Washington ile Havana arasındaki tansiyon, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın Florida’da yaptığı açıklamalarla yeni bir boyuta taşındı. Konuşmasında Küba’nın ciddi yönetim sorunları yaşadığını savunan Trump, adayı "yakın zamanda yönetimi devralacakları bir yer" olarak tanımladı. Trump’ın bu sözleri salonda gülüşmelere neden olurken, özellikle uçak gemilerine dair kurduğu senaryo dikkat çekti.
TRUMP: UÇAK GEMİLERİMİZİ GÖRÜNCE TESLİM OLACAKLAR
Trump, Orta Doğu operasyonlarına atıfta bulunarak, "İran’dan dönen USS Abraham Lincoln gibi uçak gemilerimiz Küba kıyılarına demirlediğinde, 'Çok teşekkürler, pes ediyoruz' diyecekler" şeklinde konuştu. Beyaz Saray, bu ifadelerin bir "şaka" mı yoksa stratejik bir tehdit mi olduğuna dair henüz bir açıklama yapmadı. Ancak Trump’ın 13 Nisan’da sarf ettiği, "Küba farklı bir hikaye, İran meselesinden sonra oraya bakabiliriz" sözleri, Washington’ın yeni rotasının ada ülkesi olabileceği sinyalini güçlendirdi.
KÜBA’DAN SERT YANIT: GEREKİRSE ÖLÜRÜZ
Trump’ın açıklamalarına Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel’den yanıt gecikmedi. Olası bir askeri müdahale senaryosuna karşı net bir duruş sergileyen Canel, "Böyle bir durum yaşanırsa büyük bir çatışma çıkar. Kendimizi savunuruz ve vatanımız için ölmemiz gerekirse tereddüt etmeden ölürüz" diyerek kararlılık mesajı verdi.
YAPTIRIM KISKACI DARALIYOR
Sözlü gerilimin yanı sıra ABD, Küba’ya yönelik ekonomik baskıyı da bir üst seviyeye çıkardı. Trump’ın imzaladığı yeni kararname ile şu adımlar atıldı:
Küba hükümetine maddi destek sağlayan tüm yetkili ve temsilciler yaptırım kapsamına alındı.
İnsan hakları ihlallerine ve yolsuzluklara karıştığı iddia edilen kişiler hedef seçildi.
"İkincil yaptırımlar" devreye sokularak, Küba ile ticari bağı olan üçüncü taraf kuruluşların ve bankaların küresel sisteme erişimi kısıtlandı.
1 MAYIS ZAMANLAMASINA TEPKİ
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada ABD’nin hamlelerini sert bir dille eleştirdi. Yaptırımların 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda duyurulmasının kasıtlı bir provokasyon olduğunu savunan Rodriguez, "ABD’nin egemen ülkelere veya üçüncü taraflara yaptırım dayatma hakkı yoktur. Bu kararlar Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık bir ihlalidir" ifadelerini kullanarak, Washington’ın tek taraflı zorlayıcı tedbirlerini reddettiklerini bildirdi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın