ve üç çocuk annesi olan Burcu Akar'ın hayatı,7 yıl önce dünyaya gelen kızı Ecrin Berra'ya henüz 9 aylıkken serebral palsi teşhisi konulmasıyla değişti. Kızının tedavi sürecinde daha etkin rol almak isteyen Akar, yıllar sonra üniversite sınavına girerek Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi'ni kazandı.
41 yaşında başladığı üniversite eğitimini büyük bir azimle sürdüren Akar, derslerini aksatmadan eğitimine devam etti ve sınıf arkadaşlarına örnek oldu. En büyük hayali ise mezun olduktan sonra kızının fizik tedavisini kendi yapabilmekti.
Ancak bu hayal, geçen yıl mayıs ayında Ecrin Berra'nın akciğer enfeksiyonu nedeniyle yaşamını yitirmesiyle yarım kaldı. Kızını kaybetmenin acısını yaşayan Burcu Akar, yaşadığı zorlu süreçte okulunu bırakmayı düşünse de ailesi, öğretim üyeleri ve arkadaşlarının desteğiyle eğitimine devam etme kararı aldı.
Şu anda Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi'nde yaz stajını sürdüren Akar, kızının fotoğrafının yer aldığı kolyeyi boynundan hiç çıkarmıyor.
"KIZIMLA DÖNEM DÖNEM DERSLERE BERABER GİRDİK"
Burcu Akar, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, kızının uzun yıllar farklı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde tedavi gördüğünü belirtti.
Bu süreçte fizik tedavi alanını yakından tanımak istediğini ifade eden Akar, "Ecrin'in fizyoterapistlerinin çoğu Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon mezunuydu. Ben bu işin mutfağını, masanın diğer tarafını öğrenmek istedim. Kızıma ve diğer çocuklara daha faydalı olabilirim diye bu bölümü seçme kararı aldım. 2 yıl boyunca kızımla dönem dönem derslere beraber girdik. Burası benim yuvam ve ailem gibi oldu." diye konuştu.
Kızının vefatının ardından eğitimini bırakmayı düşündüğünü anlatan Akar, kendisine verilen desteğin bu kararından vazgeçmesini sağladığını belirterek şunları söyledi:
"Dekan hocamız bana 'Hayır, okulu bırakmayacaksın. Başka çocuklara desteğin olacak. Çok daha iyi olacaksın. Annelerin duygularını çok daha iyi hissederek bu işi yapıyorsun.' dedi. Devam ettim. Bana çok destek oldular. Engelli çocuklarla çalışırken çok farklı şeyler hissediyorum. Onların küçücük dünyalarını minicik olsun değiştirmek çok farklı duygu. Onlara küçük bir dokunuş yapsanız tüm ailenin de hayatını değiştirmiş oluyorsunuz. Engelli bir çocuğa fizik tedavi yaptırırken 'işte Ecrin gibi yapıyor' diyorum. Hedefim başka Ecrinlere yardımcı olmak. Fizik tedavi anlamında çocuklarla çalışıp onların hayatlarına dokunmak istiyorum."
Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilge Kara da Burcu Akar'ın mesleğine büyük bir özveriyle hazırlandığını belirterek, "Çok istekli ve özverili bir şekilde öğrencilik yapıyor." dedi.
Fakülte öğretim üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Kariyer Planlama ve Mezunlarla İlişkiler Koordinatörü Prof. Dr. Seher Özyürek ise Akar'ın tüm derslerinde başarılı bir performans sergilediğini ifade etti.