Sayfa Yükleniyor...
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanlığı Çinin zulmünden kaçarak Türkiye'ye gelmek isteyen ve Taylandda mağdur durumda bulunan 300 Uygur Türk'ü için basın açıklaması düzenledi
TANER UYANIKER
Karşıyaka İZBAN durağı önünde Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanlığı tarafından Çinin zulmünden kaçarak Türkiye'ye gelmek isteyen ve Taylandda mağdur durumda bulunan 300 Uygur Türk'ü için basın açıklaması düzenledi. Grup basın açıklaması öncesi Karşıyaka İskelesine sloganlar eşliğinde yürüdü. Akabinde Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Bilgehan Ağbaba, Türkçemizin susturulmaya çalışıldığı, namuslarına ve canlarına göz dikildiği bir dönemde müslüman Uygur Türkleri adeta var olma savaşı vermektedirler dedi.
HÜKÜMET ZALİMİN EN BÜYÜK ORTAĞI
Çinin zulmünden kaçarak ülkemize gelmek isteyen ve Taylandda mağdur durumda bulunan soydaşlarımız için başlatmış olduğumuz imza kampanyasını sonlandırıyoruz diyen Ağbaba konuşmasını şöyle sürdürdü: Öncelikle kampanyaya katılımlarıyla bizleri onurlandıran, gücümüze güç katan yegâne ümit kaynağımız büyük Türk Milletinin birbirinden kıymetli aziz evlatlarına teşekkürlerimi sunuyorum. Sevgili Peygamberimizin övgüsüne nail olan kutlu bir ceddin torunları, mazlum Doğu Türkistanda ki Müslüman Uygur Türklerinin durumuna sessiz kalmayarak dilsiz şeytanlara inat kararlılıklarını ortaya koymuşlardır. Ata topraklarında çileleri bitmeyen, gözyaşları dinmeyen ve 21. yüzyılda göz göre göre soykırıma tabi tutulan soydaşlarımızın asla yalnız olmadıklarını göstermişlerdir. Taylanddaki soydaşlarımızın ülkemize getirilmesi için yapılan imza kampanyamız genelinde 35 milyon Uygur Türkünün tamamına olan desteğimizin ifadesi, Türk Dünyasına olan sevdamızın eseridir.
BU TABLONUN MİMARI İKTİDARDIR
Din ve vicdan hürriyeti tanınmadığı, Türkçemizin susturulmaya çalışıldığı, namuslarına ve canlarına göz dikildiği bir dönemde Müslüman Uygur Türklerinin adeta var olma savaşı verdiklerini söyleyen Ağbaba, Felaketler, tüm bu baskılardan ve işkencelerden dolayı anılarını, vatanlarını, akrabalarını geride bırakarak göç yolunu tutan soydaşlarımızın yakasını bırakmamaktadır. Kendi toprağında Kızıl Çinin zulmüne uğrayan soydaşlarımız göç yollarında da açlığa, susuzluğa, hastalıklara karşı mücadele etmektedir. Çok açık olarak ifade ediyorum ki, içerde zulmün mümessili katil Çin, dışardaki zulmün mümessili ise Uygur Türklerini sahipsiz bırakan kalbi taş kesmiş çehrelerdir. Tarihi, kültürel ve dini bağlarımızı hiçe sayarcasına her şeyden öte bu insanlık dramına sessiz kalan mevcut Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ise zalimin en büyük ortağıdır. Bunun en somut göstergesi, Çin zulmünden kaçmak için Taylanda sığınan soydaşlarımızın yaşadıklarıdır. Eğer bugün kundaktaki bebek soğuktan donarak vefat ediyorsa, yüzlerce soydaşımıza Taylandda adeta mahkûm muamelesi yapılıyorsa, her geçen gün bir önceki günden daha kötüye gidiyorsa ve nihayetinde umudunu Türkiyeye bağlayan bacılar, analar, ihtiyarlar, gençler ve çocuklar hayal kırıklığına uğruyorsa bu rezil tablonun mimarlarından biride siyasi iktidardır diye konuştu.
TARİHE KARA BİR NOT
Sadece birkaç cılız açıklama ile kamuoyuna gaz alma operasyonu yapıldığını belirten Ağbaba, Çinin zulmüne ortak olmaktadırlar. Zira zalimin batıdaki dirayetinin, onda birini dahi göstermeyenler ya bu davayı hak saymamakta yada inandığı uğrunda mücadele edecek cesareti gösteremeyecek kadar korkaktırlar. Bugün, buradan Türk Milletinin susmayan ve susturulamayan, ilelebet susmayacak olan vicdanı olarak bu zulmün baş aktörü Çine ve tepki göstermekten aciz kalanlara sesleniyorum. Doğu Türkistan bizim sevdamızdır. Doğu Türkistan, Tanrı Dağlarında yankılanan niyazımızdır. Doğu Türkistan bizden bir parçadır. Doğu Türkistan, Türk Milletinin medeniyet beşiğidir. Doğu Türkistanda yaşayan soydaşlarımız da bizim can kardeşimizdir. Ülkü Ocakları ve ülkücü hareket oldukça kardeşlerimiz yalnız ve sahipsiz değildir. Zira, her bir ülkücü, 'Doğu Türkistan Davasının müdavimidir. Sesimize ses veren, sessiz yığınlara inat mazlumun yanında saf tutan destekleriyle bu konudaki kararlılığımıza güç veren yüz binlerin umutlarının sinelerinde kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Firavuna karşı net bir tavır göstermeyen, Musanın yanında olduğunu hissettirmekten aciz olan, susarak olası bir katliama zemin hazırlayanları, vicdanlarda mahkum ederek, bu samimiyetsiz yaklaşımı tarihe kara bir not olarak düşeceğiz dedi.
ZULMÜN KARŞISINA HER DAİM DİKİLECEĞİZ
Tek sevdamız ve en büyük ilham kaynağımız olan Yüce Türk Milletine ve kampanyamızda emeği geçen tüm ülküdaşlarına teşekkür eden Ağbaba, Son olarak belirtmek isterim ki Ülkü Ocakları Kırımdan Türkmeneline, Kıbrıstan Kafkaslara, Balkanlardan Doğu Türkistana kadar tüm Türk Dünyasında yaşanan gelişmeleri yakından takipçisi olmaya ve soydaşlarımızın haklı mücadelelerini her platformda dile getirmeye devam edecektir. Başta Türk Dünyasının büyük bir aile olduğunu en zor şartlar altında haykıran cennet mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey, aziz dava şehitlerimiz ve hafta içinde Çin polisi tarafından vurularak şehit edilen Uygur Türkleri olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ant olsun yolumuzdan dönmeyeceğiz ve zulmün karşısına her daim dikileceğiz. Hepsinin ruhu şad, mekanı cennet olsun diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Merkezi