Üzüm üreticisinin hasat döneminde yaşadığı sorunlar giderek büyüyor. 2026 yılında kuru üzüm rekoltesinin geçmiş yıllara göre daha verimli olması beklenirken, üzümlerde yeterli tatlanmanın gerçekleşmemesi üreticinin hesabını bozdu.
Çiftçi-Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ve Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu, yaptıkları açıklamada üreticinin hem verim hem de fiyat açısından büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Geçmiş yıllarda kilogram kuru üzüm elde etmek için 5-5,5 kilogram yaş üzüm yeterliyken bu yıl aynı miktarda kuru üzüm için 7-7,5 kilogram yaş üzüm gerektiğini aktaran Erdem ve Çobanoğlu, yaş üzüm fiyatlarının da 7-8 TL seviyelerine kadar gerilediğine dikkat çekti.
BU YANLIŞTAN DÖNÜLMELİ
“Üzüm üreticilerine sıkıntı üzerine sıkıntı yaşatılıyor!” başlıklı ortak açıklamada, “Üzüm üreticilerinin hasat döneminde karşılaştığı problemler katlanarak büyüyor. 2026 yılı kuru üzüm rekoltesinin geçmiş yıllara göre daha verimli olacağı bekleniyordu. Beklenen olmadı. Üzümlerde yeterli tatlanma olmadığı için geçmiş yıllarda kg. kuru üzüm 5-5.5 kg yaş üzümden elde edilirken, bu yıl 7-7.5 kg yaş üzümden elde edilir hale geldi. Ayrıca, sumalık yaş üzüm alım fiyatı geçen yıl6-18 TL/kg civarında iken bu yıl1 TL/kg’dan işlem görmeye başladı ve birkaç gün sonra ise 7-8 TL/kg düştü. TARİŞ ve TMO 2024-2025 yıllarında çekirdeksiz kuru üzümü kg mı20 TL ve üzeri fiyattan alacağını açıklamışken 2026 yılında ise TARİŞ avans fiyatını 80 TL olarak açıkladı. TMO da TARİŞ’ten çok farklı bir fiyat belirlemesi yapmayarak 90 TL açıklamasında bulundu. Alım fiyatlarının geçmiş yılların çok altında olduğu yetmezmiş gibi TARİŞ kendisine borcu olan ortaklarından borcu kadar üzüm almaya başladı. TMO ise üreticilerin ÇKS kayıtlarındaki ‘sofralık sultaniye çekirdeksiz üzüm’ üreteceği beyanında ‘kurutmalık’ olduğu açıklanmamış gerekçesini bahane ederek alım randevusu vermemektedir. Önceki alım yıllarında TMO randevu sistemi de Sultaniye üzüm yetiştiricisinin ÇKS kayıtlarındaki sofralık -kurutmalık diye bir ayrımı sorgulanmıyordu, zaten sorgulanmaması da gerekir. Üzüm üreticileri on yıllardır üzümlerinin bir kısmını yaş sofralık olarak satabilirse satar, kalanını ise sergiye yatırır, kurutur ve kuru üzüm olarak satar. ÇKS de ‘kuru üzüm’ yazmıyor diye randevu verilmemesi ve alım yapılmaması kabul edilemez. TMO’nun böyle bir koşul sunması birçok üzüm üreticisini tüccarların insafına bırakmak demektir. Zaten batmak üzere olan üreticilerin batışını hızlandırmak demektir. Bu yanlıştan dönülmelidir” çağrısı yapıldı.