Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, nafaka hakkına yönelik tartışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak kadınların yıllar süren mücadelelerle elde ettiği hakların yeniden hedef alındığını savundu. ‘Dün İstanbul Sözleşmesi, bugün nafaka, yarın miras hakkı mı?’ başlığıyla yapılan açıklamada, kadın haklarının parça parça gasp edilmesine izin vermeyecekleri vurgulandı.
Dernek, nafaka hakkına yönelik saldırıların kadınların yaşamlarını, ekonomik bağımsızlıklarını ve şiddetten uzak bir hayat kurabilme imkanlarını doğrudan tehdit ettiğini belirtti. Açıklamada, nafakanın kamuoyunda iddia edildiği gibi kadınlara tanınmış bir ayrıcalık olmadığı, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı ekonomik sonuçlara karşı geliştirilmiş asgari bir güvence olduğu ifade edildi.
HAKLARIMIZI PARÇA PARÇA GASP EDEN DÜZEN
Kadınların ücretsiz bakım emeğinin büyük bölümünü üstlendiği, istihdama erişimde ayrımcılığa maruz kaldığı ve düşük ücretlerle çalıştırıldığı belirtilen açıklamada, nafaka hakkını hedef alan girişimlerin mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştireceği kaydedildi. Dernek, şu sözlere dikkat çekti: “Dün İstanbul Sözleşmesi, bugün nafaka, yarın miras hakkı mı? Yıllardır haklarımızı parça parça gasp eden düzene teslim olmayacağız! Kadınların yıllardır mücadele ederek kazandığı haklar bir kez daha hedef tahtasında. Nafaka hakkına yönelik saldırılar, kadınların yaşamlarını, ekonomik bağımsızlıklarını ve şiddetten uzak bir hayat kurma imkanlarını doğrudan tehdit ediyor. Nafaka, iddia edildiği gibi kadınlara tanınmış bir ‘ayrıcalık’ değil; toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı ekonomik sonuçlara karşı geliştirilmiş asgari bir güvence. Kadınların ücretsiz bakım emeğini üstlendiği, istihdama erişimde ayrımcılığa uğradığı, daha düşük ücretlerle çalıştırıldığı ve derin yoksulluğun bu kadar yaygınlaştığı bir düzende nafaka hakkını hedef almak, eşitsizliği derinleştirmekten başka bir anlam taşımaz. Bugün nafaka karşıtı söylemlerle yaratılmaya çalışılan algı, kadınların boşanma sonrasında erkeklerin sırtından geçindiği yönündeki cinsiyetçi önyargılara dayanır. Oysa gerçekler bunun tam tersini gösteriyor. Nafaka alan kadınların büyük çoğunluğu düşük miktarlarda nafaka alır, önemli bir kısmı ise hükmedilen nafakayı dahi tahsil edemez. Buna rağmen nafaka hakkının hedef alınması, kadınların ekonomik güvencelerinin ortadan kaldırılması ve onları yoksulluğa mahkum etme girişimidir.”