Kamu kurumlarında üç yılda bir yapılan banka promosyonu ödemeleri, eğitim alanında yeni bir tartışmayı gündeme getirdi. Birçok okulda görev yapan ücretli öğretmenlerin promosyon ödemelerinin dışında bırakıldığı belirtilirken, uygulamaya sendikalardan tepki geldi. Aynı okulda ve aynı sınıflarda görev yapan ücretli öğretmenlerin bu ödemelerden yararlandırılmamasının açık bir eşitsizlik olduğunu belirten Eğitim Sen İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Bülent Karakaş, uygulamanın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Karakaş, eğitim sisteminde yıllardır sürdürülen ücretli öğretmenlik uygulamasının güvencesiz çalışma biçimlerinin başında geldiğini belirterek, kadrolu istihdam yerine düşük ücretli ve geçici çalışma modelinin yaygınlaştırıldığını söyledi. Bu durumun hem öğretmenlerin yaşam koşullarını zorlaştırdığını hem de eğitim sisteminde ciddi eşitsizlikler yarattığını vurguladı.
ÖĞRETMENLER AYRIMCILIĞA UĞRUYOR
Karakaş, eğitim sisteminde yıllardır sürdürülen ücretli öğretmenlik uygulamasının güvencesiz çalışma biçimlerinin başında geldiğini belirtti. Kadrolu istihdam yerine geçici ve düşük ücretli çalışma modelinin yaygınlaştırıldığını ifade eden Karakaş, bunun hem öğretmenlerin yaşam koşullarını zorlaştırdığını hem de eğitim sisteminde ciddi eşitsizlikler yarattığını kaydetti. Promosyon ödemelerinde ücretli öğretmenlerin kapsam dışı bırakılmasının yeni bir hak kaybı yarattığını dile getiren Karakaş, aynı işi yapan öğretmenler arasında ayrım yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Ücretli öğretmenlerin promosyon ödemelerinden yararlanması gerektiğini dile getirdiklerinde çoğu zaman “görevlerinin ne zaman sona ereceğinin belli olmadığı” gerekçesiyle karşılaştıklarını aktaran Karakaş, “Eğitim sisteminin önemli bir yükünü taşıyan ücretli öğretmenler belirsiz ve geçici bir çalışma düzenine mahkûm ediliyor, temel haklardan dahi yararlanamayan bir konumda bırakılıyor” diye konuştu.
EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET UYGULANMALI
Ücretli öğretmenlerin çoğu zaman sigorta haklarından tam anlamıyla yararlanamadığını ve sigortalarının eksik yatırıldığını belirten Karakaş, kadrolu öğretmenlerle aynı işi yapmalarına rağmen çok daha düşük ücretle çalıştırıldıklarını ifade etti. Bir eğitim yılı boyunca düzenli gelir elde edemediklerini, çoğu zaman yalnızca 7-8 ay ücret alabildiklerini kaydeden Karakaş, tatil ve ara dönemlerde ise herhangi bir ekonomik güvenceden yoksun bırakıldıklarını söyledi. Eğitim emekçileri arasında kadrolu, sözleşmeli ya da ücretli ayrımı yapılarak hakların farklılaştırılmasının çalışma yaşamındaki adalet ve eşitlik anlayışına aykırı olduğunu vurgulayan Karakaş, “Ücretli öğretmenlerin banka promosyonu ödemelerinden eşit biçimde yararlandırılmasını, güvencesiz ve düşük ücretli çalışma modeline son verilmesini ve ücretli öğretmenlerin kadrolu ve güvenceli istihdam kapsamına alınmasını talep ediyoruz” dedi.