Sayfa Yükleniyor...
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiyede Çapraz Sorgunun Etkinliğinin Arttırılması ve Eğiticileri Eğitilmesi programına katıldı. Program sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bozdağ, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu
Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğanın teröre bulaşanların vatandaşlıktan çıkarılması yönündeki açıklamaları ile ilgili olarak bir çalışma yapılıyor mu? sorusuna, Türkiyede vatandaşlıktan çıkma ile ilgili düzenlemeler vatandaşlıkla ilgili kanun içerisinde yer almaktadır. Talep üzerine vatandaşlıktan ayrılma olduğu gibi, vatandaşlık kazanmış olan yabancıların vatandaşlığının iptaline ilişkin kurallar, birde vatandaşlığı kaybettirmeye ilişkin kurallar var. Şu andaki uygulama bu kurallar çerçevesinde yapılmaktadır ancak Sayın Cumhurbaşkanının dün yaptığı açıklama bunların dışında yeni bir kural konulmasını öngörüyor. Bu açıklama üzerine gerekli çalışma yapılacaktır cevabını verdi.
YARGI TÜRK MİLLETİNİN YARGISIDIR VE BAĞIMSIZDIR
Galip Ensarioğlunun katıldığı bir programda, Aslında şimdiki sistem bizim daha çok işimize yarar. Yasama bizde, yürütme bizde, yargı bizde, her şey bizde yönündeki açıklamaları hakkında konuşan Bozdağ, Sayın Ensarioğlu hukukçu bir arkadaşımız değil. Yargı bağımsızdır, milletin yargısıdır. Soruşturma yaparken de, yargılama yaparken de karar verirken de Türk milleti adına yapar, Türk milleti adına her türlü kararı verir. Yargı ne AK Partinin yargısıdır, ne MHPnin yargısıdır, ne CHPnin yargısıdır ne de HDPnin yargısıdır; yargı Türk milletinin yargısıdır ve bağımsızdır. Öyle zannediyorum ki bir dil sürçmesidir dedi.
TÜRKİYEDE BÜYÜK BİR DEVRİM YAPILMIŞTIR
50 milyon Türk vatandaşının kimlik bilgilerinin çalındığı yönündeki iddiaları da değerlendiren Bozdağ, şunları kaydetti: Nereden sızdı, nasıl sızdı bilmiyorum ama rakamlara baktığınızda 50 milyon civarında, bu Türkiyede seçmen sayısına yakın bir rakam. Bildiğiniz gibi YSK seçmenlere ilişkin bilgileri partilerle de paylaşıyor. Bu nereden sızdı, nasıl sızdı bunun araştırılması lazım, tahkik edilmesi lazım, üzerinde durulması lazım. Öyle zannediyorum ki bu haberlerin çıkmasının ardından gerekli tahkikat, hem adli boyutuyla hem idari boyutuyla başlatılmıştır. Gereği de yapılacaktır. Bildiğiniz gibi Türkiye kişisel verileri korumayı ilk defa anayasal bir hak olarak düzenledi ve Anayasanın 20. maddesine bunu koydu. Geçtiğimiz günlerde Mecliste kabul edilen Kişisel Verileri Koruma Kanunu'yla da kişisel verilerin korunmasına ilişkin son derece önemli kurallar ve ilkeler koyduk. Bundan sonra kişisel verilerin işlenmesi belli bir kural çerçevesinde yapılacak; kişisel verilerin el değiştirmesi, başka yerlere aktarılması temelde yasaklandı. Bunun istisnaları da Kişisel Verileri Koruma Kurulunun kararı ve kanunda sadece yazmış olması gibi sıkı kurallara bağlandı. Bunu ihlal edenlerle ilgili de ceza yaptırımları arttırıldı. Vatandaşlar kendi kişisel verileriyle ilgili her şeyi öğrenme hakkını elde etmiş oldu. İlk defa bir kişisel veri sorumlusu tayin edilerek vatandaşlara bir de muhatap gösterildi. Her bakanlık, her kurum kişisel veri sorumlusunu da atayacak. Bu kişisel veri sorumlusu o konuda kişisel verilere ilişkin sorusu olan, şikayeti olan vatandaşlarımıza cevap verecek ve kişisel verilerle ilgili idari yaptırım uygulayacak. Suç olan kısım girdiği zaman cumhuriyet savcılıklarımız soruşturma yapacaklar, yargıya intikal ettiğinde de mahkemeler yargılama sonrası suçu sabit görürse cezai yaptırıma karar verecektir. Türkiyede bu anlamda büyük bir devrim yapılmıştır. Bütün vatandaşlarımızın bundan emin olmasını istiyorum. Bundan sonraki süreçte bütün kurumlar, sadece kamu kurumlarını kastetmiyorum. Tüzel kişiler de gerçek kişiler de kişisel veriler konusunda daha fazla yükümlülük altına girmiştir. Kişisel veriler gerçek anlamda korumaya kavuşmuştur. (İHA/ANKARA)
Haber Merkezi