EKONOMI

İZSİAD Başkanı Yüksel uyardı: İzmir ihracatta büyüyor, sektörlerin yarısı geriliyor

İzmir ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 6,8 artarak Türkiye ortalamasını aşarken, 25 sektörün 13’ünde yaşanan düşüş dikkat çekti. İZSİAD Başkanı Alaattin Yüksel, büyümenin sevindirici olduğunu ancak sektörlerdeki kan kaybının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı

İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (İZSİAD) hazırladığı Haziran Dış Ticaret Raporu’nu değerlendiren İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, İzmir’in ihracat performansına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yüksel, kentin yılın ilk yarısında ihracatını yüzde 6,8 artırarak Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme kaydetmesinin sevindirici olduğunu belirtti. Ancak İzmir’in ihracat yaptığı 25 sektörün3’ünde gerileme yaşanmasının dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı. İZSİAD Başkanı Yüksel, “Toplam ihracat rakamındaki büyüme bizi yanıltmamalı. Büyük resme bakarken ayrıntıları kaçırırsak, İzmir’in bazı güçlü sektörlerinde yaşadığı kan kaybını zamanında göremeyiz” dedi.

İZSİAD’ın Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verileri üzerinden hazırladığı çalışmaya göre İzmir’in ihracatı 2026’nın ilk yarısında yüzde 6,8 artarken, Türkiye ihracatı yine TİM verilerine göre yüzde 4,7 büyüdü. İzmir böylece Türkiye ortalamasının 2,1 puan üzerinde performans gösterdi. Haziran ayında ise İzmir’in ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,3 artarak milyar 292,7 milyon dolara ulaştı ve yılın ilk altı ayındaki en yüksek aylık ihracat rakamı kaydedildi. Ancak aynı dönemde İzmir’in ihracat yaptığı 25 sektörün2’sinde artış görülürken3 sektör yılı gerilemeyle sürdürdü.

“İHRACATTA BÜYÜMENİN NİTELİĞİNE ODAKLANMALIYIZ”

İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, İzmir’in Türkiye ortalamasının üzerinde büyümesini önemli bulduklarını belirterek ihracat performansının yalnızca toplam rakam üzerinden okunmaması gerektiğini söyledi.

İhracatın sürdürülebilirliği açısından büyümenin sektörlere ne ölçüde yayıldığının da yakından izlenmesi gerektiğini ifade eden Yüksel, “İlk bakışta yüzde 6,8’lik artış olumlu ve değerli. Türkiye ortalamasının 2,1 puan üzerindeyiz. Ancak bir adım daha yaklaşıp toplamın içine baktığımızda farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. 25 sektörümüzün3’ünde ihracat geriliyor. Dolayısıyla ‘İzmir ihracatta büyüdü’ dediğimizde doğru bir toplam rakamı ifade ediyoruz ama sektörlerimizin yarısından fazlasının yaşadığı daralmayı da gözden kaçırmamalıyız. Bizim için asıl mesele büyümenin niteliği, sürekliliği ve sektörlere ne kadar yayıldığıdır” diye konuştu.

“SEKTÖREL KAYIPLARA SEYİRCİ KALAMAYIZ”

Raporda özellikle İzmir ve Ege ekonomisi açısından geleneksel öneme sahip bazı sektörlerdeki gerilemenin dikkat çektiğini söyleyen Yüksel, zeytin ve zeytinyağı ihracatındaki yüzde 43,2’lik, tekstildeki yüzde9,5’lik, hububat ve bakliyattaki yüzde4’lük düşüşün üzerinde durulması gerektiğini vurguladı.

Kimyevi maddeler gibi bazı sektörlerdeki yüksek büyüme oranlarının genel tabloyu yukarı çekmesinin sevindirici olduğunu ancak bunun diğer sektörlerde yaşanan kaybı önemsiz hale getirmediğini belirten Yüksel, “İzmir sanayisi ve ihracatı çok sektörlü bir yapıya sahip. Biz bu çeşitliliği korumak zorundayız. Birkaç güçlü sektörün toplam rakamı yukarı taşıması elbette kıymetlidir ancak tekstilde, zeytin ve zeytinyağında ya da diğer üretim alanlarında yaşanan gerilemeye seyirci kalamayız. Çünkü ihracatta kaybedilen her sektör aynı zamanda üretim, istihdam, tedarik zinciri ve kent ekonomisi açısından da bir uyarı işaretidir. İzmir’in bazı önemli damarlarında kan kaybı varsa bunu toplam büyümenin arkasına saklayamayız” dedi.

“SORUNLARI SEKTÖR BAZINDA TESPİT ETMELİYİZ”

Türkiye’nin ve İzmir’in küresel rekabet koşullarının giderek ağırlaştığı bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Yüksel, ihracatçı firmaların maliyetlerini, finansmana erişimini ve rekabet gücünü gözeten politikaların önem kazandığını ifade etti.

İzmir’in üretim kültürü, limanları, lojistik olanakları, sanayi altyapısı ve girişimci yapısıyla çok daha yüksek bir ihracat potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Yüksel, “Biz yalnızca ihracatımızın artmasını değil, mümkün olduğunca çok sektörümüzün bu büyümeye katılmasını istiyoruz. Sağlıklı ve sürdürülebilir büyüme ancak böyle mümkün olur. Bir sektör büyürken diğerinin hızla küçüldüğü bir yapı uzun vadede kırılganlık yaratır. Bu nedenle sektör bazında sorunları doğru tespit etmeli, rekabet gücünü kaybetmeye başlayan alanlarda nedenleri hızla ortaya koymalı ve çözüm üretmeliyiz. İzmir’in ihracattaki hızlanmasını memnuniyetle karşılıyoruz ancak bu olumlu tablo, sektörlerimizin yarısında yanan uyarı ışıklarını görmemize engel olmamalı” diye konuştu.