Pelemir üretiminde büyük artış: Ekim alanı 350 dekardan 35 bin dekara çıktı

Tarayıcınız bu videoyu desteklemiyor.

Türkiye’de yerli biyoyakıt üretimine ham madde sağlamak amacıyla pelemir üretiminde önemli bir büyüme yaşandı. 2021-2022 sezonunda 9 çiftçiyle 350 dekarda başlayan sözleşmeli üretim, bu yıl 35 bin dekara ulaştı. Bu yıl 237 üreticiyle sözleşme yapılırken, gelecek yıl hedef00 bin dekar.

Türkiye’de biyoyakıt üretiminde kullanılabilecek yerli ham madde kaynaklarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor. Bu kapsamda yağlı tohumlu bir bitki olan pelemirin üretim alanı, son yıllarda uygulanan sözleşmeli üretim modeliyle hızla genişledi.

Benzin, motorin ve jet yakıtıyla belirli oranlarda harmanlanabilen bitkisel ve hayvansal kökenli yenilenebilir ham maddelerden elde edilen biyoyakıtlarla ulaşım sektörünün karbon ayak izinin azaltılması hedefleniyor. Yağ asidi profili ve içerdiği bileşenlerin yakıt üretimine uygunluğu nedeniyle pelemir de bu alanda öne çıkan bitkiler arasında yer alıyor.

Anadolu’da uzun yıllar yabancı ot olarak bilinen pelemirin ekonomik olarak değerlendirilmesine yönelik çalışmalar, Tarım ve Orman Bakanlığı Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen "Karahan" çeşidinin 2017 yılında tescil edilmesiyle hız kazandı.

Biyoyakıt Sanayi Derneği ile DB Tarımsal Enerji tarafından TÜBİTAK destekli proje kapsamında 2020 yılında Karahan çeşidinin tohumlarından elde edilen yağ kullanılarak biyoyakıt üretildi. Yapılan çalışmalar sonucunda pelemir yağının kara, deniz ve hava ulaşımında kullanılan yakıtlarla harmanlanmaya uygun özellikler taşıdığı belirlendi.

350 DEKARDAN 35 BİN DEKARA

Araştırma ve saha çalışmalarının ardından pelemirde sözleşmeli üretim modeline geçildi. Özellikle nadasa bırakılan ve kurak arazilerin üretime kazandırılması hedeflendi.

2021-2022 sezonunda 9 çiftçiyle 350 dekarda başlayan üretim, 2023 yılında 3 bin 500 dekara çıkarıldı. Pelemirin ekim alanı bu yıl ise 35 bin dekara ulaştı.

Üretici sayısında da önemli artış yaşandı. Bu yıl 237 çiftçiyle sözleşmeli üretim gerçekleştirilirken, son 5 yılda yaklaşık 400 üreticinin pelemir üretimine yöneldiği belirtildi.

Düşük girdi maliyetinin yanı sıra az su, gübre ve ilaç ihtiyacı bulunan pelemirin, biyoyakıt sektörüne yerli ham madde sağlamasının yanında sürdürülebilir tarıma da katkı sunması bekleniyor.

"HAM MADDE İHTİYACINA ÇÖZÜM OLABİLİR"

Biyoyakıt Sanayi Derneği ve DB Tarımsal Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Borovalı, biyoyakıt kullanımının artmasıyla birlikte ham madde ihtiyacının da yükseldiğini söyledi.

Dünyada biyoyakıt üretiminde kullanılan farklı bitkileri Türkiye'nin 7 bölgesinde denediklerini belirten Borovalı, bu çalışmalar sırasında pelemir bitkisine odaklandıklarını ifade etti.

Borovalı, pelemirin düşük girdi maliyetiyle biyoyakıt ham maddesi olarak öne çıktığını belirterek, "Her yıl biraz daha fazla üretimi artırarak, tanıtarak ve tohum üzerinde de bir parça iyileştirmeler yaparak bugün küçümsenmeyecek bir rakamda Türkiye'de bir üretimi başardık." dedi.

"HAVA YOLLARINDAN DA İLGİ DOĞDU"

Pelemir yağının kara, deniz ve hava ulaşımında kullanılabilecek biyoyakıtlar açısından uygun asit profiline sahip olduğunu belirten Borovalı, üretimin sürdürülebilir şekilde artırılması gerektiğini söyledi.

Borovalı, "Bizim için mücadele alanı, pelemiri mümkün olduğu kadar makul maliyetlerle ürettirebilmek, ekicisine de iyi imkanlar sunmasını sağlamak. Diğer taraftan da Türkiye'deki yağ fabrikalarının kapasitelerini kullanmak, ham madde olarak sektörün kullanımına sunmak. Yağdan geri kalan kısmı da küspe ve yem sanayinin bir girdisi olarak da bunu ithal ikamesi olarak değerlendirebiliyoruz. Pelemir her yönüyle Türkiye ekonomisine, yerel ekonomiye katkı sağlayacak bir tarım ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Son yıllarda sevindirici bir gelişme. Pelemir tohumunu kara yolları, deniz yollarında zaten kullanmayı planlarken ülkemizdeki hava yollarından da bir ilgi doğdu. Bununla ilgili uzun yılları kapsayacak anlaşma içine girmeye başladık. Oradan aldığımız cesaretle biz de ekim alanında bir parça daha cesur adımlar atabiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Borovalı, dünyadaki gelişmeler ve küreselleşme sürecinde yaşanan aksaklıkların yerli üretimin ve ülke kaynaklarının önemini ortaya koyduğunu vurguladı.

Pelemirin biyoyakıt üretiminde kullanılacak ham madde karışımında önemli bir konuma gelebileceğini düşündüğünü dile getiren Borovalı, "Pelemir kullanılacak ham madde karışımı içinde birinci sıraya gelebileceğini düşünüyorum. Sahadan da aldığımız sinyaller bu yönde. Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte yaptığımız çalışmalar var. Pelemir üretiminin destekleme kapsamına girmesi çok önemli. Sahada ekicilerimizin bundan memnun ayrılması çok önemli." dedi.

HEDEF GELECEK YIL00 BİN DEKAR

DB Tarımsal Enerji Tarımsal Enerji Projeler Yöneticisi Nezih Suyaran ise üretim çalışmalarının Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsündeki yarım kilogramlık pelemir tohumunun çoğaltılmasıyla başladığını belirtti.

Üreticilerin pelemire olan ilgisinin her yıl arttığını söyleyen Suyaran, üretim alanını daha da genişletmek istediklerini ifade etti.

Suyaran, gelecek yıl pelemir üretiminde00 bin dekar ekim alanına ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı.