Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi’nin (BİSAM) Temmuz 2026 Açlık ve Yoksulluk Raporu’nun açıklanmasının ardından İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Genel Merkezi yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için aylık en az 36 bin 324 liraya, temel ihtiyaçlarla birlikte insanca yaşayabilmesi için ise19 bin 330 liraya ihtiyaç duyduğu belirtildi. Asgari ücretin 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığının ise 23 bin 552 lira olduğuna dikkat çekilen açıklamada, toplumun büyük bölümünün açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiği savunuldu. Dernek, artan hayat pahalılığı, düşük ücret politikaları ve yüksek enflasyon nedeniyle milyonlarca vatandaşın temel gıda ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığını belirterek, mevcut ekonomik tablonun sosyal yardımlarla çözülemeyeceğini, kalıcı çözümün üretim, istihdam ve gelir artışıyla mümkün olacağını vurguladı.
EMEKLİLER VE ASGARİ ÜCRETLİLER SEFALETTE EŞİTLENDİ
Dernek açıklamasında en düşük emekli maaşı uygulamasının emeklileri giderek aynı gelir seviyesinde topladığına dikkat çekilerek, 2019 yılında ortalama emekli aylığının en düşük emekli maaşından yüzde 92 daha yüksek olduğu, Temmuz 2026 itibarıyla ise bu farkın yalnızca yüzde5’e kadar gerilediği belirtildi. Açıklamada, “Sonuçta emekliler de asgari ücretliler de daha iyi koşullarda değil, sefalette eşitlendi. Asgari ücretin ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında bırakılması milyonlarca insanı yaşam mücadelesi vermeye zorluyor. Ailelerin ay sonunu getirmesi her geçen gün daha da güçleşiyor, mutfaktaki yangın ise temel gıda ürünlerine gelen zamlarla büyüyor” ifadelerine yer verildi.
ENFLASYON FARKI BİLE ÇALIŞANLARA YANSITILMADI
Temmuz ayında kamu çalışanları ve emeklilere yapılan yüzde3,52 oranındaki maaş artışının yetersiz olduğu belirtilen açıklamada, aynı dönemde TÜİK’in açıkladığı altı aylık resmi enflasyonun yüzde7,76 olduğuna dikkat çekildi. Dernek açıklamasında, “Aradaki 4,24 puanlık fark bir hata değil, yoksullaştırma politikasıdır. Memurun ocakta aldığı zam temmuzda enflasyon farkından düşürüldü. Bu uygulama yalnızca memur ve emeklileri değil; evde bakım yardımı, 65 yaş aylığı, engelli maaşı ve kıdem tazminatı tavanı gibi milyonlarca vatandaşı ilgilendiren ödemeleri de olumsuz etkiliyor. TÜİK’in açıkladığı resmi veriler bile alım gücündeki kaybı ortaya koyarken, vatandaşın hissettiği gerçek enflasyon çok daha yüksek seviyelerdedir” denildi.
YOKSULLUK SOSYAL YARDIMLA ÇÖZÜLEMEZ
İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği, sosyal yardımların yoksulluğu ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini savunarak kalıcı çözümün üretim ve örgütlü mücadeleden geçtiğini ifade etti. Açıklamada, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre yardıma muhtaç kişi sayısı7 milyonu aşmış durumda. Çocuk yoksulluğunda Türkiye Avrupa Birliği ortalamasının neredeyse iki katına ulaştı. Yoksulluk sosyal yardımlarla çözülemez. Ucuzluk ancak bilinçli üretim, istihdamın artırılması ve halkın gelir seviyesinin yükseltilmesiyle sağlanabilir. İşsizlik ve hayat pahalılığının temel nedeni sermaye düzenidir. Bu sömürü düzeni sona ermedikçe ne enflasyon ne de yoksulluk ortadan kalkacaktır. Örgütsüz halk köle halktır, örgütlü halk yenilmez. Asgari ücretli de emekli de sefalet değil, insanca yaşayacak bir gelir istiyor” ifadeleri kullanıldı.