Antalya’nın Alanya ilçesinde 2025 yılında meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren Ceren Karadayı’nın annesi Hatice Yıldırım, kızının ölümüne neden olan alkollü sürücüye verilen cezaya itiraz etti. 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan sürücünün tahliye edilmesine tepki gösteren acılı anne, kızının hayatının karşılığının bu ceza olamayacağını söyledi.
2,06 PROMİL ALKOLLE DİREKSİYONA GEÇTİ
Olay, 21 Kasım 2025 tarihinde Alanya’da yaşandı. Kübra Sulutaş (30) yönetimindeki 07 BFS 345 plakalı otomobil, Nazmi Hacıkadiroğlu Caddesi’nde spor salonundan çıkarak evine yürüyen 18 yaşındaki Ceren Karadayı’ya çarptı. Üniversite sınavına hazırlanan genç kız, kazada hayatını kaybetti. Sürücünün yapılan kontrollerinde 2,06 promil alkollü olduğu belirlendi.
Kazanın ardından tutuklanan Sulutaş hakkında, 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan Alanya 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme, sanığa 5 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Ailenin karara yönelik itirazı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11’inci Ceza Dairesi tarafından 30 Nisan 2026’da reddedildi. Kararın onanmasının ardından sanık tahliye edildi. Ceren’in ailesi, sürücünün alkollü ve aşırı hızlı olduğunu belirterek cezanın yetersiz kaldığı gerekçesiyle yeniden itirazda bulundu. Dosya Yargıtay’a gönderildi.
ANNE YILDIRIM’DAN ADALET ÇAĞRISI
Kızının ölümünün ardından eşinin tayini nedeniyle Hatay’a yerleşen Hatice Yıldırım, verilen cezaya tepki gösterdi. Kazanın yaşandığı noktada hız sınırının 50 kilometre olduğunu, sürücünün ise saatte 81 kilometre hızla ilerlediğini belirten Yıldırım, sanığın yargılama sürecinde pişmanlık göstermediğini savundu.
Adalet talebini yineleyen anne Yıldırım, "Bir anne olarak yalvarıyorum, sesimi duyun. Ben sadece kızım için adalet istiyorum. Olayın olası kast kapsamında değerlendirilmesini, sürücünün en ağır şekilde cezalandırılmasını ve cezada indirim uygulanmamasını istiyorum" diye konuştu.
KIZINDAN KALAN HATIRALARI SAKLADI
Evladını kaybetmenin acısını her gün yaşadığını dile getiren Yıldırım, Ceren’den geriye kalan en küçük eşyaya dahi yıllardır büyük bir özenle sahip çıktığını anlattı. Kızının çocukluk döneminden kalan hatıralarını bile sakladığını belirten anne, yaşadığı acıyı şu sözlerle ifade etti:
"Ben kızımın 11 yaşına kadar kestiğim tırnaklarını bile çöpe atmadım. Saçlarını, kirpiklerini sakladım. Ondan kalan en küçük hatıraya bile sahip çıkarken şimdi kızımı toprağa verdim. Her gün onun yokluğuyla yaşıyorum. Ben 18 yaşındaki evladımı toprağa verdim. Kızımın 18 yıllık hayatının karşılığı 5 ay hapis olamaz."