YAŞAM

İEÜ’den Ramazan’a özel hurmalı güllaç

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde hurma suyuyla hazırlanan güllaç, tatlı severlerin beğenisine sunuluyor.

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nde yürütülen bir çalışmada, Ramazan’ın geleneksel tatlısı güllaç rafine şeker yerine hurma suyuyla hazırlanarak farklı bir lezzetle sunuluyor. Çekirdeği çıkarılan hurmaların pişirilip suyunun çıkarılmasıyla elde edilen hurma suyu, süt ve gül suyu ile karıştırılarak güllaç yapraklarının üzerine dökülüyor. Fındık, ceviz ve badem gibi iç malzemeleriyle zenginleştirilen tatlı, geleneksel lezzeti modern dokunuşlarla buluşturuyor.

“HURMA SAĞLIĞA OLDUKÇA YARARLI”

İEÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Aypar Satı, güllaç ve hurmanın ramazanın vazgeçilmez iki geleneksel lezzeti olduğunu söyledi. Güllacın genelde rafine şeker ile yapıldığını anlatan Satı, hurmanın ise magnezyum, potasyum, demir gibi mineralleri içermesi bakımından sağlığa oldukça yararlı olduğuna işaret etti.

“GÜLLAÇ İÇİN GEREKLİ OLAN TADI HURMA İLE SAĞLAMAYA ÇALIŞTIK”

Bu iki lezzeti birleştirmeye karar vererek çalışmaya başladıklarını dile getiren Satı, "Rafine şeker, glisemik indeksi oldukça yüksek bir ürün. Dolayısıyla tüketildiğinde kan şekerini birden yükseltecek ve birden düşürebilir. Güllaç için gerekli olan tadı hurma ile sağlamaya çalıştık. Hurma suyundan yapılan güllacı yiyenler ilginç buldular. Biraz daha tabii ki az tatlı, görseli biraz kahverengi gibi ancak lezzet olarak güllaç sevenleri oldukça tatmin ediyor. Çünkü Osmanlı mutfağında da aşçılar güllaç yaparken bal, pekmez gibi alternatif tatlandırıcıları kullanmıştır” diye konuştu. Satı, hurma suyunun evde kolay bir şekilde yapıldığı için diğer sütlü tatlılarda da kullanılmasının sağlık için önemli olduğunu aktardı.

“ÖĞRENCİLERİMİZE ASLINDA BU FELSEFEYİ AŞILAMAK İSTİYORUZ”

Öğrencilerine hurma suyu kullanılarak güllaç ve diğer sütlü tatlıların yapım aşamasını öğrettiğini anlatan Satı, "Öğrencilerimize aslında bu felsefeyi aşılamak istiyoruz. Yani klasik reçetelerden ya da bilinenden ziyade kendilerini geliştirmelerini reçetelerimizin daha sağlıklı, fonksiyonel versiyonlarını deneyerek ulaşmalarını istiyoruz. Hem sağlık açısından hem de beslenme açısından çok kıymetli” dedi.