Ege Üniversitesi'nde obeziteye karşı çözüm arayışları

Ege Üniversitesi, obeziteye karşı bilimsel ve sürdürülebilir çözüm arayışlarını sürdürmeye devam ediyor

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak : EGE AJANS
Ege Üniversitesi'nde obeziteye karşı çözüm arayışları haberinin görseli

Toplum sağlığını tehdit eden kronik sorunlardan biri olarak öne çıkan obezitenin temel nedenlerinden biri hareketsiz yaşam olarak biliniyor. Bu bağlamda spor genetiği ve obezite alanındaki çalışmalarıyla tanınan Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Oral, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Obezitenin yalnızca estetik bir kaygı olmadığını, aksine çok boyutlu metabolik bir problem oluşturduğunu vurgulayan Doç. Dr. Oral, kalıcı çözümün ancak sürdürülebilir bir yaşam disiplini ile mümkün olacağını belirtti.

Doç. Dr. Oral, obezite tedavisinde sık yapılan hatanın süreci yalnızca kısıtlı diyetlerle yürütmek olduğunu ifade ederek, “Bir akademisyen olarak, obeziteyi sadece estetik bir ‘ayna görüntüsü’ kaygısı olarak değil, kökleri genetik ve metabolik süreçlere dayanan küresel bir sağlık sorunu olarak ele almamız gerektiğini vurgulamak isterim. Obezite, beden kitle indeksinin 30’un üzerine çıkmasıyla tanımlanan, vücutta aşırı yağ depolanması durumudur ve bu durum damar sertliği (ateroskleroz), diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, kemik-eklem sorunları ve hatta Alzheimer gibi ciddi hastalıkların zeminini hazırlar. Fiziksel etkilerinin yanı sıra, kişinin psikolojik dengesini, sosyal yaşamını ve iş verimini etkileyen çok yönlü bir problemdir; bu nedenle tanı ve tedavi süreci ciddiyetle yönetilmelidir” dedi.

- REKLAM -

“DİYET VE EGZERSİZ, YAŞAM BİÇİMİ HALİNE GELMELİ”

Kilo kontrolü ve obezite tedavisinin diyet ve sporla yürütülen ‘iki ayaklı’ bir sistem olduğunu ifade eden Doç. Dr. Oral, “Sert diyetler metabolizmayı yavaşlatarak uzun vadede daha fazla kilo artışına yol açar. Sağlıklı kilo kaybının ayda en fazla 1–1,5 kilo olması gerekir. Obezite tedavisi yürümeye benzer; iki ayağınız da sağlam olmazsa ilerleyemezsiniz. Bu sürecin bir ayağı beslenme ise diğer ayağı mutlaka egzersiz olmalıdır. Özellikle su içi egzersizleri (Aqua Biking ve aqua jimnastik) avantajlıdır. Suyun kaldırma kuvveti eklemlere binen yükü azaltır ve kişinin daha uzun süre egzersiz yapmasını sağlar. Aynı zamanda suyun direnci, karadaki egzersizlere kıyasla daha fazla kalori yakılmasını sağlar. Bu yöntem, eklem ve diz ağrısı çeken obez bireyler için hem güvenli hem de yüksek verimli bir seçenektir” dedi.

“EGZERSİZİ ÇOCUKLUKTAN BAŞLAYARAK YAŞAMA YAYMALIYIZ”

Sürecin biyolojik ve genetik arka planını da göz önünde bulundurmak gerektiğini belirten Doç. Dr. Oral, “İnsülin direncini kırmak ve yağ yakımını destekleyen irisin hormonunu artırmak için fiziksel aktivite elzemdir. Sağlıklı uyku düzeni de iştah mekanizmasını dengeler; zira uykusuzluk veya aşırı uyku metabolik dengeyi bozabilir. Akdeniz tipi beslenme gibi doğal ve dengeli modeller benimsenmeli, egzersiz ise çocukluktan yaşlılığa kadar hayatın her evresine yayılmalıdır. Unutulmamalıdır ki amaç kısa süreli estetik değişimler değil, metabolik dengeyi koruyarak sağlıklı yaşlanmayı mümkün kılan kalıcı bir yaşam disiplinidir” dedi.

- REKLAM -

“SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN SPOR KAVRAMINI HAYATIMIZA DAHİL ETMELİYİZ”

Spor salonu veya havuz imkânı olmayan bireyler için yürüyüşün en erişilebilir çözüm olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Oral, “Ofis çalışanları ve ekran bağımlılarının yürüyüşü rutin haline getirmesi gerekir. Haftada beş gün, en az 30 dakika tempolu yürüyüş; tıpkı diş fırçalamak gibi günlük bir alışkanlık olmalıdır. İşe giderken birkaç durak erken inmek veya öğle aralarını kısa yürüyüşlerle değerlendirmek uzun vadede obeziteyle mücadelede büyük fark yaratır. Egzersizin yaşı yoktur. Her birey kendi bedenine ve kapasitesine göre hareket etmelidir. Kaliteli yaşam ve sağlıklı yaşlanmak için ‘Sağlıklı yaşam için spor’ ilkesini hayatımıza dâhil etmeliyiz. Haftada beş gün yapılan 45 dakikalık, nabzı hafifçe yükselten ve terleten aktiviteler, obezitenin önlem ve tedavisinde etkili olacaktır. Obeziteyle mücadelede ancak bilimsel, dengeli ve uzun vadeli bir yaşam kültürüyle başarıya ulaşabiliriz” dedi.

Kaynak : EGE AJANS

Okumaya Devam Et

Aşağı kaydırmaya devam edebilir veya ilgi alanınıza göre seçim yapabilirsiniz.