EKONOMI

Türk zeytin ve zeytinyağına ABD darbesi: İhracatçı alarmda

ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağına yüzde 12,5 oranında ek gümrük vergisi uygulaması, Türk sektörünü en büyük ihracat pazarı olan ABD’de rakipleri karşısında dezavantajlı duruma getirdi

Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü, baskılı döviz kuru nedeniyle ihracatta zorlanırken, ABD’nin ülkelere göre farklı ek vergi uygulama kararıyla rekabette önemli bir dezavantajla karşı karşıya kaldı. ABD Ticaret Temsilciliğinin kararı doğrultusunda, Türkiye’den ABD’ye gönderilecek zeytinyağına mevcut gümrük vergilerine ek olarak yüzde2,5 oranında vergi uygulanacak. Türkiye’nin önemli rakiplerinden Tunus’un ek tarifeden muaf tutulması ve Avrupa Birliği ürünlerine daha düşük oranda vergi uygulanması, Türk ihracatçısının ABD pazarındaki rekabet gücünü daha da zorlaştırdı.

“İHRACAT DESTEKLERİ TEKRAR VERİLMEYE BAŞLASIN”

Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat, Dünya Ticaret Örgütü’nün baskılarıyla üç yıl önce kaldırılan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) desteklerinin, Türkiye aleyhine değişen yeni koşullar nedeniyle yeniden uygulanmasını talep etti.

Alhat “Geçmişte tarım ürünleri ihracatlarına Türkiye’nin verdiği DFİF destekleri, Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) ‘Haksız rekabete yol açıyor’ uyarısı ile kaldırılmıştı. DTÖ, ABD’nin zeytinyağı üretici ülkelerine uyguladığı bu farklı tarifelere acaba ne diyor? ABD tarifelerinin ve döviz kurlarının oluşturduğu sıkıntıların giderilmesi için eskiden istifade ettiğimiz ihracat desteklerinin tekrar verilmeye başlamasını talep ediyoruz” dedi. 

Ticaretin, ülkeler arasında neredeyse bir savaşa döndüğüne dikkat çeken Alhat şöyle devam etti:

“Artık sadece topla tüfekle savaşılmıyor. Ne yazık ki sadece zeytin değil genel olarak tarım cephesi döviz kurlarından ve yüksek faizden büyük yara alıyor bir de üstüne ABD’nin ek vergisi sektörümüze bomba gibi düştü. Tarım ve gıda stratejiktir. Özellikle ambalajlı pazarlarımızı korumak ve geliştirmek için devletin desteğine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Birkaç yıldır İspanya fiyatları, Türkiye’nin altında gerçekleşiyor. Şu ana kadar kazançlarımızdan fedakarlık ederek ve ihracatçıya sağlanan yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteği ile pazarlarımızı korumaya çalıştık. Fakat bu ek tarife bizim sübvanse edebileceğimiz boyutun üstünde” 

Alhat, ambalajlı ihracat pazarlarının kaybolması sadece ihracatçıyı değil çiftçileri, sanayicileri, ambalaj sektörü, lojistik sektörü ve diğerleri ile tüm değer zincirini etkileyebileceğine dikkat çekti.

“DFİF DESTEKLERİ ACİLEN TEKRAR BAŞLATILMALI”

ABD ve diğer pazarlarda yıllar içinde oluşturulan dağıtım ağları ile marka bağlarının korunması gerektiğini belirten Alhat, geçici maliyet baskısının kalıcı pazar kaybına dönüşmemesi için zamanında müdahale edilmesi çağrısında bulundu. Alhat, Türkiye’nin kaliteli üretim gücünü katma değerli ihracata dönüştürebilmesi için ABD nezdindeki diplomatik girişimlerin sürdürülmesinin yanı sıra DFİF desteklerinin acilen yeniden başlatılması gerektiğini vurguladı.

DFİF destekleri ambalaj boyutu küçüldükçe ve Türk markası kullanıldığında kademeli olarak artıyordu. Türk Markalı litre ve daha küçük ambalajlı zeytinyağına ton başına 650 Dolar, sofralık zeytinde ise ton başına 260 Dolar veriliyordu.