ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin ara seçimlerde yaşadığı yenilgi, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. Çok sayıda ülkenin lideri ve dışişleri yetkilisi sonuçlara ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, bazı ülkeler seçimleri Amerikan demokrasisinin göstergesi olarak yorumladı, bazıları ise Washington’ın dış politikasında köklü bir değişiklik beklemediklerini açıkladı.
İRAN: ABD’NİN POLİTİKASI DEĞİŞMEYECEK
İran lideri Mücteba Hamaney, seçim sonuçlarının Washington’ın Tahran’a yönelik yaklaşımını değiştirmeyeceğini savundu. ABD’deki siyasi liderlik veya parti dengelerindeki değişimin İran’a yönelik düşmanlığı ortadan kaldırmayacağını belirten Hamaney, ABD’nin İran’ı koşulsuz teslim almaya çalıştığını öne sürdü.
Hamaney, İran’a yönelik olası yeni saldırılara daha geniş kapsamlı karşılık verileceği uyarısında bulundu. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai de ABD Başkanı Donald Trump’ın başlattığı savaşın siyasi faturasını ödediğini savunarak, seçim sonuçlarını Washington açısından yenilgi olarak değerlendirdi.
ÇİN’DEN İLETİŞİM VE İŞBİRLİĞİ MESAJI
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, ara seçimlerin ABD’nin iç meselesi olduğunu belirtti. Mao, Pekin yönetiminin iki ülke liderleri arasında varılan mutabakat doğrultusunda ABD ile iletişimi güçlendirmeye, farklılıkları yönetmeye ve işbirliğini geliştirmeye hazır olduğunu söyledi.
RUSYA: DIŞ POLİTİKAMIZ DEĞİŞMEYECEK
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD Başkanı Trump’ın görevine devam ettiğine dikkat çekerek barışçıl girişimlerini sürdürmesini umduklarını ifade etti. Kongre’nin Trump’ın girişimlerini engelleyip engellemeyeceğine ilişkin soruya ise bunun ABD’nin iç meselesi olduğu yanıtını verdi.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov da seçimlerin nihai sonuçlarını beklediklerini belirterek, Moskova’nın dış politikasının diğer ülkelerdeki siyasi dengelere bağlı olmadığını vurguladı.
İSPANYA’DAN TRUMP VE AŞIRI SAĞ YORUMU
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD’deki seçim sonuçlarını yoksullaştırıcı politikalara, nefrete ve cinsiyetçiliğe karşı verilmiş bir mesaj olarak değerlendirdi.
Sanchez, Brezilya ve ABD’de yaşanan seçim sonuçlarına atıfta bulunarak aşırı sağın yükselişinin sona erdiğini savundu. Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de Demokratların başarısının İspanya’daki sosyalistlere olumlu yansıyabileceğini ileri sürdü.
İNGİLTERE HAYAT PAHALILIĞINA DİKKAT ÇEKTİ
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ABD’deki seçmenlerin hayat pahalılığı gibi kendilerini doğrudan ilgilendiren konulara odaklanılmasını istediğini söyledi.
Burnham, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesinin ekonomik baskıların hafifletilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin düşürülmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gerektiğini de ifade etti.
ALMANYA VE FRANSA’DAN DEMOKRASİ VURGUSU
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Demokratların iki mecliste çoğunluğu elde etmesinin ABD siyasetinde değişikliklere yol açabileceğini söyledi. Almanya’nın Washington yönetimiyle yakın işbirliğini sürdürmek istediğini belirten Wadephul, savunma, güvenlik, ekonomi ve teknoloji alanlarındaki ilişkilerin önemine dikkat çekti.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ise seçimlere yüksek katılımın Amerikan demokrasisinin güçlü olduğunu gösterdiğini ifade etti. Barrot, Trump’ın Demokratların başarısını kabul etmesini de demokrasi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.
İTALYA VE POLONYA’DAN ABD İLE İLİŞKİLER MESAJI
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, seçim sonuçlarının Roma-Washington ilişkilerinde değişikliğe neden olmayacağını söyledi. Tajani, ABD ile stratejik ortaklığın süreceğini vurguladı.
Polonya Başbakanı Donald Tusk ise ABD’de demokrasinin kazandığını belirterek seçim sonuçlarından memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Tusk, sonuçların bölgedeki gelişmelerin istikrara kavuşmasına katkı sağlamasını umduğunu söyledi.
KUZEY AVRUPA ÜLKELERİNDEN UKRAYNA MESAJI
Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, seçim sonuçlarının Avrupa, Finlandiya veya Ukrayna üzerinde mutlaka bir etkisinin olması gerekmediğini belirtti. Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Demokratların iki mecliste çoğunluğu kazanmasının ABD’deki güç dengelerinde önemli bir değişime işaret ettiğini söyledi.
Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, Avrupa’nın güvenliği ve refahının ABD’deki seçim sonuçlarına bağlı olmaması gerektiğini savunarak Avrupa Birliği’nin savunma kapasitesini ve rekabet gücünü artırmasının önemini vurguladı.
ÇEKYA VE SLOVENYA’DAN FARKLI DEĞERLENDİRMELER
Çekya Başbakanı Andrej Babis, Demokratların zaferinin Trump’ın görev süresinin kalan bölümünde siyasi işleyişi zorlaştırabileceğini öne sürdü. Babis, azil girişimleri ve vetolar nedeniyle ABD siyasetinde tıkanma yaşanabileceğini savundu.
Slovenya Başbakanı Janez Jansa ise seçim sonuçlarının ABD’nin Ukrayna’ya desteği açısından olumlu bir işaret olmasını ve enerji fiyatlarının düşmesine katkı sağlamasını umduğunu söyledi.
AB’DEN UKRAYNA VE RUSYA AÇIKLAMASI
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD seçmeninin tercihini net biçimde ortaya koyduğunu belirtti. Kallas, yeni Kongre ve Senato’nun Ukrayna’ya desteği sürdürmesini ve Rusya üzerindeki baskıyı artırmasını beklediklerini ifade etti.
JAPONYA VE GÜNEY AFRİKA’DAN AÇIKLAMALAR
Japonya Kabine Baş Sekreteri Kihara Minoru, seçimlerin ABD’nin iç meselesi olduğunu belirterek doğrudan yorum yapmaktan kaçındı. Kihara, Japonya ile ABD arasındaki ittifakın ulusal çıkarlar ve uluslararası barış açısından önemini koruduğunu söyledi.
Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa ise seçim sonuçlarının uluslararası ilişkilerde yeni bir dönem başlatabileceğini ifade etti. ABD ile iyi ilişkiler kurmaya hazır olduklarını belirten Ramaphosa, iki ülkenin ticaret, yatırım ve jeopolitik konularda ortak bir yol bulmasını umduğunu dile getirdi.
Resmi olmayan sonuçlara göre Demokratların hem Senato hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmesi, ABD’de siyasi dengelerin değişeceğine işaret ederken, seçimlerin Washington’ın iç ve dış politikasına nasıl yansıyacağı önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.