Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı bir televizyon programında cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin avukatlarıyla görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mevcut sistemde bu konuda bir "hukuki boşluk" olduğunu belirten Bakan Gürlek, söz konusu görüşmelerin suistimal edilmesini engellemek amacıyla yeni bir yasal düzenleme yapılacağını açıkladı. Gürlek, bu düzenleme ile avukat-müvekkil görüşmelerinin belirli denetim mekanizmalarına tabi tutulabileceğinin sinyalini verdi.
Bakan Gürlek’in bu açıklamalarına İzmir Barosu tepki gösterdi. İzmir Barosu, mevcut kanunların avukat ile müvekkil arasındaki gizliliği emredici bir şekilde koruduğunu hatırlatarak, bu hakkın tartışmaya açılmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu savundu. Yapılan açıklamada, savunma hakkının ceza muhakemesinin kurucu unsuru olduğu ve bu güvencenin eksiksiz uygulanmasının takipçisi olunacağı vurgulandı.
GÖRÜŞMELER DENETİME TABİ TUTULAMAZ
Savunma hakkının ceza yargılamasının temel taşı olduğu vurgulanan Baro açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Adalet Bakanı katıldığı bir televizyon programında, tutukluların avukatlarıyla görüşmesine ilişkin olarak “hukuki boşluk” bulunduğu ve yasal düzenleme yapılacağı yönünde beyanlarda bulunmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 154. maddesi açık ve emredici biçimde 'Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; bu görüşmeler ve yazışmalar denetime tabi tutulamaz.' diye belirtmektedir. Savunma hakkı, ceza muhakemesinin kurucu unsurudur. Müdafi ile serbest ve gizli görüşme güvencesini tartışmaya açmak, adil yargılanma hakkına ve hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır. İzmir Barosu olarak, savunma hakkının tartışmasız ve eksiksiz biçimde uygulanmasının takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.”