27 Mart 2026, Cuma 17:27
16°C İzmir

YÖK Başkanı Özvar yükseköğretimde dönüşüm mesajı: 3+1 hatta 2+2 ya da 7+1 veya 6+2 modelini hayata geçirmeliyiz

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yalnızca teorik bilgiye dayalı bir eğitim anlayışının yeterli olmadığını belirterek, "Öğrencilerimizi daha erken dönemde uygulama ile buluşturan, onları proje üretmeye teşvik eden ve gerçek hayat problemleriyle temas ettiren bir eğitim modeline geçişi gerekli görmekteyiz. 3+1 hatta 2+2 ya da 7+1 veya 6+2 modelini hayata geçirmeliyiz” dedi.

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Kaynak: DHA
YÖK Başkanı Özvar yükseköğretimde dönüşüm mesajı: 3+1 hatta 2+2 ya da 7+1 veya 6+2 modelini hayata geçirmeliyiz haberinin görseli

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Atatürk Üniversitesi Senato Salonu'nda yapılan Üniversitelerarası Kurul Toplantısı'na (ÜAK) başkanlık etti. Toplantının açılışında konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim sisteminde son dönemde stratejik bir değişim ve dönüşüm süreci yaşandığını bildirdi. Yürüttükleri stratejik dönüşümün önemli bir boyutunun yükseköğretim programlarına ilişkin hayata geçirdikleri kontenjan politikası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özvar, "Bu konuyla ilgili kapsamlı değerlendirmelerimi kısa bir süre önce hem kamuoyuyla hem de sizlerle paylaştım. Çok kısa şekilde bir kez daha ifade etmek isterim; kontenjan konusunu yalnızca sayısal bir mesele olarak değil, ülkemizin insan kaynağı planlamasının stratejik bir unsuru olarak ele almaktayız. Üniversitelerimizin akademik ve fiziki kapasitesi, iş gücü piyasasının ihtiyaçları ve geleceğin meslek alanları birlikte değerlendirilerek çok dengeli ve rasyonel bir planlama yapmaktayız. Bu sürecin ilgili tüm kamu kurumlarıyla, sektör temsilcileriyle ve sivil toplum örgütleriyle yakın iş birliği içerisinde yürüttüğümüzü ve yürüteceğimizi de bilmemizi isterim. Amacımız mezunlarımızın istihdam imkanlarını güçlendiren, ülkemizin kalkınma hedefleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir yükseköğretim yapısı oluşturmaktır. Bu bakımdan başkanlığımıza ulaşan her türlü kontenjan ve yeni program açma taleplerini bu hususları göz önüne almak suretiyle değerlendirdiğimizi bilmenizi isterim" diye konuştu.

“3+1 HATTA 2+2 YA DA 7+1 VEYA 6+2 MODELİNİ HAYATA GEÇİRMELİYİZ”

Yükseköğretimde stratejik dönüşümün en önemli aşamalarından birinin de lisans programlarının içerik ve yapısının yeniden ele alınması olduğunu belirten Prof. Dr. Özvar, şunları söyledi:

"Artık yalnızca teorik bilgiye dayalı bir eğitim anlayışının yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Öğrencilerimizi daha erken dönemde uygulama ile buluşturan onları proje üretmeye teşvik eden ve gerçek hayat problemleriyle temas ettiren bir eğitim modeline geçişi gerekli görmekteyiz. Öğlencilerimizin çok sayıda ancak derinlik ve beceri kazandırmayan derslerle meşgul etmek yerine onların yeteneklerini ortaya koyabilecekleri, proje geliştirebilecekleri ve üretkenliklerini artırabilecekleri bir yapı kurmamız önemlidir. Bu çerçevede günümüz dünyasında, ülkemizde yükseköğretimin en önemli meselelerinden biri olan uygulamalı eğitime de özel bir önem atfettiğimizi vurgulamak isterim. Sizlerle daha önce detaylarını paylaştığım üzere kısa süreli ve çoğu zaman sembolik kalan staj uygulamaları yerine öğrencilerin doğrudan üretim süreçlerine katıldığı gerçek iş ortamlarında deneyim kazandığı bir modeli yaygınlaştırdığımızı kamuoyuyla paylaşabiliriz. Bu dönüşümün merkezinde iş yeri temelli uygulamalı, meslek eğitim anlayışı yatmaktadır. Daha önceki buluşmamızda ön lisans ve lisans programlarında bir ya da iki dönemi kapsayan uygulamalı eğitim modellerini devreye alacağımızı ifade etmiştim. Bu konudaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam etmekteyiz. Gördüğümüz tablo şudur: Sadece ön lisansta değil lisansta da uzun süreli iş yerinde mesleki eğitime ağırlık verilen program veya bölümlerden mezun olan öğrencilerimizin istihdam oranları yükselmektedir. Bu gerçek apaçık bir şekilde ortaya çıktığına göre bütün üniversitelerimizin artık ortaya koyduğumuz bu vizyon ve perspektifle 3+1, 2+2 ya da 7+1 veya 6+2 modelini hayata geçirmek için gerekli çalışmaları başlatmalarını kendilerinden beklediğimiz bu toplantı vesilesiyle sizlere sunmak isterim."

Mesleki eğitimde Organize Sanayi Meslek Yüksekokullarının önem çıkan bir başlık olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özvar, bu modeli daha da yaygınlaştırmayı planladıklarını söyledi.

- REKLAM -

“11 ÜNİVERSİTEMİZİN İLK 500 İÇİNDE YER ALMASI ÇOK KIYMETLİ”

Üniversitelerin araştırma performansı ve uluslararası görünürlüğü üzerinde hassasiyetle durduklarını kaydeden Prof. Dr. Özvar, "Uluslararası sıralamaları tek başına bir hedef olarak, amaç olarak görmediğimizi her vesileyle her platformda ifade etmeye çalışıyoruz. Ancak üniversitelerimizin bilimsel üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü göstermesi bakımından önemli de bulduğumuzu ifade etmek isterim. Bu alanda kaydettiğimiz yükselişin sürdürülebilir olması önemli bir konudur. Bunun için tüm üniversitelerimizin gayret göstermesi hepimiz açısından beklenen bir faaliyettir. Bu konuda son dönemde memnuniyet verici neticeler aldığımızı gözlemlemekteyiz. Uluslararası bir sıralama kuruluşu tarafından bu hafta açıklanan 2026 alan bazlı dünya üniversite sıralamasında Türkiye'den 11 üniversitemizin farklı alanlarda ilk 500 içinde yer alması çok kıymetli bir gelişme veya haberdir. 100'ün üzerinde ülkeden yaklaşık bin 900 üniversitenin değerlendirmeye alındığı bu kapsamlı çalışmada elde edilen başarı üniversitelerimizin küresel akademik rekabette giderek daha güçlü bir konuma yükseldiğini ortaya koymaktadır" dedi.

Yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital teknolojiler gibi alanlarda çalışmaların yoğun bir şekilde sürdüğünü anlatan Prof. Dr. Özvar, "Bu alanlarla açılan yeni programların sürdürülebilirliği için nitelikli akademik insan kaynağı yetiştirilmesi kritik bir ihtiyaç haline gelmiştir. Buna dair kadro izinleri Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı’ndan alınmış bulunmaktadır. Öğretim elemanı yetiştirmek için farklı disiplinlerden mezunların bu alanlara, yönlendirilmesini sağlayacak lisansüstü eğitim imkanlarını genişleteceğimizi bu vesileyle kamuoyuyla paylaşmak isterim. Yakın zamanda yürürlüğe giren düzenlemelerle birlikte doktora eğitimine ilişkin önemli bir yapısal değişikliği de hayata geçirdiğimizi dile getirmek isterim. Öncelikli alanlarda doktora öğrencisi seçimi için merkezi bir sınav sistemi getiriyoruz. Bu yıl inşallah bunu başlatmış olacağız. Bu düzenlemeyle doktora eğitimine giriş sürecini daha şeffaf, ölçülebilir ve nitelik odaklı bir yapıya kavuşturmayı hedeflemekteyiz. Aynı zamanda bu sistem araştırma görevlisi kadrolarının stratejik alanlara yönlendirilmesini sağlayarak ülkemizin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının daha planlı bir şekilde yetişmesine katkı sunacaktır. Bununla birlikte lisansüstü eğitim mevzuatında gerçekleştirdiğimiz değişikliklerle doktora programlarına kabul süreçleriyle akademik kadro planlaması arasında daha bütüncül ve eş güdümlü bir yapı oluşturuyoruz. Bu yaklaşık yükseköğretim sistemimizin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından önemli bir başlık olarak önümüzde durmaktadır" diye konuştu.

Kurul üyeleriyle rektörlük binası önündeki kartal heykeli önünde fotoğraf çektiren YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar'a Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu hediye verdi.

Kaynak: DHA

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.