Olay, 16 Kasım 2025’te Kahramanmaraş Kanuni Mahallesi’nde, M.K.’nin babasına ait iş yerinde meydana geldi. Mustafa Öztürk’ün cep telefonu üzerinden arkadaşı M.C. ile görüntülü konuşma yaptığı sırada, yanında bulunan M.K.’nin elindeki tabancayı Öztürk’ün başına doğrulttuğu belirtildi. M.K.’nin daha sonra silahı arkadaşının boyun bölgesine yönelttiği ve bu esnada silahın ateş aldığı ifade edildi.
Ağır yaralanan Mustafa Öztürk, kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan M.K., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
“SİLAHI BOYNUNA DOĞRULTTUM, TETİĞE BASTIM”
Soruşturma kapsamında M.K. hakkında Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi sıfatıyla Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “kasten öldürme” suçundan 15 yıla kadar, “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” suçundan ise 3 yıla kadar olmak üzere toplamda 18 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.
İddianamede, sanığın şarjöründe iki mermi bulunduğunu bildiği tabancayı önce Mustafa Öztürk’ün başına, ardından boyun kısmına yönelterek tek el ateş ettiği ve bu eylem sonucunda ölümün gerçekleştiği belirtildi. M.K. ise ifadesinde pişman olduğunu söyledi.
Mustafa Öztürk ile 3 yıldır arkadaş olduklarını, aralarında herhangi bir husumet de olmadığını söyleyen M.K, silahı önce Mustafa Öztürk’ün eline alarak arkadaşına gösterdiğini söyledi. Daha sonra silahı Öztürk’ten aldığını belirten M.K., “Silahın şarjöründe 2 mermi bulunuyordu. Bu durumun ben farkındaydım. Silahı elime aldığımda Mustafa ile M. görüntülü görüşmeye devam ediyordu. İlk önce silahı ölen Mustafa'nın başına doğru doğrulttum. Mustafa'ya doğru silahı önce baş kısmına doğrulttum, sonrasında boyun kısmına doğru yakın şekilde doğrulttum, tetiğe bastım. Silah ateş aldı ve Mustafa vuruldu. M. ile Mustafa'nın telefonundaki görüntülü görüşme devam ediyordu, ben kendi telefonumu bulamadığım için o sırada görüntülü görüşmeyi kapattım, Mustafa'nın telefonundan 112'yi aradım” dedi.

“SİLAHI SÜREKLİ DOLDUR BOŞALT YAPIYORDU”
Görüntülü konuşurken arkadaşı Mustafa Öztürk’ün öldüğüne şahit olan M.C. ise ifadesinde, “Bu şahıs görüntülü konuşmaya başladığımız ilk andan itibaren Mustafa'nın arka kısmındaydı ve sağ elinde de siyah renkli tabanca vardı. Mustafa bu şahsın önünde koltukta oturuyordu. M.K., elinde bulunan silahı sürekli doldur boşalt yapıyordu. M.K., önce silahı Mustafa'nın baş kısmına doğrulttu daha sonra boyun kısmında doldur boşalt yapmaya devam etti. Doldur boşalt yaparken silah bir anda ateş aldı” dedi.
‘SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK DİYE BİR KAVRAM OLAMAZ’
Mustafa Öztürk’ün babası Cabbar Öztürk, oğlunun ölümüne neden olan M.K. için istenen cezanın az olduğunu belirtti. M.K.’nin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyleyen Öztürk, “Çocuğum arkadaşıyla otururken, arkadaşı oğluma 'Silahı kafana sıkayım mı, seni vurayım mı?’ diyerek silahın ateş alması sonucu oğlum vefat etti. Ben sadece şunu istiyorum. Bu bence çocuk değil, suç işleyen birisi. O yaştaki çocuklarda evini geçindirenler var, çalışıp para kazananlar var. Ama kendi egosunun yüzüne oğlumu hayattan kopardı. Arkadaş böyle olmaz, arkadaşlık böyle olmaz. Sonuçta o bir katil. Daha 15 yaşındaydı, hayalleri vardı. Yüce Türk yargısına güvenip, adalet istiyorum. Suça sürüklenen çocuk diye bir kavram olamaz. Çocuk diye görmeyeceksin, bu artık bir katil. Çıktığı zaman belki başkasını da öldürecek. Çünkü bu artık katil oldu. En yüksekten versek hakim 15 yıl, en kötü yatacağı 8-9 yıl ve 8-9 yıl sonra tekrar aramızda” diye konuştu.
‘KURBAN BAYRAMI’NI KUTLAYAMADIM’
Oğlunun ölümünden sonra bayramların bir anlamının kalmadığını söyleyen Cabbar Öztürk, “Ramazan Bayramı’nı kutladı herkes ben kutlayamadım. Kurban Bayramı da geldi kutlayamadım çünkü çocuğum vefat etti bir katilin yüzüne. Türk yargısının buna gerekeni yapmasını istiyorum. Çok güzel hayalleri vardı. Tamirci olmak istiyordu, dükkan açmak istiyordu. Girişimciydi, serseri biri değildi” dedi.


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın