“2016 yılındaki krizi dahi ararız”

ETİK Başkanı İşler, İngiltere’nin güvenli tatil için Türkiye’yi önermesini değerlendirerek, “Mülteci sorunu Yunan adalarını negatif yönde etkilediği için Türkiye bir adım daha önde olacak” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 10.03.2020 07:27
  • Güncelleme Tarihi : 10.03.2020 07:27
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
“2016 yılındaki krizi dahi ararız”

SULTAN GÜMÜŞ / ÖZEL HABER
İngiltere’de bir gazetenin, yeni tip koronavirüs tehdidi açısından tatil için güvenli ülkeler arasında Türkiye’yi göstermesi, İzmir’deki turizmcileri heyecanlandırdı. Görüşlerine yer verdiğimiz Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, koronavirüsten kaynaklı herhangi bir ölümün gerçekleşmemesinin ülkeyi avantajlı bir hale getirdiğini aktardı. İşler, sadece koronavirüsten dolayı değil, sınır kapılarında bekleyen mültecilerin de turist açısından bir neden olarak görüldüğünü söyledi. Mülteci sorununun rakiplerimizden biri olarak görülen Yunanistan’ı kriz olarak vuracağını belirten İşler, adalarda ciddi bir mülteci akınının olduğunu, bunu bilen Avrupalının ise Yunan adalarına gitmek istemeyeceğini vurguladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 12 ülkede kaldırılan vizelerin ise insanları prosedürlere boğmayacağını ve bunun da ülkeye artı bir avantaj sağlayacağını açıklayan İşler, turizmin, en önemli istihdam bacağını oluşturacağını hatırlattı. “Bugünkü İdlib sorunu da bir sulh ile sonuçlanırsa bu yazı daha iyi geçireceğiz” ifadelerini kullanan İşler, “Fakat tersi olursa, 2016 yılında yaşadığımız krizi dahi ararız” dedi.
ÜLKEYİ AVANTAJLI HALE GETİRDİ
Şu anda ülkemizde ekonomiyle alakalı üç tane riskin bulunduğunu kaydeden İşler, sözlerine şöyle başladı: “Bunlardan bir tanesi koronavirüs, ikincisi İdlib görüşmeleri, üçüncüsü ise mülteciler. Bu üç sorunun içerisinde son iki tanesi daha çok coğrafyasal ve bölgesel –tabi bunun yurtdışında çarpanları olabilecek. Korona ise artık ortak bir dil gibi bütün ülkelerin, bütün milletlerin, bütün coğrafyaların sorunu haline geldi. Virüs din, dil, ırk veya stratejik, coğrafik olan hiçbir şeyi dinlemiyor, bütün insanları etkiliyor. Burada hırpalanan başlıca iki ülke var. Biri Çin, diğeri de komşumuz olan İran. Yunanistan’da, İtalya’da ve İspanya’da da biliyorsunuz ki koronavirüsten kaynaklı bir ölüm gerçekleşti. Türkiye’de ise koronavirüsten kaynaklı herhangi bir ölümün gerçekleşmemesi ülkeyi tercih edilen ya da avantajlı hale getiriyor.”
PROSEDÜRÜNE BOĞULMAYACAK
Türkiye’nin sanki özellikle korunan bir yermiş gibi gösterilerek bir algı yaratıldığını ve tüm bu yaklaşımların kafalarda aynı zamanda soru işaretleri de oluşturduğunu aktaran İşler, “Fakat bizler için algı açısından bu son derece önemli. Çünkü turistin sağlığı konusunda, insanların algı yönetiminde Türkiye’nin bu tehlikeli harita içerisinde olmaması turizmcinin elini güçlendiriyor. Peki, ne oluyor? Ülkede koronavirüse rastlanmadığı algısı elimizi güçlendirdiği gibi satışlarımızı da diğer ülkelere göre artıracak. Sektörün içerisinden gelen Kültür ve Turizm Bakanı 12 ülkedeki vizeleri kaldırttı. Çünkü koronavirüse dolayı kongreler, fuarlar, maçlar, toplu alanlardaki her türlü etkinlikler iptal oluyordu. Evet, uçakların uçmadığı, kongre ve fuarların iptal edildiği böylesi bir dönemde Türkiye’nin uluslararası fuarlarda kendi payına düşeni arttırması için vizeler kaldırıldı. Havalar ısınıp, koronavirüsten tamamen kurtulduktan sonra, insanların bir vize prosedürüne boğulmadan hareket etmesinin avantajı sağlandı” dedi.
KAPIDAKİ MÜLTECİ TEDİRGİNLİK YARATIYOR
Mülteci sorununun ise rakiplerimizden biri olarak görülen Yunanistan’ı kriz olarak vuracağını
 belirten İşler, şöyle devam etti: “Çünkü adalarda ciddi bir mülteci akını var. Bunu bilen Avrupalı, Yunan adalarına gitmek istemiyor. Başına ne geleceğini bilmediği için de korkuyor. Adaların kendilerine has, geleneksel olan ruhunu kaybettiğini düşünüyor. (Ve kimi turistin, adalarda yüzerken, botlarla mültecilerin yanlarına geldiğini, kimi çocukların cesetlerinin ise karaya vurduğunu iddia ettiği söyleniyor). Bu görüntülerden Avrupalı tedirginlik duyduğu için adalarla ilgili olarak satışlarda da çok ciddi düşüş var.” Koronavirüsün şu an sadece Türkiye için değil, rakipleri için de ciddi bir risk oluşturduğunu kaydeden İşler,  “Resmi bir ölüm raporu gelmediği için Türkiye en avantajlı ülke durumunda. 1 ya da 1 buçuk ay sonra yani havalar ısınınca virüs etkisini kaybedecek ama bu arada da hızlı satış gerçekleşecek. Alım yapmayan son tüketici hızlı satış yaptığında da vize problemi çıkacak. Vize problemini ise bizler Bakanlık aracılığıyla ortadan kaldırdık. Yunanistan ciddi bir rakipti. Ancak mülteci sorunu Yunan adalarını negatif yönde etkilediği için Türkiye bir adım daha önde olacak. Eğer bugünkü İdlib sorunu da bir sulh ile sonuçlanırsa bu yazı daha iyi geçireceğiz. Fakat tersi olursa, 2016 yılında yaşadığımız krizi dahi ararız” sözlerine dikkat çekti.
EN ÖNEMLİ İSTİHDAM BACAĞI 
Türk turizminin çok güçlü olduğunu ve bu tip kırılganlıklara karşı dayanıklı olduğunu bir kez daha hatırlatan Başkan İşler, son olarak, “Özel sektörün bu konuda çok ciddi esnekliklere sahip olduğunu, artık Türk turizminin rekabetçi gücünün çok arttığını, bütün bunlara rağmen yine de turizmin Türk ekonomisinin en büyük girdi kaynağı olduğunu biliyoruz, en önemli istihdam bacağı olacağını da unutmuyoruz. Türk turizmi bunu zor şartlarda dahi yine gerçekleştirebilecektir” dedi.

Haber Merkezi