Spor giyim markası Adidas’ın, İsrail ordusunda görev yapmış Shalev Biton’u “tek ayakkabı hizmeti” kampanyasında reklam yüzü olarak kullanması tepkilere neden oldu. Gazze’deki saldırılar nedeniyle İsrail’e yönelik boykot çağrıları yapan aktivistler, Adidas ürünlerinin satın alınmaması yönünde çağrıda bulundu. Sosyal medyada da markaya yönelik tepkiler artarken, aktivistler boykotu şiddet içermeyen bir tüketici eylemi olarak nitelendirdi.
ADİDAS’IN REKLAM KAMPANYASI TARTIŞMA YARATTI
Adidas’ın yeni reklam kampanyasında, İsrail ordusunda görev yaptığı dönemde bacağını kaybeden eski asker Shalev Biton yer aldı. “Tek ayakkabı hizmeti” kapsamında hazırlanan reklam filmi, özellikle Filistin yanlısı aktivistlerin tepkisini çekti.
Aktivistler, Gazze’de yaşanan sivil kayıplar ve uzuv kayıpları gündemdeyken İsrail ordusunda görev yapmış bir askerin “kapsayıcılık” ve “mağduriyet” temaları üzerinden reklam kampanyasında öne çıkarılmasının çelişkili olduğunu savundu.
Reklamın yayımlanmasının ardından sosyal medya platformlarında Adidas’a yönelik boykot çağrıları da hız kazandı.
AKTİVİSTLERDEN ADİDAS ÜRÜNLERİNİ BOYKOT ÇAĞRISI
İtalyan aktivist Vincenzo Fullone, reklam filminin ardından Adidas marka ayakkabılarını çöpe attığı görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı.
Boykotun sivil ve şiddet içermeyen bir direniş yöntemi olduğunu belirten Fullone, tüketicilerin satın alma tercihleri üzerinden şirketlere mesaj verebileceğini savundu.
Fullone, Adidas’ın yıllardır insan hakları, kapsayıcılık ve ayrımcılıkla mücadele temalarını marka imajının merkezine koyduğunu belirterek, son kampanyanın bu anlayışla çeliştiğini ileri sürdü.
“FİLİSTİN GÖRÜNMEZ KILINIYOR” ELEŞTİRİSİ
Fullone, Adidas’ın kampanyasında eski İsrail askerinin öne çıkarılmasını eleştirerek, Gazze’de saldırılar nedeniyle uzuvlarını kaybeden Filistinlilerin yaşadığı dramın görmezden gelindiğini savundu.
Aktivist, reklam tercihinin yalnızca ticari bir karar olmadığını, aynı zamanda hangi mağduriyetlerin görünür hale getirildiğine ilişkin bir tercih olduğunu iddia etti.
Boykot çağrısının da bu nedenle yalnızca bir ürünü satın almama eylemi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Fullone, tüketicilerin ekonomik güçlerini kullanarak şirketlere karşı tavır alabileceklerini ifade etti.
AYÇİN KANTOĞLU: BOYKOT EN KOLAY SİVİL HAMLELERDEN BİRİ
Küresel Sumud Filosu'nda yer alan Türk aktivist Ayçin Kantoğlu da İsrail'i desteklediğini düşündükleri markalara yönelik boykotun sürdürülebilmesi gerektiğini söyledi.
Kantoğlu, bireysel tüketici kararlarının büyük şirketler üzerinde etkili olup olmayacağının sorgulanabildiğini ancak geçmişte uygulanan uluslararası boykotların sonuç verdiğini belirtti.
Güney Afrika’daki apartheid rejimine karşı uygulanan uluslararası boykotu örnek gösteren Kantoğlu, benzer bir tüketici hareketinin Filistin konusunda da oluşturulabileceğini savundu.
“İNSANLIK DRAMI ÜZERİNDEN İMAJ OLUŞTURULUYOR” İDDİASI
Kantoğlu, Adidas’ın reklam kampanyasına ilişkin değerlendirmesinde, Gazze’de sivillerin yaşamını yitirdiğini ve çok sayıda kişinin yaralandığını belirterek, İsrail ordusunda görev yapmış bir askerin reklam kampanyasında mağduriyet üzerinden öne çıkarılmasını eleştirdi.
Kantoğlu, tüketicilerin bu tür kampanyalara karşı demokratik ve barışçıl yöntemlerle tepki göstermesi gerektiğini ifade etti.
Aktivist ayrıca boykotun yalnızca Filistin meselesine ilişkin bir tepki olmadığını, tüketicilerin şirketlerin politikalarına karşı kendi ekonomik tercihleriyle tavır ortaya koyabilmelerinin bir yolu olduğunu söyledi.
ŞEYMA DENLİ YALVAÇ: ALIŞVERİŞ YAPMAMAK AHLAKİ BİR DURUŞ
Küresel Sumud Filosu'nda yer alan Türk aktivist ve Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Şeyma Denli Yalvaç da boykot çağrısına destek verdi.
Yalvaç, tüketicilerin satın aldıkları ürünler aracılığıyla şirketlere ekonomik katkı sağladığını belirterek, etik açıdan sorunlu gördükleri uygulamalara karşı alışveriş yapmama yoluyla tepki gösterebileceklerini savundu.
Boykotun kitlesel hale gelmesi durumunda şirketler üzerinde kamuoyu baskısı oluşturabileceğini ifade eden Yalvaç, tüketicilerin şiddete başvurmadan tepki gösterebilmesinin önemine dikkat çekti.
“PARAMIZLA ZULME ORTAK OLMAYACAĞIZ” MESAJI
Adidas’ın reklam filminin kendisinde büyük rahatsızlık oluşturduğunu söyleyen Yalvaç, savaş ve şiddet görüntülerinin reklam kampanyalarında kullanılmasını eleştirdi.
Yalvaç, markaların yalnızca ürünleriyle değil, kamuoyundaki imajları ve kurumsal duruşlarıyla da değerlendirildiğini belirterek, tüketicilerin alışveriş tercihlerini bu doğrultuda yapabileceğini söyledi.
Boykotun geçici bir tepki olmaması gerektiğini savunan Yalvaç, insani değerlerle bağdaşmadığını düşündükleri uygulamalara karşı tüketici olarak tavırlarını sürdüreceklerini ifade etti.
ADİDAS’A YÖNELİK BOYKOT ÇAĞRILARI SOSYAL MEDYADA YAYILIYOR
Adidas’ın söz konusu reklam kampanyasının ardından sosyal medya platformlarında markaya yönelik eleştiriler ve boykot çağrıları gündeme geldi.
Aktivistler, tüketicileri Adidas ürünlerini satın almamaya ve markanın kampanyasına yönelik tepkilerini barışçıl yollarla dile getirmeye çağırırken, tartışmanın önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın