19 Nisan 2026, Pazar 18:18
21°C İzmir

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Sonel, suçlamaları reddetti

Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada tutuklanan Mustafa Türkay Sonel, hakkındaki tüm suçlamaları reddederken, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: DHA
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Sonel, suçlamaları reddetti haberinin görseli
5 dk okuma süresi

Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada tutuklanan 10 şüpheliden biri olan Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Sonel, hakkındaki tüm suçlamaları reddederken, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.

Soruşturmayı yürüten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasına giren ifadede Sonel, Gülistan Doku’yu tanımadığını öne sürerek, “Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir. Benim veya bir yakınımın bu olayla ilgisi yoktur. Kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Arkadaş grubumdan hiç birisi de tanımazdı. Gizli Tanık ‘Şubat’ın beyanlarında geçen aleyhimde olan hususların hiçbirini kabul etmiyorum. 5 Ocak 2020 tarihinde araç ile Elazığ ilinden Tunceli’ye gelişimin görüldüğü, ancak öncesinden Elazığ istikametine çıkışımın görülmediği hususuyla ilgili bir diyeceğim yoktur. Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır” dedi.

“BÖYLE BİR KONUŞMA GEÇMEDİ”

Dosyada yer alan silah ve cinsel saldırı iddialarına da değinen Sonel, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Sonel ifadesinde, “Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur. Benim de kız kardeşim var. (Umut ile telefon görüşmeleri) Bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamam mümkün değildir. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir ilgim ve bilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa, bunu yapan kişi aşağılık birisidir. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar. Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü acıları var ve empati yapıyorum. Akrep veya MP5 tarzı silahlar ne bende ne de aracımda asla bulunmamıştır” ifadelerini kullandı.

“O YOLDA SADECE TURLARDIK”

Olay gecesine ilişkin daraltılmış baz raporları ve Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarına da yanıt veren Sonel, o günü hatırlamadığını belirterek, “Bahsettiğiniz tarih çok eski, sıradan bir gün olduğu için hatırlamam mümkün değil. Biz o yoldan sadece araçla geçerken yakıt alır veya turlardık. Kesinlikle durup bekleme yapmazdık. O bölgede hareket halinde olduğumuz için telefonlarımızın baz vermesi normaldir. Ayrıca Gülistan Doku’yu tanımıyorum ki barajda bulunan makas, reçete veya notun ona ait olduğunu bileyim. İsmini dahi bilmediğim bir kızın olayında benim ismimin geçmesi de babamın vali olmasındandır. Ben sade bir Türk vatandaşıyım. Yaşantım da o yöndedir” dedi.

- REKLAM -

JANDARMA RAPORUNDA DİKKAT ÇEKEN TESPİT

Öte yandan savcılık sevk yazısında yer alan gizli tanık beyanına göre; Sonel’in, Gülistan Doku’yu Umut Altaş ile birlikte öldürdüğü, ardından koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun cesedi Pertek ilçesine bağlı Koçpınar köyünde bir mezarlık yakınına gömdüğü iddia edildi.

Bu iddialar üzerine 12 Ocak 2025 tarihinde bölgede yer altı görüntüleme cihazı ile yapılan incelemeye ilişkin jandarma raporunda şu değerlendirme yer aldı:

“İlgili alanda daha önceden bir kazı yapıldığı, bir şahsın gömülerek yaklaşık 1-2 yıl içerisinde buradan çıkartıldığı, tespit edilen boşluğu ceset ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silah da gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu sebeple oluşturulduğunun değerlendirildiği tespit edilmiştir.”

Kaynak: DHA

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.