Eğitim Sen’den ‘karne’ çıkışı: Laik eğitimden sistematik dinselleşmeye

İlkokullarda karne sisteminin değiştirilmesine tepki gösteren Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hamdi Çalık, erken yaşta militarist içeriklerin pedagojik olmadığını, kamu gücüyle özel şirket tanıtımı yapılamayacağını ve sürecin laik eğitimden uzaklaşmanın parçası olduğunu söyledi

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Eğitim Sen’den ‘karne’ çıkışı: Laik eğitimden sistematik dinselleşmeye haberinin görseli

KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilkokullarda hayata geçirdiği yeni değerlendirme sistemi, eğitim çevrelerinde ve kamuoyunda tartışma yarattı. Uygulamayla birlikte ilkokul 3 ve 4. sınıf öğrencilerine Atatürk görselinin yer aldığı klasik karne verilirken, 1 ve 2. sınıf öğrencilerine karne yerine “öğrenci gelişim raporu” adı altında farklı bir belge dağıtılacak. Tartışmaların odağında ise 1 ve 2. sınıflara verilen bu raporda Atatürk’e yer verilmemesi bulunuyor. Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hamdi Çalık, söz konusu uygulamanın yalnızca bir görsel tercihi olarak ele alınamayacağını belirterek, erken yaşta militarist içeriklerin pedagojik olmadığını, kamu gücüyle özel şirketlerin tanıtımının yapılamayacağını ve sürecin laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşmanın bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çalık, tartışmanın yalnızca Atatürk görseliyle sınırlı görülmemesi gerektiğini belirterek, Milli Eğitim’de uzun süredir uygulanan politikalarla müfredatın laik ve bilimsel eğitim anlayışından uzaklaştırıldığını, bu süreçte Cumhuriyet değerlerine ait sembollerin tasfiye edilerek yeni sembol ve simgelerin inşa edildiğini ifade etti.

hamdi çalık

KAMU ELİYLE YAPILAMAZ

Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hamdi Çalık, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bazı uygulamalarının açık biçimde hukuki sorunlar barındırdığını belirterek, kamu kurumlarının özel şirketlerin tanıtımını yapamayacağını vurguladı. Güvenlik araçları ve savunma sanayi ürünlerinin kamuya değil, özel şahıslara ait şirketler tarafından üretildiğine dikkat çeken Çalık, “Bu güvenlik araçlarının, firmalarının sahipleri devlet değil, özel şahıslar. Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu şirketlerin reklamını yapması kabul edilemez. Hukuken ister güvenlik ister başka bir gerekçeyle olsun, kâr amaçlı şirketlerin tanıtımı yapılamaz” değerlendirmesinde bulundu.

karne

PEDAGOJİK DEĞİL

Çalık, ilkokulun ilk yıllarındaki çocuklara yönelik militarist içeriklerin pedagojik açıdan sakıncalı olduğunu dile getirdi. 6–7 yaşındaki çocuklara silahların ve savaş araçlarının övünç unsuru gibi sunulmasının eğitim bilimiyle bağdaşmadığını belirten Çalık, “Bu yaş grubundaki çocuklara çevre sevgisi, insan sevgisi, hayvan ve doğa sevgisi aşılanır. Ölmenin ve öldürmenin kötü bir şey olduğu anlatılır. Buna karşın savaş araçlarının propaganda unsuru hâline getirilmesi pedagojik değildir” ifadelerini kullandı.

karne

MESELE RESİM DEĞİL

Atatürk görselinin öğrenci gelişim raporlarında yer almamasına ilişkin tartışmaların sembolik bir başlıkla sınırlı görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çalık, “Burada mesele bir resim ya da bir ritüel değildir. Uzun süredir Millî Eğitim’de sistematik bir dinselleştirme programı uygulanıyor. Müfredat laik ve bilimsel eğitimden uzaklaştırılıyor, buna ait semboller kaldırılırken yeni semboller inşa ediliyor. Dolayısıyla müfredatın tamamıyla laik eğitimden uzaklaştırılması, ona ait sembol ve simgelerin kaldırılması, yeni sembol ve simgeler inşa edilmesi olarak algılamak lazım. Yoksa Atatürk resmini koydukları zaman sorun çözülmüyor. Atatürk resmini koydular ama Maarif modeli diye bir model getirdiler. Bu modelin tamamı dinselleştirmeye dönük” dedi. Çalık, Atatürk görselinin eklenmesinin tek başına sorunu çözmeyeceğini ifade etti.

karne

DEĞERLER DIŞLANIYOR

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Maarif modeli” başta olmak üzere birçok uygulamasının bu sürecin parçası olduğunu savunan Çalık, bakanlığın çeşitli vakıf ve derneklerle yaptığı protokollere de dikkat çekti. Çalık, “Getirilen model bütünüyle dinselleştirmeye dönük. Yapılan protokollerle cemaatler ve tarikatlar okulların içine giriyor. Atatürk’ün, Yaşar Kemal’in, Nazım Hikmet’in yani Cumhuriyetin yetiştirdiği değerlerin sembol olarak dışlanması, çağ dışı, bilim dışı ve laiklik karşıtı yeni bir eğitim modelinin kendi simgelerini inşa etme sürecidir” diye konuştu.

Kaynak : HABER MERKEZİ

Okumaya Devam Et

Aşağı kaydırmaya devam edebilir veya ilgi alanınıza göre seçim yapabilirsiniz.