Mısır mitolojisinde ufuk çizgisinin tanrısı "Aker"den ilham alan besteci, "Yer ve Gök" temalı konser için kaleme aldığı eserinde hayatın döngüselliğini, karanlık ile aydınlık arasındaki geçişleri konu aldı.
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen konserde, İsviçreli pan flüt sanatçısı Michel Tirabosco ve arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu tarafından eser ilk kez seslendirildi.

Prof. Dr. Özge Gülbey, eserin ortaya çıkış sürecinin arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu ile yaptığı sohbet sonrasında başladığını söyledi.
Pancaroğlu'nun festival konserinin temasına uygun bir eser talep ettiğini belirten Gülbey, sanatçının Mısır seyahatinden ve mitolojisinden etkilenmesinin kendisini de bu alanda araştırmaya yönlendirdiğini anlattı.
Araştırmaları sırasında Mısır mitolojisindeki ufuk tanrısı Aker'den ilham aldığını ifade eden Gülbey, şunları kaydetti:
"Aker, gün kendisini geceye teslim ettiğinde, Ra'nın muhafızı olarak yeraltı dünyasına iniyor. Bu konuda araştırma yapınca esin kaynaklarım canlandı. Döngüsel bir hareket söz konusu olduğunu fark ettim. Eseri de bu bağlamda besteledim. Dinleyicilere hayatın döngüselliğini, her zaman aydınlığa ulaştığını ama arkasından karanlığın da gelebileceğini ve bu döngünün bizi korkutan değil, yaşamsallığımızı sağladığını anlatmaya çalışıyorum."

Daha önce arp için eserler bestelediğini ancak pan flüt için ilk kez çalıştığını belirten Gülbey, enstrümanın teknik özelliklerini ayrıntılı şekilde inceleyerek besteyi oluşturduğunu söyledi.
Birçok eserinin dünyanın farklı ülkelerinde seslendirildiğini dile getiren Gülbey, dünya prömiyerinin İzmir'de yapılmasının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı.
Bestecilikte kendilerine öğretilen bir sözü hatırlatan Gülbey, "Üniversitedeki ilk dersimizde bize 'Besteci ayağını toprağına basmalıdır' denmişti. Bu cümleyle eğitimim başladı. Şu anda ayağımı toprağıma basıyorum." diye konuştu.

"BİR KEŞİF YOLCULUĞU"
Arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu ise konser programının temasının dünyevi olanla, dünya dışı olan arasındaki ilişki üzerine kurduğunu söyledi.
"Yer ile gök arasında ne var?" sorusundan hareketle repertuvarı şekillendirdiğini belirten Pancaroğlu, konser temasına uygun özgün bir eser arayışının kendilerini Özge Gülbey ile buluşturduğunu anlattı.
Mısır seyahatinin de projeye ilham verdiğini ifade eden Pancaroğlu, eserin dinleyiciyi bir keşfe çıkardığını belirterek, "Eser, ufkun, gecenin gündüze, gündüzün geceye döndüğü o dairesel hareketi üzerine kurulu. Bir dünyanın içine giriyorsunuz ve o daimi olarak dönüyor." diye konuştu.
Pan flüt için yazılmış özgün eser sayısının az olduğuna dikkati çeken Pancaroğlu, yeni bestelerin ortaya çıkmasının önemine değinerek, şunları söyledi:
"Literatüre Türkiye'den bir katkıda bulunmak güzel. Kendim de hayata geçirdiğim Türk Arpı Projesi'nde, Türk arp müziği eserlerini dünyadaki arpistlerin seslendirmesi için kaleme aldım. Yeni bestelerin ortaya çıkması, dünyada bizim müziklerimizin çalınıyor olması benim kariyerimde çok temel, önemli, merkezi bir konu. Bu sefer de başka bir besteci üzerinden bunu sağlamış olmak beni tabii fazlasıyla mutlu ediyor."
İsviçreli pan flüt sanatçısı Michel Tirabosco da Gülbey'in pan flütün ruhunu ve karakterini başarıyla esere yansıttığını belirterek, "Pan flüte şarkı söyleten bir eser. 'Yer ile Gök Arasında' adlı eserde Şirin Pancaroğlu gökyüzü, ben yeryüzüm." ifadelerini kullandı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın