EĞITIM

Konak'ta okuma yazma kursu kadınların hayatını değiştiriyor

Konak Belediyesi ile Konak Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde Basmane Semt Merkezi'nde açılan Okuma Yazma Kursu, okuma yazma bilmeyen kadınların hayallerine yeniden umut oldu.

Konak Belediyesi ile Konak Halk Eğitimi Merkezi ortaklığında yürütülen Okuma Yazma Kursu'na katılan kadınlar, kursa başladıklarında tek bir harf dahi tanımazken, yalnızca bir buçuk aylık eğitim sonunda okuma ve yazma konusunda önemli bir gelişim gösterdi. Kursu başarıyla tamamlayan kursiyerler, alacakları diplomayla ilkokul mezunu olma hakkı kazanacak. Bir buçuk ay gibi kısa sürede büyük ilerleme kaydeden kursiyerler, kurs sonunda ilkokul diploması alırken, kimisi ehliyet, kimisi ise üniversite hayali kuruyor.

TARİHİ BİNADA ÖĞRENMENİN KEYFİNİ YAŞIYORLAR

Basmane Semt Merkezi'nin tarihi atmosferi, kursiyerlerin eğitim motivasyonunu artıran önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Ders aralarında tarihi binanın avlusunda çay ve kahve eşliğinde dinlenen kadınlar, molalarını da kitap okuyarak ve ders çalışarak değerlendiriyor. Yoğun ilgi gören Okuma Yazma Kursu, Aziziye Semt Merkezi'nde de devam ederken, kadınlar kendilerine en yakın merkezde eğitim alma fırsatı buluyor.

"HEPSİNİN ORTAK HEDEFİ KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURMAK"

Uzun yıllardır Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde okuma yazma kurslarında görev yapan Kurs Eğitmeni Eylem Aktay, Konak Belediyesi'nin bu kurslara ev sahipliği yapmasının önemli bir destek olduğunu belirtti. Kurs Eğitmeni Eylem Aktay şöyle konuştu: "Perşembe ve cuma günleri Basmane Semt Merkezi’ndeki derslerimize günde 8 saat katılım sağlanıyor. Bazılarının imkanı yokmuş, bazıları küçük yaşta evlilik yapmış, çeşitli nedenlerle okuyamamışlar. Ama şimdi hepsinin birleştiği bir nokta var; ‘Kendi ayaklarım üzerinde kalmalıyım’ diyorlar. Geldiklerinde hiçbiri harfleri tanımıyordu. Şu anda derslerimiz gayet güzel ve başarılı geçiyor. Belediyenin bu kurslara ev sahipliği yapması çok önemli."

“HELE ÖNCE BİR SOR, OKUMA YAZMAN VAR MI?"

Kursiyer Selma Çiçek, okuma yazma bilmediği için günlük yaşamda yaşadığı zorlukların kendisini kursa katılmaya teşvik ettiğini anlattı. Hastanede sırasını kaçırdığını, dolmuşların güzergâhını öğrenebilmek için şoförlere sormak zorunda kaldığını belirten Selma Çiçek, yaşadığı bir olayı şu sözlerle anlattı: "Bir gün hastaneye giderken dolmuşu durdurdum, hastaneye gidip gitmediğini sordum. Şoför, üstünde yazıyor, görmüyor musun, dedi. ‘Okuma yazmam olsaydı, seni zaten durdurmazdım. Hele önce bir sor ki okuma yazman var mı’ dedim. O gün karar verdim bir kelime de olsa, okumayı öğreneceğim, dedim. Buraya da o hevesle geliyorum. Köyümüze okul geldiğinde5 yaşındaydım. Çalışıyordum, okula gidemedim. Sonra evlendim, çocuklar oldu, İzmir’e geldik, fabrikada çalıştım, okumaya fırsat olmadı. Şimdi, emekliyim, çocuklar büyüdü, ben de okuma yazma öğrenmeye fırsat buldum."

"ÖNCE EHLİYETİMİ ALACAĞIM, SONRA MÜHENDİS OLACAĞIM"

Kursun en dikkat çeken başarı hikâyelerinden biri de Meryem Delican oldu. Küçük yaşta yaşadığı zorluklar nedeniyle eğitim hayatına başlayamayan Delican, şimdi hayallerinin peşinden gitmeye kararlı. Meryem Delican, geleceğe dair umutlarını şu sözlerle dile getirdi: "Buraya büyük hevesle geliyorum. Küçükken babamı kaybettik, evin yükü bana kaldı, okula gidemedim. Sonra evlendim, köydeydik, bu sefer de eşim bırakmadı, okuyamadım. Artık ne olursa olsun okumaya karar verdim. Önce ehliyetimi alacağım, sonra mühendis olacağım. Burayı da çok seviyorum. Bu binanın ayrı bir sevgisi, ayrı bir güzelliği var. Burada bizimle çok ilgileniyorlar. Molalarımızda bahçede çay, kahve içiyoruz. Başkanımız burayı iyi ki açmış, çok teşekkür ediyoruz."

"BİR HARF BİLE OLSA ÖĞRENMEK İYİDİR"

Kursiyerlerden Melike Emrek ise okuma yazma öğrenmenin hayatındaki önemini kısa ama anlamlı sözlerle ifade etti. Melike Emrek şunları söyledi: "Bir harf bile olsa öğrenmek iyidir. Binamızı da çok seviyoruz, buradan çok memnunuz. Teşekkür ediyoruz."