Uzun yıllar kurumsal şirketlerde üst düzey görevlerde çalışan kimya mühendisi Mustafa Mesut İlter ile mali müşavir eşi Filiz İlter, yıllardır kurdukları çiftlik hayalini 2022 yılında gerçeğe dönüştürdü. Şehir yaşamını geride bırakan çift, İzmir'in Urla ilçesinde sürdürülebilir tarım teknolojilerini esas alan bir üretim tesisi kurarak yaban mersini, frambuaz, böğürtlen ve çilek yetiştirmeye başladı.
Topraksız tarım yöntemiyle üretim gerçekleştiren İlter çifti, çileği seralarda, diğer meyveleri ise açık alanda yetiştiriyor. Üretim süreçlerinin tamamını çevre dostu ve sürdürülebilir uygulamalarla yürüttüklerini belirtiyor.
"PROFESYONEL HAYATLARIMIZI BIRAKARAK ÇİFTLİK KURMAYA KARAR VERDİK"
Uzun yıllar mali işler ve finans alanında görev yaptığını anlatan Filiz İlter, çocukluğundan bu yana toprağa ilgi duyduğunu söyledi. Çiftçi bir ailenin çocuğu olduğunu ifade eden İlter, "Bir hayali eşimle gerçekleştirdik. Çiftçi çocuğuyum, hep toprağa ilgim vardı ama eğitimimi o yönde almadım. Eşimle de profesyonel hayatta belli bir noktaya geldikten sonra profesyonel hayatlarımızı bırakarak bir çiftlik kurmaya karar verdik. Berry Hill de bu hayalin gerçekleşmiş hali" dedi.
Bölgenin iklimine uygun meyveleri tercih ettiklerini belirten İlter, modern bir üretim tesisi kurduklarını anlatarak, "Her şey otomasyonla kontrol ediliyor. Topraksız tarım yapıyoruz. Çiftliği kurarken en önemsediğimiz konulardan birisi de doğayla uyumlu, doğayı destekleyen, sürdürülebilir bir çiftlik kurmaktı. Çiftliğimize drenaj hatları kurduk, yağmur suyunu toplayabiliyoruz. Yeni projemiz depolarımızın üzerine güneş enerji panelleri kurmak. Atıklarımızı toprağa gömerek, toprağın organik madde miktarını arttırmaya çalışıyoruz. Hiçbir şey atık olmuyor" ifadelerini kullandı.
KURUMSAL DENEYİMLERİNİ TARIMA TAŞIDILAR
Kurumsal geçmişlerinin hem zorluklarını hem de avantajlarını yaşadıklarını dile getiren Filiz İlter, "Kurumsal hayattan gelmek bizi ilk başta zorladı ama artıları da oldu. Hiçbir zaman kısa vadeli düşünmedik, adımlarımızı uzun vadede getireceği faydaya göre attık. Teknolojiyi, modern tarımı önemsiyoruz. Bunlar hep kurumsal hayatın bize kattığı değerler. Çünkü hep ileriye bakmak, geliştirmek, teknolojiyi ve gündemi takip etmek zorundasınız. Gelenekselden gelen bilgi birikimiyle teknolojiyle harmanlayıp iyi bir şey ortaya koymak istiyoruz" dedi.
Çiftlik bünyesinde Ar-Ge seralarının da bulunduğunu belirten İlter, farklı bitki türleri üzerinde denemeler yaptıklarını söyledi. Ayrıca çiftliğin "kendin topla" konseptiyle ziyaretçileri ağırladığını ifade eden İlter, "Modern hayatta hepimiz artık doğadan uzaklaştık. Burası bir yandan da 'kendin topla' çiftliği. Gelenler meyvelerini dalından topluyorlar. Dalından meyve toplamak artık büyük bir lüks oldu. Hasat deneyimini yaparak üretimin değerini de anlamış oluyorlar" diye konuştu.
"BÖLGEYE DEĞER ÜRETECEK MEYVELERİ YETİŞTİRMEK İSTEDİK"
Kimya mühendisi Mustafa Mesut İlter ise yaklaşık 46 yıl boyunca ağırlıklı olarak enerji sektöründe çalıştığını belirtti. Emeklilik planları yaparken tarıma yönelme kararı aldıklarını anlatan İlter, "Aktif meslek hayatım 46 sene sürdü. Daha çok enerji sektöründe çalıştım. 2020-2022 arası Azerbaycan'da yaşadık, o dönemde emeklilikte ne yapacağımızı düşünmeye başladık. Eşimin babası, benim de dedelerim, amcalarım çiftçilik yapmış. Çocukluğum hep bağ bahçede geçti. Çiftlik kurmaya karar verdik, bölge için artı değer üretecek meyveleri yetiştirelim istedik. 2021 yılında burayı aldık, 2022 yılında ilk müracaatımızı yaptık, sonra Türkiye'ye geldik. 2 yıl daha enerji sektöründe danışmanlık yaptım. Sonra onu da tamamladık ve çiftliğe yöneldik. 2022 yılından bu yana çalışıyoruz. Civarda çok boş arazi var, tarım yapılmıyor, insanlar evinde oturuyor. Çevreye örnek olalım istedik" diye konuştu.
"KOLAY BİR KARAR DEĞİL"
Kurumsal yaşamdan ayrılmanın kolay olmadığını vurgulayan Mustafa Mesut İlter, "45 sene çalıştım, emekliliği düşünüyordum, eşim devam edebilirdi ama ikimizin de hayali böyle bir çiftlik kurmak, doğayla iç içe yaşamak, bitkileri yetiştirmek, insanlara biraz daha örnek olabilmekti. O amaçla karar verdik. Kolay bir karar değil. Sonuçta farklı sektörlerde, ben enerji, eşim finans sektöründe çalıştı, tecrübelerimiz o yönde birikti. Şimdi tamamen farklı tarım sektöründe çalışıyoruz, öğreniyoruz. Öğrendiklerimizi paylaşıyoruz. Biraz 'hızını kes, yavaşla, sakin ol, düşün, tabiatla iç içe ol, doğayı, rüzgarın sesini dinle ve daha mutlu olacaksın' mottomuz var. Beyaz yakadan vazgeçmemizin nedeni de bu" ifadelerini kullandı.