EĞITIM

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’ndan yurt güvenliği tepkisi

Eğitim-Sen, İzmir Bakırçay Üniversitesi yurdunda yaşanan taciz olayı sonrası öğrenci yurtlarındaki güvenlik zafiyetlerine dikkat çekerek, yaşananların ‘sistematik ihmal’ olduğunu vurguladı ve sorumlular hakkında işlem yapılması çağrısında bulundu

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), İzmir’de bir kız öğrenci yurdunda yaşanan taciz olayı sonrası yaptığı yazılı açıklamada, öğrenci yurtlarındaki güvenlik zafiyetlerine dikkat çekerek, yaşananların ‘sistematik ihmal’ sonucu olduğunu vurguladı.

Açıklamada, İzmir Bakırçay Üniversitesi Kız Öğrenci Yurdu’nda 29 Mart gecesi bir erkeğin yangın merdivenini kullanarak binaya girip kadın öğrencileri taciz etmesinin ciddi bir güvenlik açığını ortaya koyduğu belirtildi. Söz konusu kişinin herhangi bir engelle karşılaşmadan yurda girebilmesi ve yaklaşık 20 dakika boyunca bina içinde dolaşabilmesi, ‘ağır bir sorumluluk ihlali’ olarak nitelendirildi.

KADIN ÖĞRENCİLER AÇISINDAN AĞIR SONUÇLAR

Yurt yönetiminin olay karşısındaki tutumu da eleştirilen açıklamada, idarecilerin sorumluluk almak yerine tepki gösteren öğrencileri suçladığı ve tutanak tehdidiyle baskı kurmaya çalıştığı ifade edildi. Bu yaklaşımın yalnızca fiziksel güvenlik eksikliği değil, aynı zamanda yönetim anlayışındaki yapısal sorunlara da işaret ettiği kaydedildi. Eğitim-Sen, Türkiye’de öğrencilerin barınma hakkının giderek daraldığını belirterek, yetersiz kamu yurt kapasitesi, denetimsiz özel yurtlar ve kamusal sorumluluğun geri çekilmesinin öğrencileri güvencesizliğe ittiğini vurguladı. Özellikle kadın öğrenciler açısından bu durumun daha ağır sonuçlar doğurduğu ifade edildi.

SENDİKA OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAK

Açıklamada, yurtların öğrenciler için güvenli yaşam alanları olması gerektiği hatırlatılarak, yaşanan olayın kadınların temel haklarından biri olan güvenli yaşam hakkının ihlali anlamına geldiği belirtildi. Eğitim-Sen, yurtlardaki güvenlik sorunlarının münferit olmadığını, denetimsizlik, personel eksikliği ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden yoksun yönetim anlayışının öğrencilerin yaşamını tehdit ettiğini ifade etti. Sendika, öğrenci yurtlarında güvenliğin en üst düzeyde sağlanması, sorumlular hakkında soruşturma başlatılması, yurtların düzenli denetlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca, yaşanan olayın takipçisi olunacağı ve öğrencilerin barınma hakkı güvenli koşullarda sağlanana kadar mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı.