ASAYIŞ

Ceyda Yüksel cinayetinde haksız tahrik indirimi onandı

İzmir’de 21 yaşındaki Ceyda Yüksel’i öldüren Serkan Dindar’a verilen ‘haksız tahrik’ indirimi Yargıtay tarafından onanırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın itirazı reddedildi. Mahkeme, Dindar’ın Yüksel’den cinsel yakınlık duymasını beklemesinin mümkün olduğunu gerekçe gösterdi.

İzmir’de 21 yaşındaki Ceyda Yüksel’i öldüren 46 yaşındaki Serkan Dindar hakkında uygulanan ‘haksız tahrik’ indirimi Yargıtay tarafından onanırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın itirazı reddedildi. İtirazın reddedilmesinde, Dindar’ın Yüksel’den cinsel yakınlık duymasını beklemesinin mümkün olduğu gerekçesi gösterildi. Olay, 20 Ağustos 2020’de saat 01.00 sıralarında İzmir Barbaros Mahallesi 5218’inci Sokak’ta meydana geldi. Polis ekipleri, Dindar’ın zemin kattaki dairesinden tartışma ve cam kırılma sesleri geldiği ihbarı üzerine adrese gitti. Daireye giren ekipler, Ceyda Yüksel’i ölü buldu; Yüksel’in sağ kolunun kopma derecesinde kesildiği ve vücudunda cam kesikleri olduğu belirlendi. Cenaze, otopsinin ardından İstanbul’da toprağa verildi. Gözaltına alınan ve alkollü olduğu tespit edilen Dindar, olayı hatırlamadığını söyledi. Yapılan soruşturmada, Dindar’ın ‘Yaralama’ ve ‘Trafiği tehlikeye sokma’ suçlarından sabıkalı olduğu ve Yüksel ile sanal medyada ortak ilgi alanları üzerinden tanışıp iletişim kurdukları ortaya çıktı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Dindar, İzmir 6’ncı Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, daha sonra ‘haksız tahrik’ indirimi uygulayarak cezayı 18 yıla düşürdü; sanığa ‘Uyuşturucu madde ticareti yapmak’ suçundan ceza verilmedi.

GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI

Ceyda Yüksel cinayetine ilişkin mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı. Kararda, Yüksel’in Dindar’ın cinsel ilişki teklifini reddetmesi üzerine gece sokakta tartışma yaşandığı ve bu tartışmanın evin içinde devam ettiği belirtildi. Sanık Serkan Dindar’ın, kapıldığı tahrik etkisiyle Yüksel’i evin salon kapısının camını kıracak şekilde tutup kapıya vurduğu kaydedildi. Dindar’ın, Yüksel’in baş ve göğüs bölgesini cam kırıklarının bulunduğu kapı boşluğuna sokup geri çektiği eyleminin öldürme sonucuna yöneldiği vurgulandı. Mahkeme, Dindar’ın tahrik altında suç işlediğini ve kapıldığı elem ile öfkenin niteliği ve boyutunun dikkate alınarak ‘haksız tahrik’ indirimi uygulandığını belirtti. Öte yandan, Dindar’a uyuşturucu kullandığını teyit etmesi ve uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen S.S. hakkında bilgi vermesi nedeniyle ‘Uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama’ suçundan ceza verilmediği ifade edildi. Yerel mahkemenin kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi tarafından oy birliğiyle onandı. Daha sonra Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi de, Dindar hakkında verilen ‘haksız tahrik’ indiriminde herhangi bir isabetsizlik görülmediğine kanaat getirerek kararı onadı.

BAKANLIKTAN İTİRAZ REDDEDİLDİ

Yargıtay’ın kararının ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatıyla Bakanlık, Serkan Dindar’a verilen ve Yargıtay tarafından ‘haksız tahrik indirimi’ uygulanarak onanan cezaya itirazda bulundu. İzmir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya müdahil olan Bakanlık, Yargıtay’ın cinsel ilişki teklifinin reddedilmesini haksız tahrik nedeni sayan ve bu gerekçeyle sanığa ceza indirimi uygulanmasını onaylayan kararına temyiz aşamasında karşı çıktı. Bakanlık, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308’inci maddesi kapsamında dosyanın Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Bakanlığın itirazı üzerine dosya yeniden incelendi. İncelemede, Dindar’ın evinde Yüksel’i misafir edip alkol aldıkları ve birlikte vakit geçirdikleri için rahat tavırlar sergilediğini düşünerek Yüksel’den cinsel yakınlık beklemesinin mümkün olduğuna kanaat getirildi. Tartışmanın devamında Dindar’ın kapıldığı öfke ve hiddet nedeniyle tahrik etkisi altında eylemini gerçekleştirdiği belirtildi.

KARAR HUKUKA UYGUN BULUNDU

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığını, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiğini vurguladı. Dosya içindeki belge ve bilgilerle vicdani kanaatin uyumlu olduğu, olayda eksik araştırma bulunmadığı ve takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi çerçevesinde yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulandığı belirtildi. Bu nedenle kararın hukuka uygun bulunduğu ve Bakanlık itirazının reddedildiği ifade edildi.