Sayfa Yükleniyor...
Sağlık çalışanlarını hedef alan şiddet olaylarına dikkat çeken İzmir, Manisa ve Aydın’ın Tabip Odası başkanları, “Günde ortalama 80 ila 100 arasında beyaz kod veriliyor. Sağlıkta şiddet politik bir enstrüman” vurgusu yaptı
ÇAĞLA GENİŞ
İLKSES TV ekranlarında yayınlanan ve Dr. Mustafa Torun’un hazırlayıp sunduğu Sağlık Haktır programının bu haftaki konukları İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, Manisa Tabip Odası Başkanı Uz. Dr. Hasan Semih Bilgin ve Aydın Tabip Odası Başkanı Uz. Dr. Hakan Karagözlü oldu. Oda başkanlarının sağlıkta şiddetin boyutlarını masaya yatırdığı programda, siyasi iktidara tedbirlerin arttırılması çağrısında bulunuldu.
BU BİR DRAM
“Giderek şiddet dediğimiz olay kendini gösteriyor. Sağlıkçılar ‘giderlerse gitsinler’ söylemleri nedeniyle ülkeyi terk ediyorlar. Bu konu bir dram. Ülkenin en önemli kaynakları heder ediliyor. Şiddet giderek hız kazanıyor. Bugün çok saygın 3 oda başkanımızla sağlıkta şiddet konusunu masaya yatıracağız. Akıl dışı bir siyasi anlayış var. Bu bütün hekimleri de etkiliyor. Hekimler biran evvel ortak aklı devreye sokarsa çok mesafe alacağız” sözleriyle programı açan Dr. Torun, ardından sözü oda başkanlarına bıraktı.
SAĞLIKTA ŞİDDET POLİTİK BİR ENSTRÜMAN
Son 9 yılda yaşanan şiddet olayları nedeniyle hekimler tarafından 102 bin beyaz kod verildiğini belirten İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, “Sağlıkta şiddet sürekli olarak sağlık camiasının gündemini tutan olayların başında geliyor. Aslında toplumda olarak bir şiddet eğiliminden bahsetmek çok mümkün. Çünkü toplumun kırılgan kesimlerine, her şeye karşı şiddet artışının söz konusu olduğunu görüyoruz. Bunun içinde sağlıkta şiddet de yer tutuyor. 2012-2021 yılları arasında 102 bin tane beyaz kod verilmiş. Bu giderek artıyor. Günde ortalama 80 ila 100 arasında beyaz kod veriliyor. Bu verilmesi gereken beyaz kodun sadece bir kısmı. Çünkü hekimler ve sağlık çalışanları tıpkı saldırgan gibi karakola gitmek ve sonraki soruşturma sürecine katılmak zorunda kalıyorlar. Bundan önemli bir kısmı kaçındığı için uğradıkları şiddete karşı beyaz kod uyarısı yapmıyorlar. Şiddetin giderek artmasının temel nedeni sağlıkta şiddet politik bir enstrüman. Çünkü 21 yıldır uygulanan sağlıkta dönüşüm dediğimiz bir program var ve bu programın dört önemli ayağı var. Bunlardan birincisi sağlık kuruluşlarının birer işletme haline sokulmasıdır. Kurumlar bir yandan para kazanma kaygısı içerisine sokulmuştur. İkincisi de hekimlerin itibarsızlaştırılmasıdır. Siyasi iktidar hekimleri ve genelde okumuş insanları itibarsızlaştırdığı zaman bu ülkeyi daha kolay yönetebileceğini düşünüyor. Bunun böyle olmadığı orta ve uzun vadede görülecektir ama hekimler bundan çok zarar görüyor” dedi.
ŞİDDET ÖNLENEBİLİR AMA…
Hekimlerin iktidar tarafından itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını kaydeden Kaynak, “Hekimlerin itibarsızlaştırılması sadece hastalardan gördüğü şiddet değil aynı zamanda mali, idari ve özlük haklarındaki şiddetle de devam ediyor. Hekimlerin önünden insan geçen bir bant çalışanı durumuna sokulması buradaki idari şiddet dediğimiz şiddetin en önemli yanıdır. Siz hekimleri itibarsızlaştırırsanız elbette toplum da bunu taklit eder duruma gelecektir. Çünkü toplumda zaten bir şiddet eğilimi mevcuttur. Yanında silah ve bıçakla hastanenin hiç girilmeyen yerlerinde bile insanları görebiliyoruz. Bu konuda hastane yönetimlerini de uyardık. Sağlık hizmeti verenle alan arasındaki bariyeri kaldırdık diyorlar. Bariyerleri tabii ki kaldıralım ama bu kadar şiddete özendirilmiş insanlarla bizi yüz yüze bırakmayın diyoruz. Tedbirler alın diyoruz ama alınmıyor bu da bir samimiyetsizlik örneğidir. Bence sağlıkta şiddet, toplumdaki şiddet önlenebilir ama buna niyet edecek yönetim yaklaşımı gerekir. İktidar zor kullanma yetkisini vatandaşa sağlık alanında devretmiştir, zor kullanabilirsin ben arkandayım diye. Sağlık sistemini yeni baştan dizayn etmek lazım. Elimizde çok değerli bir hekim sistemi var. Cezaların daha görünür hale gelmesi lazım. Bunun üzerinden belki bir miktar caydırıcılık elde edilebiliriz. Bize danışmadan bu konuyu çözemezler” ifadelerini kullandı.
SAĞLIK BAKANLIĞI ÇALIŞANINI KORUMUYOR
Şiddetin ruhsal boyutlarına dikkat çeken Manisa Tabip Odası Başkanı Uz. Dr. Hasan Semih Bilgin de, “Vatandaşın sağlık çalışanına şiddet uygulaması aslında direkt sağlık sistemine yönelik bir şiddet. Bakanlık bunu böyle okumalı. Sağlıkta şiddeti oluşturan birçok sebep var. Somur örneklere bakınca, bir isteğin yerine getirilmemesi, öncelik tanınmaması, yapılmaması gereken bir şeye yönlendirme gibi sebepler görüyoruz. Bütün bu sağlık sisteminin fiziki organizasyonuna bir tepki aslında. Biz sağlık çalışanları bunları olabildiğince görünür kılmaya çalışıyoruz. Bu işi çözmesi gereken bakanlıktır. Bizim kadar işi derinlikli düşünen bir yapı yok. Biraz liyakatsiz yapılar var. Kendi uyguladıkları dönüşüm sistemini de yönetemediler zaten. Sağlık Bakanlığı çalışanını korumuyor. Şehir hastanelerinde bakanlık falan yok, şirketler var orada” diye konuştu.
YASALAR ŞİDDETİN ENGELLENMESİNE YETMİYOR
Artan şiddet karşısında cezasızlık kültürüne vurgu yapan Aydın Tabip Odası Başkanı Uz. Dr. Hakan Karagözlü ise, “Şiddet giderek artan bir halk sağlığı sorunu. Şiddetin her türlüsüne rastlıyoruz ama sağlıkta şiddet de azımsanamayacak kadar çok. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının bedensel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkilemekte, sağlık hizmet sunumunda aksaklıklara yol açmakta. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlıkta şiddeti sadece hekimlerin değil tüm toplumun refahını bozan acil bir sağlık sorunu olarak ele aldı. Çalışma hayatında meydana gelen şiddetin dörtte biri sağlık alanında. Günde 80’e yakın sağlık çalışanımız fiziki ve sözel şiddete maruz kalmakta. Buraya gelmeden önce bir haber geldi. Sağlık ocağındaki bir doktor arkadaşımız şiddete uğramış. Buradan kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Epilepsi tanılı bir hastayı ehliyet muayenesinde nöroloğa sevk ederken adam doktor arkadaşımızı darp etmiş. Giderek artan bir şiddet var. Yasalar şiddetin engellenmesine maalesef yetmiyor. Bunun nedeni de faillerin serbest bırakılmaları. Bunlar biz hekimlerin vicdanında derin yaralar açıyor, saldırganları da cesaretlendiriyor. Sağlıkta Şiddet Yasası’nın çıkarılması için çok uğraştık ama uygulanabilirliği yok. Hastanelerdeki güvenlik önlemleri arttırılsın dedik. Siyaset bizimle birlikte hareket ederse çok kolay çözeriz. Bizim hekimlerimiz canla başka çalışıyor, tuvalete gidecek vakitleri yok. Ama buna rağmen şiddet olayları oluyor” açıklamasını yaptı.
HABER MERKEZİ