Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, 9 Eylül 2025 tarihinde bir süredir ayrı yaşayan ve boşanma sürecinde olan Başak Gürkan Arslan ile Barış Arslan, boşanma protokolünü görüşmek üzere Yenimahalle ilçesi Kardelen Mahallesi’ndeki evde bir araya geldi.
Evde çiftin 5 yaşındaki çocuğu da bulunurken, Barış Arslan’ın babası Kudret Arslan’ın da gelmesiyle başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Bu esnada Kudret Arslan, Başak Gürkan’ı yumruklayarak yere düşürdü. Barış Arslan ise maktulü saçından tutarak dışarı çıkarmaya çalıştı; bu sırada Kudret Arslan elindeki bıçakla üzerine oturarak birden çok kez bıçakladı. Başak Gürkan Arslan olay yerinde hayatını kaybetti.
22 KEZ BIÇAKLADI
Adli Tıp Kurumu raporuna göre, maktulün vücudunda 22 bıçak darbesi bulundu ve bunlardan üçü tek başına öldürücü nitelikteydi. Ölüm, “büyük damar yaralanması sonucu gelişen dış kanama ile kesici-delici alet yaralanmalarına bağlı organ içi kanama” nedeniyle gerçekleşti.
İddianamede Kudret Arslan’ın ifadesine yer verilerek, gelininin oğlunu aldattığını iddia ettiği, “Namusumu temizledim, pişmanım” dediği aktarıldı. Barış Arslan ise suçlamaları reddederek, olay anında çocuğunu kucağına aldığını ve şok nedeniyle müdahale edemediğini öne sürdü. Ancak iddianamede, Barış Arslan’ın anlatımının aksine, babasını durdurmak için hiçbir girişimde bulunmadığı ve yerdeki eşini saçından sürükleyerek babasının saldırısına açık hâle getirdiği vurgulandı.
‘VAHŞİ KÖTÜLÜK EĞİLİMİNİ SERGİLEYEN PSİKOLOJİK BİR GÜDÜ İLE HAREKET ETTİ’
Şüphelilerin birlikte hareket ettiği, fikir ve eylem birliği içinde olduğu iddianamede belirtilirken, "Şüpheli Barış'ın karısı olan maktulü, babası tarafından vahşice katledilmesine engel olabilme imkan ve şartlarına sahip olmasına rağmen, babasını engellemediği, babasıyla fikir birliği içerisinde hareket edip, eylemsel olarak sessiz kalarak, müteveffanın ölümüne sebep olduğu anlaşılmıştır. Barış'ın hareketlerinin müteveffanın ölümüne sebep olmaya elverişli hareketler olduğu tespit edilmiştir.
Şüpheli Kudret'in ise toplumun geniş kitlesinin tepkisini çeken, amacı itibariyle tehlikeli ve vahşi kötülük eğilimini sergileyen psikolojik bir güdü ile hareket ederek, yine müteveffayı eziyet çektirerek öldürdüğü belirlenmiştir. Şüphelinin müteveffaya bıçakla saldırdığı, müteveffanın aldığı bıçak darbeleriyle kanlar içinde yere yığılarak direnme imkanının bile ortadan kalkmış olmasına rağmen şüphelinin eylemlerine devam ettiği anlaşılmıştır." ifadeleri yer aldı.
İddianamede, zanlıların "canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın