BERKAY ERDEN / Yeşilay İzmir Şubesi tarafından Balçova Termal Otel’de düzenlenen basın toplantısında, bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar kamuoyuyla paylaşıldı. Toplantıda konuşan Yeşilay İzmir Şube Başkanı ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, bağımlılıklarla mücadelenin toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirterek, yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler aktardı. “Bağımsızlık Mücadelesi” başlığıyla gerçekleştirilen toplantıda, özellikle çocuklar ve gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunmasına yönelik yürütülen eğitim, farkındalık ve rehabilitasyon çalışmaları hakkında bilgiler veren Yahşi, trafik kazası ve kadına yönelik şiddet gibi pek çok olayın ise bağımlılık kaynaklı olduğunu vurguladı. Hapishanelerde bulunan yüz binlerce mahkumun bağımlılık bağlantılı sebeplerden ceza aldığına dikkat çeken Yahşi, bağımlılık nedeniyle kaybedilen her bir insanın vatan toprağı kaybetmek ile eş değer olduğunu ifade etti.
97 ÜLKEYE İLHAM OLAN BİR KURUM
Konuşmasına Yeşilay’ın geçmişi hakkında geniş bilgiler paylaştığı bir sunum ile başlayan Yahşi, “1920'de gururla, bu heyecanla Mazhar Osman çıkıyor, Yeşilay'ı kuruyor.934 yılına gelindiğinde ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kurucusu, Yeşilay'ı, özellikle gençlerin bağımlılığıyla alakalı noktada, Bakanlar Kurulu'nun her bir bakanının imzasıyla, kendisi de Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Yeşilay Cemiyeti'ni yararlı, kamu yararına sayılan bir dernek ve vakıf statüsünde kendi imzasıyla birlikte Yeşilay'a bu statüyü veriyor. Yeşilay920'de kuruluyor ama geçmişte bir tek İzmir'de yok, Ödemiş'te var. Ve Ödemiş'te bir çalışma oluyor. 2017 yılında, bu fakirin girişimleriyle Yeşilay'ı İzmir'de kurduk. Fakat 2025 yılına geldiğimiz zaman, gerçekten bir emrivakiyle bu görevi bana tevdi ettiler. 106 yıl sonra, 2026 yılına geldiğimizde ise ‘bağımsızlık yılı’ ilan edildi bu yıl. Biz de İzmir'de ses vermeye çalışıyoruz. Çünkü beş tane bağımlılık türü var. İşgal ediyor, esaret altına alıyor. Emin olun, Yunanistan bile elektronik sigarayı serbest bıraktığı için şu anda boğuşuyor. Bu endüstriye karşı bizim verebileceğimiz kesinlikle bir evladımızın, çocuğumuzun olmadığını belirtmek istiyoruz ve İzmir'deki hikayede arkadaşlarımızla birlikte bu şekilde başlamış oldu. Nisan ayında3 merkez açtık biz İzmir'de. Gençlik merkezlerimiz var, YEDAM'larımız var, ilçe temsilciliklerimiz var ve spor alanlarımız var. Ve bu alanlarla ilgili çok güzel çalışmalara başladık. Çünkü sizin çalışmanızın dışında, söylediğim gibi, endüstri sizin çok daha ötenizde çalışmalar yapıyor. Ve endüstri işgal ve istila noktasında akıl almaz derecede, bütün işgale yönelik inatçı, organize ve gerçekten bütün kullanılması gereken, onlara göre, malzemeyi, dokümanı, işgali kullanarak çocuklarımızı tarumar etmeye çalışıyorlar. Dünyada Yeşilay tek, başka örneği yok arkadaşlar. Dünyada 97 ülkede, ülkeye ilham olan bir Yeşilay'dan bahsediyoruz. Sekreteryasını Yeşilay'ın yaptığı, bağımlılıkla mücadele noktasında dünyadaki bütün ülkelere ilham veren bir Yeşilay'dan bahsediyoruz” dedi.
TÜTÜNDE KÖTÜ ALKOLDE İYİYİZ
Türkiye’de geçmişte kapalı alanlarda sigara içildiğini hatırlatan Yahşi, Avrupa’ya göre tütün ürünleri bağımlılığında kötü ancak alkol konusunda iyi durumda olduklarını aktararak, “Eskiden kapalı alanlarda otobüste, uçakta, öğretmenler odasında, hastanede, otobüste, uçakta sigara içiliyordu arkadaşlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde biliyorsunuz. Ben Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum, bunların hepsini yasakladı. Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak tütünde bayağı bir mesafe alındı ama şu anda maalesef elektronik sigarayla birlikte büyük bir tehdit içerisindeyiz ve tütün noktasında gerçekten durumumuz çok iç açıcı değil. Fakat alkol, Avrupa'ya baktığımız zaman çok kötü bir durumda değiliz alkolde. Daha iyi bir noktadayız. Bağımlılık, ben bağımlılıktan bahsediyorum arkadaşlar. Bağımlılık noktasında alkole göre biraz daha iyi olduğumuzu söyleriz. Maddeyle ilgili de durumumuz çok çok kötü falan değil, bunu da paylaşmak isterim” diye konuştu.
Son dönemlerde ortaya yeni çıkan bir bağımlılık türü olan sanal kumar konusunda da açıklamalarda bulunan Yahşi, “Kumar, sanal kumar gerçekten bizi tehdit eden bir durum. Kumarla alakalı da yine aynı şekilde Yeşilay olarak çok ciddi bir çalışma yapmamız gerekiyor. Teknoloji bağımlılığı bizi ilgilendiren boyutu, çocuklarımızla alakalı, evlatlarımızla alakalı teknolojiyle alakalı çocuklarımızı oyuna, bahçeye, toprağa, ağaca, çiçeğe, ekolojiye, doğaya çağırmakla alakalı müthiş bir çalışma yapmamız gerekiyor. Çünkü herkesin, her bir insanın evladının, çocuğunun şu anda bu konuyla ilgili imtihan olduğunu biliyoruz” dedi.
KADINA ŞİDDETTİN YÜZDE 70’İ ALKOL İLE BAĞLANTILI
Dünya Sağlık örgütü verilerine göre kadına yönelik şiddet ve trafik kazaları gibi sebeplerin bağımlılık ile doğrudan ilişkili olduğunu aktaran Yahşi, “Özellikle alkolle ilgili dünyada5 yaş üzeri 400 milyon insan alkol bağımlılığıyla ilgili ciddi bir problem yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün kullanmış olduğu bir veri, yine paylaşıyorum; 'Cinayetlerin' diyor, 'yüzde 85'i alkolle. Tecavüzlerin yüzde 50'si alkolle, şiddet olaylarının yüzde 50'si alkolle, trafik kazalarının yüzde 60'ı alkolle, kadına şiddet olaylarının yüzde 70'isi alkolle bağlantılı. Hapishanede olan 430 bin mahkumun bağımlılık bağlantılı sebepler ile orada olduğu dile getiriliyor. Onun için, yani bu çok ciddi bir rakam. Bağımlılıkla alakalı işte cinayetlerin, trafik kazalarının, tecavüzlerin, şiddet olaylarının bağımlılıkla olduğunu paylaşarak yürümemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
ÖNLEMEK, TEDAVİ00 BİN DOLAR
Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’nin (YEDAM) bağımlılık ile mücadele konusunda önemli bir rol üstlendiğini belirten Yahşi, “YEDAM İzmir'de hiç yoktu, 4 tane şu anda YEDAM VAR İzmir’de. YEDAM’ın amacı şu; ‘Ben bağımlıyım bana yardım edin’, ‘Benim durumum çok ciddi’, ‘Ben çok kötü bir şekilde düştüm’, ‘Ben boğulmak üzereyim’ diyen herkes için bağımlılıktan kurtulma noktası. Alkolü, kumarı, sigarası, teknolojisi, hangi maddesi hangisi olursa olsun. Niye peki YEDAM'a başvurular bu kadar fazla? Çünkü bizde erişim çok kolay. Bir telefonun ucundayız. İki, tam mahremiyet var. Yeşilay YEDAM'a başvuran birisi bağımlılığıyla ilgili hiç kimse onun bilgilerini ne bir savcılığa, ne bir valiliğe, ne bir kaymakamlığa, devletin hiçbiriyle paylaşılmaz. Devlet burada diyor ki: "Gel, seni iyileştirelim, seni hayata kazandıralım, seni çocuklarına ya da umutlarına, rengine, hayallerine kavuşturalım. Sen bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir bireyisin. Seni kesinlikle yeniden kazanmamız lazım." diyor ve bilgilerini kim isterse istesin kimseyle paylaşmaz. Eğer önlemeyi hızlı bir şekilde yapabilirsek maliyet çok ciddi anlamda düşüyor. Önlemek dolar, arkadaşlar tedavileri0 bin dolar hatta 100 bin dolara gidiyor” şeklinde konuştu.
GENÇLERE YENİ BİR YOL AÇIYORUZ
Gençlere yeni bir yol açtıklarını ve geleceği koruduklarını aktaran Yahşi, “Bizim lüksümüz yok. 85 milyon can, baksanıza. 85 milyon can emanet bu topraklarda. Tek bir gencimizi, tek bir insanımızı ihmal etmeye lüksümüz yok. Ulaşılmayana ulaşmak, gözden uzak diye gönülden ırak tutma lüksümüz yok. En kuytu sokağa, en uzak haneye girmeme lüksümüz yok. Zordur, başa çıkılmaz deme lüksümüz yok. Hele ki, bir kereden bir şey olmaz deme lüksümüz hiç yok. Nesli muhafaza etmek, vatanı müdafaa etmektir. Bu sarsılmaz inançla,920 yılında göndere çekilen bağımsızlık sancağını bugün aynı gururla dalgalandırıyoruz. Yeşilay, bizler için sadece bir kurum değil; bu toprakların evlatları için kuşandığımız kolektif bir zırh, sönmeyecek bir toplumsal bilinç ateşidir. Geride bıraktığımız06 yılın köklü birikimini bugün yenilikçi ruhuyla harmanlıyoruz. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimiz için sadece bir yol değil, yepyeni bir diriliş sahası açıyoruz” dedi.