- Dünya
- 29.08.2025 17:41
ABD’nin Oregon kıyılarında yer alan Axial Seamount isimli sualtı yanardağı, endişe verici sinyaller vermeye başladı. Araştırmacılar, bu aktif volkanın yüzeyin 1.493 metre altında adeta balon gibi şiştiğini ve patlamanın her an gerçekleşebileceğini belirtiyor. Haziran ayında yalnızca bir gün içinde 2.000’den fazla mikrodeprem kaydedildi.
ABD’nin Oregon açıklarında yer alan Axial Seamount sualtı yanardağı, son günlerde olağanüstü sismik hareketlilik göstermeye başladı. Bilim insanlarına göre, deniz tabanının 1.493 metre altında yer alan bu dev volkan, "balon gibi şişerek" patlama belirtileri veriyor. Haziran ayında yalnızca bir günde 2 binden fazla mikrodeprem meydana gelirken, bölgedeki veriler patlamanın an meselesi olabileceğini gösteriyor.
Oregon Eyalet Üniversitesi’nden araştırma görevlisi William Chadwick, yılın başından beri yanardağ içinde erimiş kayanın birikmesi sonucu büyük bir şişme yaşandığını ve bu durumun patlamanın habercisi olabileceğini ifade etti.
Haziran ayında bölgede sismik hareketlilik adeta zirve yaptı. Araştırmalara göre, sadece bir günde 2 binden fazla deprem kaydedildi. Sismik aktivitenin dalgalı seyri, Axial Seamount’un yıl sonuna kadar patlama ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.
Axial Seamount, 1998, 2011 ve 2015 yıllarında üç kez patladı. Bu volkan, northeast Pasifik’teki en aktif denizaltı volkanı olarak tanımlanıyor. Volkanın, Juan de Fuca Sırtı boyunca düzenli patlama örüntüleri gösterdiği bildiriliyor.
Axial Seamount’un hareketleri, kıyıdan uzanan fiber optik kablolar ve sismometreler aracılığıyla gerçek zamanlı olarak izleniyor. Minnesota’daki Carleton College'dan biyolog Rika Anderson, bu sistemin hem sismik aktiviteyi hem de deniz tabanı ekosistemini yakından gözlemleme fırsatı sunduğunu söyledi.
Uzmanlara göre, Axial Seamount gibi denizaltı volkanlarının davranışlarını analiz etmek, karasal volkanik patlamaları öngörme konusunda kritik bilgiler sunabilir. Ancak Smithsonian Enstitüsü’ne göre, geçmiş verilerin yetersizliği nedeniyle volkanik patlamaları kesin olarak tahmin etmek hâlâ büyük bir zorluk.
Sadece lavlar değil, hidrotermal bacalardaki mikrobiyolojik yaşam da araştırmanın bir parçası. Anderson’a göre, bu ekstrem koşullarda yaşayan mikroplar, yaşamın kökenlerine ve Dünya’daki biyojeokimyasal döngülere dair çok değerli bilgiler taşıyor.
(Alındığı Kaynak: NTV)
Kaynak : HABER MERKEZİ