2023-2024 eğitim-öğretim yılının ilk yarısı9 Ocak Cuma günü sona erdi ve iki haftalık yarıyıl tatili başladı. Fakat eğitim sektöründe yaşanan sorunlar bitmedi, tam aksine artıyor. Yarıyıl tatilinin ardından Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), devlet ve özel okullara ayna tuttu; eğitim emekçilerinin yıllardır çok ağır çalışma koşulları altında görev yaptığını kaydetti.
Devlet okullarında ek ders karşılığı çalıştırılan ve tamamı asgari ücretin altında ücret alan ücretli öğretmenlerin sayısının 90 bine yakın olduğunu kaydeden Eğitim-Sen, “Boş kadro olmasına rağmen, uzunca bir süredir eğitim kurumlarına genel idari hizmetler, teknik personel ve yardımcı hizmetler sınıfında memur alımı yapılmamaktadır” bilgisini paylaştı.
ÇÖZÜM BEKLEYEN MİLYON9 BİN ÖĞRETMEN!
Eğitim-Sen paylaştığı açıklamada, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın örgün eğitim istatistiklerine göre Türkiye’de örgün eğitimde (resmi + özel)7,5 milyon öğrenci bulunmaktadır. Toplam 75 bin9 eğitim kurumu içinde devlete ait okul sayısı 60 bin 734 iken, özel okulların sayısı4 bin 281’dir. Devlet okullarında okuyan öğrenci sayısı5 milyon 887 bin 296, özel okullarda okuyan öğrenci sayısı milyon 578 bin 233; açık öğretimde okuyan öğrenci sayısı ise 2 milyon 346 bin 654’dir. Türkiye çapında devlet ve özel okullarda toplam milyon39 bin 673 öğretmen görev yapmaktadır. 2022/23 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin sayısı 974 bin; özel okullarda çalışan öğretmenlerin sayısı32 bin civarındadır.4 Mayıs 2023 seçimleri öncesinde atamaları yapılan ve Eylül’de göreve başlatılan 45 bin öğretmen de eklendiğinde, devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin sayısı milyon9 bine ulaşmaktadır” sözlerine yer verdi.
YAŞAM KOŞULLARI GİDEREK AĞIRLAŞIYOR
“2023/2024 eğitim öğretim yılının ilk yarısında sözleşmeli istihdam edilen öğretmen sayısı 50 bin82’dir” denilen açıklamada, “Devlet okullarında ek ders karşılığı çalıştırılan ve tamamı asgari ücretin altında ücret alan ücretli öğretmenlerin sayısı 90 bine yakındır… Türkiye’de yıllardır çok ağır çalışma koşulları altında ve özveriyle görev yapan eğitim emekçilerinin yaşam koşulları giderek ağırlaşırken, boş kadro olmasına rağmen, uzunca bir süredir eğitim kurumlarına genel idari hizmetler, teknik personel ve yardımcı hizmetler sınıfında memur alımı yapılmamaktadır. Bu durum okullarda ‘dışarıdan hizmet satın alma’ yöntemi ile taşeron çalıştırma uygulamalarının artmasına neden olmuştur. Devlet okullarının üçte ikisinde kadrolu yardımcı yardımcı hizmetli bulunmamakta, okullarda yardımcı hizmetlerin büyük bölümü İŞKUR’un 9 aylık sürelerle istihdam edilen Toplum Yararına Çalışma Programı (TYP) personeli ya da geçici personel istihdamı üzerinden yapılmaktadır” ifadeleri kullanıldı.