Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesinin kurucusu Mahir Çayan kimdir?

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesinin kurucusu Mahir Çayan'a dair bilgiler merak ediliyor ve sıklıkla arama motorlarında aratılıyor. Peki Mahir Çayan kimdir? Detaylar için haberimize göz atın...


  • Oluşturulma Tarihi : 30.03.2024 13:50
  • Güncelleme Tarihi : 30.03.2024 10:50
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesinin kurucusu Mahir Çayan kimdir?

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesinin kurucusu Mahir Çayan'ın hayatı merak konusu oldu. Marksist-Leninist militan kimliği ile de tanınan Mahir Çayan'a dair detaylı bilgileri sizler için derledik. Peki Mahir Çayan kimdir? İşte detaylar...

Mahir Çayan kimdir?

Mahir Çayan'ın babası Aziz Çayan, Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinin Gümüş bucağından gelmektedir. Bucağın Hamamözü tarafında bulunan kısmına "Çörüklerin Kışla", Amasya tarafındaki kısmına ise "Çayanların Kışla" denilmektedir. Mahir Çayan'ın akrabaları hala bu bölgede yaşamaktadır. Günümüzde köyün adı Yeniköy olarak değiştirilmiştir.

Samsun'da doğan Mahir Çayan, ortaokul ve lise eğitimini İstanbul'daki Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. 1963 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu ve bir sonraki yıl Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğrenimine devam etti. Bu süreçte TİP ve FKF'ye (Fikir Kulüpleri Federasyonu) bağlı olan SBF (Siyasal Bilgiler Fakültesi) Fikir Kulübü'ne katıldı ve 1965'te bu kulübün başkanlığını üstlendi.

1967'de kısa bir süreliğine o dönemki kız arkadaşı Gülten Savaşçı'nın yanına Fransa'ya gitti. Fransa'daki sosyalist hareketleri ve iç tartışmaları izledi. 1968'deki 6. Filo protestolarına İzmir'de katıldı ve gözaltına alındı. Bu süreçte TİP içinde başlayan Mihri Belli'nin savunduğu Millî Demokratik Devrim tartışmalarına katıldı ve daha sonra kurulan THKP-C'nin önde gelen kadrosunda yer aldı. Aynı dönemde TİP adına Karadeniz Ereğli'de çalışmalar yürüttü.

Bu seyahatten sonra, ideolojik olarak Millî Demokratik Devrim saflarında yer aldı. TİP ile olan temel ayrılığını "devrim sorunu" olarak tanımladı. Fransa'da bulunduğu süreçte Latin Amerika'daki silahlı (focoist) mücadelelerden etkilendi. Bu dönemde TİP'i yasalcılıkla suçladı ve Türkiye'deki devrim sürecinin ancak silahlı mücadele ve kendi özgül koşullarının tespitiyle gerçekleşebileceğini savundu. Bu görüşe daha yakın olan Türk Solu ve Aydınlık dergilerinde yazılar kaleme aldı. Önemli yazıları arasında "Revizyonizmin Keskin Kokusu 1", "Revizyonizmin Keskin Kokusu 2" ve "Aren Oportünizminin Niteliği" bulunmaktadır.

mahir çayan

1969'da Ankara'da yapılan Fikir Kulüpleri Federasyonu kongresinde adı DEV-GENÇ (Devrimci Gençlik Federasyonu) olarak değiştirildi. Mahir Çayan, 1970'te Gülten Savaşçı ile evlendi. 1971'deki TİP kongresine katılmadı ancak TİP ve kendi çalışma çevresinden öğrenci ve işçilerle birlikte bir toplantı düzenledi. Mihri Belli ile olan ayrılıklarının iyice ortaya çıkmasıyla Millî Demokratik Devrim sürecinden ayrılarak halk ihtilali için silahlı propaganda faaliyetlerine başladı. Türkiye'deki devrim sürecini "Kesintisiz Devrim I-II-III" broşürlerinde dile getirdi. Türkiye'nin oligarşi tarafından yönetildiğini belirtti. Ayrıca, "Türkiye'deki artan refah seviyesi ve devlet-halk arasındaki denge" tezini "suni denge" olarak adlandırdı ve bu dengeyi ancak silahlı mücadeleyle bozabileceklerini savundu.

Bu dönemde Münir Ramazan Aktolga ve Yusuf Küpeli ile birlikte THKP-C'nin kuruluş çalışmalarını yürüttü. Örgütün diğer önemli isimleri arasında Ertuğrul Kürkçü, İlhami Aras, Ulaş Bardakçı, Mustafa Kemal Kaçaroğlu ve Hüseyin Cevahir bulunuyordu. Şehir gerillası modelini benimseyen Mahir Çayan, bu doğrultuda silahlı eylemlerin planlanması ve gerçekleştirilmesinde aktif rol aldı.

THKP'nin şehir gerillası eylemlerini planlamasının yanı sıra, 12 Şubat 1971'de Ankara'da Ziraat Bankası Küçükesat Şubesi'nin soygununa katıldı. Hüseyin Cevahir, Ulaş Bardakçı, Ziya Yılmaz, Kamil Dede ve Oktay Etiman'la birlikte İstanbul'a geçti ve örgütün eylemlerine burada devam etmek için hazırlıklarda bulundu. 15 Mart 1971'de Erenköy Türk Ticaret Bankası soygununa katıldı. Ardından, 4 Nisan 1971'de iş adamları Mete Has ve Talip Aksoy'un kaçırılıp 400 bin liralık fidye alınması eylemini gerçekleştirdi.

mahir çayan 2

Mahir Çayan'ın tutuklanması

Mahir Çayan, tutuklandıktan sonra bir süre örgüt arkadaşlarından ayrı bir hücrede tek başına tutuldu. Dokuz günlük ölüm orucunun ardından gece yarısı İstanbul Maltepe Cezaevine getirildi. Dava süreci devam ederken, 29 Kasım 1971'de THKP-C'den Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Ziya Yılmaz ile Türkiye Halk Kurtuluş Ordusundan (THKO) Cihan Alptekin ve Ömer Ayna, kazdıkları bir tünelden kaçarak firar ettiler. Firardan sonra THKP-C içinde bölünmeler yaşandı.

Bu dönemde örgüt içindeki anlaşmazlıkları tartışmak üzere 12 Aralık 1971'de Yusuf Küpeli ve Münir Aktolga ile görüştü. Ancak bu görüşmeden sonuç alınamadı ve Mahir Çayan, içerideyken parti stratejisini terk ettikleri gerekçesiyle bu iki arkadaşını suçladı. Daha sonra genel komitenin onayıyla Yusuf Küpeli ve Münir Ramazan Aktolga'nın THKP-C'den ihraç edilmesini sağladı.

İstanbul'da kalma olanakları azalan Mahir Çayan, Ankara'ya geçti. 19 Şubat'ta Ulaş Bardakçı, Arnavutköy'de saklandığı evde güvenlik güçleri tarafından kuşatıldı ve çatışmada öldürüldü. Mahir Çayan ve arkadaşları, sürekli yer değiştirerek yakalanmamaya çalışırken, aynı zamanda idam cezasına çarptırılan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın kurtarılması için eylem olanaklarını araştırdılar. Ankara'daki ilişkileri de giderek daraldı ve bazı kadrolar önce Karadeniz'e gönderildi. Ancak, Karadeniz'e geçtikten sonra da polis tarafından birkaç arkadaşlarıyla birlikte yakalandılar.

Bu süreçte, Türkiye Halk Kurtuluş Partisi'nin tüzüğünü Münir Ramazan Aktolga ile birlikte hazırladı. Aynı dönemde "İhtilalin Yolu" adlı parti bildirisini kaleme aldı. 22 Mayıs 1971'de İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom'un kaçırılması ve öldürülmesi olayına karıştı.

Hüseyin Cevahir ile birlikte İstanbul Maltepe'deki bir evde kuşatıldılar. Evden kaçarken yaşanan çatışma sırasında Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir, Sibel Erkan'ı rehin aldılar. Annesi ve babası ile aile büyükleri olay yerine çağrıldı. Ancak Çayan ve Cevahir'in teslim olmaması üzerine, 1 Haziran 1971'de evde operasyon düzenlendi. Çatışma sırasında, Hüseyin Cevahir öldü ve Mahir Çayan yaralı olarak ele geçirildi. Çayan, solak olması nedeniyle namluyu kalbine değil akciğerine doğrulttu ve kendini vurdu.

HABER MERKEZİ

Yazarımız Kim ?

HABER MERKEZİ