MÜCADELEYİ SEVİYORLAR
Kulüp başkan yardımcısı Tansel Erülkü, 200 aktif sporcunun büyük bölümünün kadın olduğunu belirtti. Kürek sporunu yaşatmaya çalıştıklarını, kadınların yoğun ilgisini de sevindirici bulduklarını ifade eden Erülkü, “Kadınlarımız çok hırslı ve başarılı. İş çıkışı ya da hafta sonu izindeyken denize çıkıyorlar. İzmir’in de tadını çıkarıyorlar. Yaşları 13-65 yaş arasında değişiyor” dedi. Erülkü, kadınların kulübe daha çok madalya ve kupa kazandırdığını vurgulayarak, “Kürekçilik erkek tabanlı bir spor ama kadınlarla çalışmak nispeten kolay. Çünkü azimliler. Mücadeleyi seviyorlar. Profilimiz çok yüksek. Hakiminden doktoruna, iş insanından yöneticiye kadar geniş skalada çalışan kadınlar var. Onların kürekçiliğe ilgisinden memnunuz” diye konuştu.
SKOLYOZA DA STRESE DE İYİ GELİYOR
Kadın kürekçilerden Çağla Bozoğlu, 20 yıldır doktorluk yaptığı acil servise bir hastanın “kürek çarpması” sonucu geldiği gün hayatının değiştiğini belirtti. Hastadan kürekçilik sporuna ilişkin bilgi aldığını ve 1 yıl önce kulübe üye olup hastası ile spor arkadaşı ve dost olduğunu anlatan Bozoğlu, “Denize açıldığım ilk gün güneşin batışını, manzarayı gördüğümde ait olduğum yerin deniz olduğunu anladım. Gerçekten çok mutluydum. Mesleki, ruhsal, bedensel tüm yorgunluğum geçti” dedi. Bozoğlu, kürekçiliğin toplumda “erkek sporu” olarak bilindiğini ancak bunun doğru olmadığını vurgulayarak, şimdi acil servise başvuran ve sağlık durumu uygun olan tüm kadınlara bu sporu önerdiğini anlattı. Güzellik uzmanı Azize Daşdan da skolyoz hastası olduğunu, doktor tavsiyesiyle tedavi amaçlı spora başladığını aktardı. Yıllarca çektiği ağrılardan kurtulduğunu belirten Daşdan, yarışmalar sayesinde farklı şehirler de gördüğünü, artık kendini daha iyi hissettiğini kaydetti. Dezavantajlı kadınlara yönelik projelerde koordinatörlük yapan Semra Türkeköle de erkeklerle “eşitlikte” buluşmayı hedeflediklerini aktardı. Erkeklerle beraber spor yaptıklarını vurgulayan Türkeköle, “Bizim toplumumuzda ‘kadınlar ağır spor yapamaz’ düşüncesi var ama ben o yargıda değilim. Biz kadın kürekçiler doğa ile iç içeyiz. Kuşlarla, pelikanlarla, flamingolarla. 4 dersten sonra özgür şekilde kürek sporunu yapabiliyoruz. Bu sporun fiziksel ve sosyal olarak bize kattığı çok şey var. 50 yaşındayım ama vücudumun bütün kasları çalıştığı için sağlıklı bir yaşam sürüyorum” dedi. AA/İZMİR