Balıkesir’in İvrindi ilçesinde yaşayan Büşra ve Şükrü Ayaz çifti, bebekleri Kerem’i 9 aylıkken rahatsızlanması üzerine hastaneye götürdü. Yapılan tetkikler sonucunda bebeğe nadir hastalıklardan “langerhans hücreli histiyositoz” tanısı konuldu.
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte karaciğer değerlerinin yükseldiği belirlenen bebek, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Hastanesi’ne sevk edildi. Buradaki işlemlerin ardından Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi’nde kemoterapi tedavisi gören Kerem’in durumu, karaciğer değerlerinin düşmemesi üzerine daha yakından takip edildi.
Yaklaşık 3 ay önce değerlerin yeniden yükselmesi üzerine doktorlar organ nakli kararı aldı. Sağlık durumu giderek kötüleşen bebek, nakil için İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point İzmir Hastanesi’ne yönlendirildi.
Kan grubu annesiyle uyumlu olan Kerem bebek, yemek borusunda oluşan varis kanamaları nedeniyle yaklaşık 1 ay önce acil ameliyata alındı. Gerçekleştirilen operasyonla annesinden alınan karaciğer dokusu başarıyla nakledildi ve bebek yeniden sağlığına kavuştu.
TEREDDÜT ETMEDEN KARACİĞERİNİ BAĞIŞLADI
Anne Büşra Ayaz, oğluna nadir hastalık teşhisi konulduğunda büyük üzüntü yaşadığını ifade etti. Hastalığın zamanla karaciğer yetmezliğine dönüştüğünü belirten Ayaz, yaşadıkları süreci anlatarak, “1 yaşından sonra biraz karnında şişlik oluştu. Biz onu 'gazdır' diye yorumladık. Doktor elle muayenesinde karaciğerinin büyük olduğunu söyledi. Ultrasona yönlendirdi. Sonra doktorumuz İzmir'e yönlendirildi. Temmuz ayına kadar kemoterapi aldık. Karaciğer değerleri hiç düşmedi. Hastalığa bağlı olarak biliyer siroz teşhisi konuldu” dedi.
Zorlu süreçte oğlunu kaybetme korkusu yaşadığını dile getiren anne Ayaz, kan grubu uyumlu olduğu için hiç tereddüt etmeden karaciğer dokusunu bağışladığını söyledi. Ramazan Bayramı öncesi kontroller sırasında varis kanaması yaşanması üzerine acil ameliyat kararı alındığını belirten Ayaz, şunları kaydetti: "Evladım iyileşsin diye çaba sarf ettik. Daha büyük şeyler de atlattık, ilik nakli de olabilirdi. Kemoterapi olduğu süreçlerde zor süreçler atlattık. Saçları döküldü, zayıfladı. 'Bu hastalık nakille bitecekse vereyim, yeter ki iyileşsin.' dedim. Çok mutlu oldum, hiç pişmanlığım olmadı, bir kere zaten dünyaya getirmiştim, o yüzden karaciğerimi vererek tekrar dünyaya getirmek benim için büyük bir mutluluk oldu. Zaten benim bir parçamdı, şimdi bir parçam daha onda. Çok mutluyum. İyileşiyor, yavaş yavaş gözlerinin ve ten renginin yerine gelmesi her gün daha da mutluluk veriyor. Onun sağlıklı bir şekilde okula gitmesini, büyümesini, kendi başına koşturmasını istiyorum."
BABA DA DONÖR OLMAK İÇİN 15 KİLO VERDİ
Baba Şükrü Ayaz ise oğluna donör olabilmek için kısa sürede 15 kilo verdiğini ancak yapılan kontrollerde organının büyük olması nedeniyle naklin gerçekleşmediğini anlattı. Eşinin fedakarlığına vurgu yapan baba Ayaz, “Eşim benim için büyük bir kahraman. Bu olay olmasaydı karaciğer yetmezliğinden oğlumuzu kaybedebilirdik. Gözünü kırpmadan organını verdi. Oğlumuz sağlığına kavuştu” ifadelerini kullandı.
Nakil operasyonunu gerçekleştiren ekipte yer alan Opr. Dr. Bartu Çetin, ameliyatın Kerem’in yemek borusundaki varis kanamaları nedeniyle erkene alındığını belirtti. Bu tür kanamaların ciddi hayati risk oluşturduğunu dile getiren Çetin, “Biz de bu riski almayarak, nakil ameliyatını acil bir şekilde yaptık. Annesi karaciğerinin bir kısmını oğluna vererek, oğluna ikinci bir yaşam bağışlamış oldu. Zor bir karar. Şu an değerleri gayet iyi. Damarlarımız açık. Annenin genel durumu iyi. Kerem'in kanamaları durdu.” dedi.