Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın İngiltere turu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Londra'da Türk toplum ve iş dünyası temsilcileriyle buluştu


  • Oluşturulma Tarihi : 27.02.2024 23:21
  • Güncelleme Tarihi : 27.02.2024 20:21
  • Kaynak : AA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın İngiltere turu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Londra'da İngiltere Başbakan Yardımcısı Dowden ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkanı Odile Renaud-Basso ile bir araya geldi.

Yılmaz, X hesabından yaptığı paylaşımda, İngiltere temasları kapsamında EBRD Başkanı Renaud-Basso ve heyetiyle Türkiye'nin Londra Büyükelçiliğinde bir araya geldiklerini ifade etti.

Görüşmede, EBRD'nin Türkiye'deki yatırımlarını ve potansiyel işbirliklerini ele aldıklarını kaydeden Yılmaz, "Yeşil finansman, yüksek katma değerli ihracat ve teknoloji odaklı sektör yatırımları ile kadın ve gençlere yönelik EBRD destekleri görüşmemizin diğer öncelikli başlıkları oldu." ifadesini kullandı.

Yılmaz, EBRD'nin bugüne kadar Türkiye'deki özel ve kamu kuruluşlarına 19 milyar avrodan fazla (642 milyar lira) finansman desteği sağladığının altını çizerek, "Ülkemizde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra EBRD heyetine yakın dayanışmaları için bir kez daha teşekkür ediyor, işbirliğimizin artarak devam etmesini temenni ediyorum." ifadelerine yer verdi.

Yılmaz, İngiltere Başbakan Yardımcısı Dowden ile görüştü

Yılmaz, Londra'da İngiltere Başbakan Yardımcısı Oliver Dowden ile de bir araya geldi.

Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Yılmaz, "Ticari ve ekonomik ilişkilerimizi değerlendirdik. Malum Brexit sonrası Serbest Ticaret Anlaşması (STA) yaptık. Şimdi bu anlaşmayı daha da ileri taşımak, daha da derinleştirmek ve kapsamını geliştirmek istiyoruz. Bu anlamda müzakereler devam ediyor olumlu bir seyir içinde. Siyasi konuları da bölgesel konuları da değerlendirme imkanı bulmuş olduk." diye konuştu.

Yılmaz, her alanda diyaloğu ve üst düzey ilişkileri sürdürmenin önemine işaret ederek, "İngiltere'yle bu anlamda oldukça iyi bir durumdayız. Her düzeyde görüşmelerimiz ve temaslarımız devam ediyor. Bu da iki ülkenin de kazançlı çıkacağı inisiyatifleri destekliyor." dedi.

Savunma sanayisinden enerjiye birçok alanda projelerin görüşüldüğünü anlatan Yılmaz, İngiltere'deki temasları kapsamında yatırımcılarla da bir araya geleceğini söyledi.

Yılmaz, uluslararası doğrudan yatırımların önemine vurgu yaparak, "İngiltere'nin Türkiye'de 13 milyar doları aşkın yatırımı var. Türk firmalarının da İngiltere'de yatırımları var. Bunları daha üst düzeye çıkarmak istiyoruz. Ticarette de bu sene inşallah 20 milyar doları aşacağız. Geçen yıl 19 milyar doları geçmiştik." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin geçen sene İngiltere'den 3 milyondan fazla turist ağırladığını vurgulayan Yılmaz, bu yıl daha fazlasının beklendiğine işaret etti.

Yılmaz, STA kapsamında yapılan görüşmelerde de belirli adımlar atılarak ortak noktada buluşulacağını sözlerine ekledi.

Türk toplum ve iş dünyası temsilcileriyle buluşma

Yılmaz, İngiltere temasları kapsamında ilk olarak Türk iş dünyası temsilcileriyle Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği rezidansında gerçekleştirilen programda bir araya geldi.

Burada bir konuşma yapan Yılmaz, dünyada ekonomik büyümenin ve ticaretin tarihsel ortalamaların altında gerçekleştiğini belirterek, Türkiye'nin 2022 yılında yüzde 5,5 büyüdüğünü hatırlattı.

Türkiye’nin ilk 9 ayda yüzde 4,7 büyüme kaydettiğini bildiren Yılmaz, “Orta Vadeli Programımızda (OVP) yüzde 4,4 hedefimiz var. Son çeyrekte 3,7'lik bir büyüme gelse dahi bu hedefi yakalayacağız.” dedi.

Yılmaz, “Türkiye ekonomisi ilk defa 1 trilyon dolar eşiğini aşmış oluyor. Satın alma gücüne göre dünyada 11'inci büyük ekonomiyiz. Nominal olarak da Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre bu rakamlar gerçekleşirse 17'inci büyük ekonomi olarak 2023 yılını kapatmış olacağız." diye konuştu.

Fiyat istikrarı ve enflasyonla mücadeleye ilişkin değerlendirmeler de yapan Yılmaz, OVP'de enflasyonu aşağı çekmenin temel öncelik olacağının altını çizdi. Ocak ayında yüksek olan enflasyonun geçici bir durum olduğunu ve yıl sonuna doğru daha farklı bir manzara ortaya çıkacağını anlatan Yılmaz, baz etkisiyle yıl ortasında yüksek enflasyon seyrinin devam edeceğini ancak yıl sonunda yıllık bazda belirgin bir düşüş gerçekleşeceği tahminini de ifade etti.

"Ticaret dengemizdeki iyileşme ilk aylarda da devam ediyor"

Geçen yıl sonunda cari açığını 60 milyar dolar seviyesinden 45 milyar dolar seviyelerine kadar düştüğüne dikkati çeken Yılmaz, burada ihracat ve turizm gelirlerinin önemli etkisi olduğunu belirtti.

Yılmaz, turizmde jeopolitik risklere ve dünyadaki talep daralmasına rağmen Türkiye'nin iyi bir yıl geçirdiğinin altını çizerek, "54 milyar doların üzerinde turizm geliri, toplamda 100 milyar dolar civarında bir hizmet gelirimiz oldu. Biz mal ticaretinde açık veren bir ülkeyiz. Hizmet ticareti ise iyi gidiyor. Bu yıl da 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. Sadece turist sayısı artmıyor, turist başına gelirimiz de artıyor. Dolayısıyla turizm sektörümüzün katma değeri yükseliyor." ifadelerini kullandı.

Yılın ikinci yarısında doğrudan yabancı yatırımlardan da Türkiye'nin payını alacağının altını çizen Yılmaz, şunları söyledi:

"İhracat yine bütün olumsuzluklara rağmen, Avrupa'daki duruma rağmen, 256 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bir miktar OVP'nin üzerinde gerçekleşmiş oldu. Bu sevindirici. Dolayısıyla dış ticaret açığımızda bir miktar daralma söz konusu. Ocak ayında da yüzde 3,6 ihracat artışı var. İthalatta ise yüzde 23 civarı bir azalış var. Dolayısıyla ticaret dengemizdeki iyileşme ilk aylarda da devam ediyor."

İşsizlikte tek hane beklentisi

Yılmaz, OVP'de 2023 işsizlik oranının yüzde 10,1 olduğunu ancak Aralık 2023'te bunun yüzde 8,8 oranında gerçekleştiğini belirterek, "Bununla birlikte yıllık bazda tek haneli olacağı kesinleşti. Özellikle genç işsizliğinde dört puanlık bir düşüş var. Yıllık bazda bu da sevindirici. Kadınların işgücüne katılımda da, istihdam oranlarında da artışlar söz konusu." ifadelerini kullandı.

Bankacılık sektörünün uluslararası standartlar ve kanuni gerekliliklerin oldukça üstünde olduğuna işaret eden Yılmaz, ülke risk primlerinde de ciddi bir düşüş olduğunu kaydetti.

Geçen sene 700 civarında olan Türkiye'nin risk priminin 300'lere indiğini anlatan Yılmaz, bunun kamunun ve şirketlerin uluslararası finansmana daha uygun koşullarda ulaşması bakımından çok önemli olduğunun altını çizdi.

Yapısal reformlar OVP'ye girdi

Merkezi idarenin yol haritasının üç ana ayağı bulunduğunu ifade eden Yılmaz, ilk ayağın para politikası olduğunu belirtti. Türk lirasının daha cazip hale getirecek bir politika izlendiğini söyleyen Yılmaz, ikinci ayağın ise maliye politikaları olduğunu kaydetti.

Para politikaları ve maliye politikalarının koordinasyonunun da etkili şekilde yapıldığına dikkati çeken Yılmaz, yol haritasının üçüncü ayağının yapısal reformlar olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"İlk defa OVP'ye ek olarak yapısal reformları koyduk ve çeyreklik bazda bir takvim de koyduk. Para ve maliye politikalarımızı yapısal reformlarla takviye ediyoruz. Yapısal reformlar derken kamuda olsun ekonominin genelinde olsun verimliliği artırıcı, israfı önleyici, rekabet gücünü geliştirici değişimlerden bahsediyoruz. Bunların iki türlü etkisi var. Biri doğrudan etki. Bir reform yaptığınızda 2 ila 3 yıllık bir perspektifte somut bir takım sonuç görüyorsunuz. İkincisi ise beklentiler kanalıyla etki. Yapısal reform yapan ülkeler, gelecek perspektifini güçlendirirler ve yatırımcılar bu ülkelere daha fazla güven duyarlar. Bu ikinci etki hemen tesir eder."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü bir siyasi irade olarak bu programın arkasında durduğunu kaydeden Yılmaz, "Dünyanın en iyi planını, programını da hazırlasanız arkasında siyasi irade yoksa raflarda kalmaya mahkumdur. Bu programlarımıza sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü bir siyasi desteği var. Biz de bu destekle bütün çalışmaları sürdürüyoruz ve bunları da hayata geçireceğiz." dedi.

"Cari açığı düşürücü etkisi olan projelere en az 1 milyar lira kredi"

AK Parti'nin göreve geldiği dönemde Türkiye'nin düşük orta gelir grubunda yer alan bir ülkeyken yüksek orta gelir grubuna yükseldiğini anımsatan Yılmaz, yüksek gelirli ülkeler sınıfına yükselme hedefine işaret etti.

Bunun için kişi başına düşen gelirin 15 bin dolar olması gerektiğini söyleyen Yılmaz, "Programımızı kararlılıkla uyguladığımızda 2026'da 15 bin dolara ulaşabileceğimizi düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, tüketim ağırlıklı bir büyüme yerine yatırım ve ihracat ağırlıklı bir büyüme sağlama hedefine işaret ederek, bu tür büyümenin daha kaliteli ve sağlıklı olacağının altını çizdi.

İhracatçı ve yatırımcıyı rahatlatmaya yönelik adımlara da değinen Yılmaz, "Vergi düzenimizde değişiklik yaptık. Kurumlar vergisini yüzde 25 olarak tayin ettik. Finans ve bankacılık sektörü için yüzde 30, ihracatçı firmalar için ise yüzde 20 olarak belirlendi. Dolayısıyla vergi sistemimizde de ihracatçı firmaları destekleyen bir yapı oluşturduk. Bir yandan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) dediğimiz bir programı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Teknolojik içeriği yüksek, cari açığı düşürücü etkisi olan projelere en az 1 milyar lira, on yıla kadar vadeli, düşük faizli krediler tahsis etmeye dönük bir program." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, ihracat ve yatırıma dönük desteklerin artarak devam edeceğini de vurguladı.

Toplum temsilcileriyle bir araya geldi

Yılmaz, Londra'daki temasları kapsamında İngiltere'de yaşayan Türk ve Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle de bir araya geldi.

Türk toplum temsilcileriyle Londra Yunus Emre Enstitüsünde gerçekleştirilen görüşmede Türkiye'nin Londra Başkonsolosu Bekir Utku Atahan da hazır bulundu.

Yılmaz, Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle ise Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği rezidansında bir araya geldi. Görüşmeye KKTC'nin Londra Temsilcisi Çimen Keskin de katıldı.

AA

Yazarımız Kim ?

AA