Sayfa Yükleniyor...
Ağaç İşleme Makine ve Yan Sanayisi İş Adamları Derneği (AİMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erol, 2017 yılında ithalatın aynı kalacağını bunun yanında ihracatta dolar kurundan yakaladıkları avantajdan dolayı sektörde yüzde 20 civarında bir büyüme beklediklerini söyledi
ÖZKAN PEKÇALIŞKAN - ÖZEL HABER
Bu yıl ilk kez İzmirde düzenlenen ve ağaç işleme makineleri ile mobilya ve orman ürünleri endüstrilerini bir araya getiren İZWOOD 2017 İzmir Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı, AİMSAD (Ağaç İşleme Makine ve Yan Sanayisi İş Adamları Derneği) ve TÜYAP işbirliği ile gerçekleştirildi. 50nin üzerinde şehirden ve 40a yakın ülkeden yaklaşık 40 bin civarında ziyaretçinin katıldığı İZWOOD Fuarına Türkiyenin en büyük üretici ve ithalatçı markaları da katıldı.
VİTRİNE ÇIKTI
Fuarda; orman endüstrisi için makine, teknik donanım ve hizmetler, ağaç işleme makineleri, yüzey işlemleri makineleri, ağaç kesme makineleri, elektrikli ve mekanik el aletleri ve mobilya üretim makineleri hem yerli, hem de yabancı alıcılar için vitrine çıktı. Kimsesiz Çocuklar için hazırlanan sosyal sorumluluk projesi ise fuarı özel kıldı. Fuarın son gününde üretilen mobilyalar ise yurtlara gönderilmek üzere teslim edildi. Ağaç İşleme Makine ve Yan Sanayisi İş Adamları Derneği (AİMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erol, hem Ağaç İşleme Makineleri sektörü, hem de ilk defa İzmirde düzenlenen İZWOOD 2017 İzmir Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı ve kimsesiz çocuklar için gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesi hakkında önemli bilgiler verdi.
ÖNEMLİ BİR PAZAR
Erol, her zaman Anadoluda özellikle Ege Bölgesinde bir fuar gerçekleştirmek istediklerinin altını çizerek, AİMSAD olarak bu sene 3. yılımızı kutluyoruz. Aksiyonlarımıza daha hızlı olarak devam ediyoruz. Anadoludaki ilk fuarımızı TÜYAPla beraber İzmirde yapmaya karar verdik. İzmir bizim için çok önemli pazar. Üye firmalarımızın büyük bir çoğunluğu iç pazarda sattığı ürünlerinin yüzde 25-30unu Ege Bölgesinde satıyor. Bu yüzden de bu fuara özel bir ilgi gösterdik. Üyelerimizle yaptığımız ankette İzmir ilk sırada geldi. Üyelerimiz İzmirde fuar yapılmasını özellikle istiyor. İzmirde ürünlerini müşterilerine sergilemek istiyorlar. Bu yüzden de ilkbaharın başlangıcını seçtik. Referandum olduğu için fuarımızı bir hafta öne aldık. Ayrıca AİMSAD olarak İZFAŞa teşekkür ediyorum. Çok güzel bir fuar alanındayız. Tam bizim istediğimiz şekilde yüksek tavanlar, geniş mekanlar bizim için önemli özellikler. Burada üyelerimiz büyük stant alma imkanı buldular. Çünkü artık mobilyada hacimler çok genişledi ve hat olarak özellikle işliyor. Boya hatları olsun her türlü ürünler artık büyük makinalar gerektiriyor. O yüzden burada üyelerimize güzel bir imkan sağlandı. Şu anda yaklaşık 60ın üzerinde ve bunları 40ı bizim üyemiz olmak kaydıyla dernek olarak fuarı gerçekleştirdik dedi.
SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ FUARI ÖZEL KILDI
İzmire gelirken farklı bir proje ile gelmeyi istediklerini belirten Erol, Bir ilk olsun istedik. Böylesine güzel ve büyük bir fuar alanı yakaladığımız için dernek olarak proje gerçekleştirelim istedik. O yüzden de daha önce Polonyada küçük çapta görmüş olduğumuz sosyal sorumluluk projesi yapalım dedik. Amacımız; üye firmalarımızın çalışır makinelerinin bir kısmını özel bir standa alıp burada tamamen yerli ve milli makine ile tamamen yerli ve milli malzemelerle kimsesiz çocuklara mobilyalar yapmak istedik. Bununla ilgili İzmir Valiliği ile konuştuk. Mobilyada hangi alanda ihtiyaç olduğunun bir araştırması yapıldı. Elbise dolaplarına ihtiyaç olduğu tespit edildi. Bizde burada 2 farklı ölçüde 5 gün boyunca elbise dolapları yapıp valiliğin kontrolünde kimsesiz çocuklar yurtlarına hibe ettik. Bu projeyi yaparken de dernek olarak sadece biz olmayalım, sektördeki diğer lehtar derneklerimizde bizimle beraber olsun istedik. Bize malzeme sağlayan levhacılar, onların Levha Üreticileri Derneği, aksesuar sağlayan Mobilya Aksesuar Sanayiciler Derneği (MAKSDER) ve mobilyalar toplayan ve bunların tasarımlarını yapan Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) yaptığımız görüşmeler sonucu 4 dernek ile beraber bu sosyal sorumluluk projesini yapmaya karar verdik. Tasarımlar yapıldı bunlar paylaşıldı. Malzemeler seçildi, stant alanını gerçekleştirdik. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sırrı Aydoğan ile beraber imalat için düğmeye bastık. Fuarı özel kılan yapmış olduğumuz sosyal sorumluluk projesi oldu şeklinde konuştu.
80 AKADEMİSYEN
İlerleyen dönemlerde bunun gibi projelere imza atma düşüncelerinin olduğuna değinen Erol, Ancak İstanbuldaki fuar alanı tamamen dolu gözüküyor. Avrupanın en büyük 2. fuarını yapıyoruz. Böyle projeler yapabileceğimiz yerimiz yok. TÜYAP 2018 yılına yeni bir fuar alanı yapıyor. Oraya yetiştirebilirsek bunun gibi projeler yapmaya devam edeceğiz. İzmirde sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil aynı zamanda sektörün, eğitim sektörüyle bir araya gelmesini istedik. Türkiyeden 49 üniversiteden yaklaşık 80 küsur akademisyenlerimizi derneğimizin sponsorluğunda İzmire getirdik. Fuar boyunca Ağaç İşleme Teknolojileri adı altında seminerlerimiz oldu. Eğitim sektörüyle kendi, sektörümüzü bir araya getirerek ortak ne gibi işler yapabiliriz, öğrencilere daha nasıl iyi bilgiler verebiliriz bunların yollarını aradık ifadelerini kullandı.
2017 YILINA GÜZEL BAŞLADIK
Erol, sektör olarak 2016 yılını değerlendirerek şu bilgileri paylaştı: 2016 yılı ekstrem bir yıldı. Bizler için zor bir yıl oldu. İnanılmaz iyi giden bir 6 aydan sonra bir 15 Temmuz faciasıyla karşılaştık. Hem müşterilerimiz açısından, hem sektördeki üreciler açısından çok zor günler atlattık. Bu sıkıntıdan çok hızlı bir şekilde çıktık. 15 Temmuz sonrası, ekim ayındaki İstanbul fuarımız nasıl geçeceğini net bilmiyorduk ama mobilya sektörü bizi şaşırtmadı ve çok iyi fuar geçirdik. 2016 yılında sektör olarak küçülmedik. Büyüyeceğimizi düşünürken 15 Temmuz yüzünden sabit kaldık. Ama 2017 yılına güzel girdik. Kurların artışından dolayı ihracatta ciddi avantajlar yakalama fırsatını yakaladık. Firmalarımız bundan faydalandı. İthalatçı firmalarımız ise makineler pahalılaştığı için bundan zarar gördü. İhracatın ithalatı karşılama oranı makine sektörünün tamamında Türkiyede yüzde 45 iken, ağaç işleme makinelerinde yüzde 95 oranındadır. İthalatımızı karşılayabiliyoruz. Bu çok güzel bir oran ve bundan gerçekten mutluyuz diye konuştu.
HEM İMALATÇI, HEM İTHALATÇI ÜYELER
Firmaların ciddi bir şekilde Ar-Ge ve Ur-Ge çalışması yaptıklarına vurgu yapan Erol, Bunda sadece firmalarımız değil bizi zorlayan bazı sektörler var. Bunların en önemlisi kadınlar. Kadınlar bizim sektörümüzde belirleyici. Kadınlar kendi aralarında rekabet içerisinde ve farklı olmayı istiyorlar. Böyle olunca her zaman yeni tarzlar, ürünler çıkıyor. Biz makineciler olarak sadece ağaç işleme yapmıyoruz. Plastik işliyoruz, cam işliyoruz. Mermer işliyoruz ve bunları mobilyada kullanıyoruz. Makinelerimizi yeni sistemlere uydurmak zorundayız. Neredeyse 2 yılda bir makineler komple değişiyor. Başka hiçbir sektörde bu kadar değişiklik olmadığı için makinecilerimiz ciddi çalışmalar yapıyor. Dernek olarak hem imalatçı hem de ithalatçı üyelere sahibiz. Sektördeki tek derneğiz. İthalatçılarımızın da sorunlarını dinliyoruz. Ama imalatçı firmalarımız özellikle ihracat konusunda gerçekten büyük işler yapıyorlar.
Yüzde yüz yerli makinelerimizi sektörle ilgili dünyada belli başlı fuarlarda boy gösteriyoruz. Daha önce yapamadığımız tüm makineleri şu anda yapar durumdayız. İtalya ve Almanya bizim en büyük rakibimiz. Onlarda çok büyük ekonomik kriz içindeler. Avrupa hatta dünya bir ekonomik kriz içerisinde. İş bulmak artık aslanın midesinde. Üyelerimiz ellerinde gelen gayreti gösteriyor ifadelerini kullandı.
AVRUPAYA İHRACATIMIZ ARTTI
Almanya ve İtalya gibi ülkelere daha çok ithalat yaptıklarını belirten Erol, Bu arada Avusturya ve Çin gibi ülkelerden de ithalat var. İhracat olarak ise önceliğimiz komşu ülkeler, özellikle İran. Türki Cumhuriyetler, Komşu olan Avrupa ve Balkan ülkeleri. Son dönemlerde başta Amerika olmak üzere Avrupaya da ciddi oranda ihracatımız artmaya başladı dedi.
İÇ PAZAR HACMİMİZ 250 MİLYON DOLAR
2016 yılında ihracat rakamlarını ve ithalat rakamlarını değerlendiren Erol, 2016 yılındayaklaşık 90 milyon dolar ithalat, 85 milyon civarında ise ihracat gerçekleştirdik. Ama bizim en önemli kıstasımız, Türkiye. Çünkü kentsel dönüşümden dolayı mobilyacılarımız çok aktif ve biz şu anda ciddi bir şekilde iç pazarda makine satıyoruz. İç pazarımız çok hareketli. İç hacmimiz 250 milyon dolar civarında olduğunu düşünüyorum. Bu çok ciddi bir rakam. İhracatı da üzerine koyarsak bu rakam daha da büyüyor. Aynı zamanda ciddi bir şekilde büyüyerek devam ediyor. Ağaç İşleme Makineleri sektörü büyümeye devam ediyor diye konuştu.
YÜZDE 20 BÜYÜME BEKLİYORUZ
2017 yılında öncelikli olarak, kötü geçen 2016 yılının etkilerini azaltmak için çalışmalar yaptıklarına değinen Erol, Üyelerimizle görüşmeler yapıp şehirlerde beraber üye buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Dernek olarak ortak bir kararda buluşmak istiyoruz. Hep beraber belirlediğimiz hedefler doğrultusunda gitmek istiyoruz. 2017 yılı bizim için çok önemli bir yıl. Öncelikle sektörün birinci fuarı Almanyada ve o fuarı mayıs ayında gerçekleştireceğiz. Türkiye 40 küsür firma ile fuara katılım gösterecek. Biz dernek olarak orada makine tanıtım grubuyla beraber olacağız. Yaklaşık 100 bin Euroluk bir bütçeyle fuara gidiyoruz. Ciddi bir tanıtım yapacağız. Türk Makinecileri Büyüme makinesi diye bildiğimiz yeni sloganıyla beraber Hannoverde Ligna 2017 Ağaç İşleme-Teknolojileri Fuarında bulunacağız. Bunun yanında sektör olarak ihracatta dolar kurundan dolayı rakiplerimize göre avantajlı olduk. Ondan dolayı 2017 yılında yüzde 20 gibi bir büyüme bekliyoruz. Bu çok önemli. İthalatın aynı kalacağını düşünüyoruz ama ihracatın yüzde 20ye varan büyük bir büyümeyi gerçekleştireceğini düşünüyoruz. Bu yüzden de artı iç sektöründe kentsel dönüşümden dolayı artarak büyüyeceğini düşünüyoruz. Çünkü binalar yapıldı. Artık bu binaların içlerinin döşenmesi kaldı. Bunlarda istihdamı yaratacak. Devletimizin mobilya sektörüne yapmış olduğu KDV indirimden dolayı mobilyacıların şu anda nefes alacak zamanı yok. İşleri yoğun ve dolular. Onlarda ister istemez makine alıyorlar. Biz bu durumdan dolayı da çok mutluyuz şeklinde konuştu.
10 ÜLKEDE 10 FUAR
Dernek olarak dünyadaki belli başlı fuarları seçip, katılım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Erol, Biz yeni bir dernek olduğumuz için önce kuruluş faaliyetlerimizi bitirip ondan sonra yurt dışındaki çalışmalara daha bir konsantre olmak istedik. Şu anda tam o pozisyondayız. 2016 yılında 10 ülkede 10 tane fuara katılım gösterdik. Bu sene ise ikiye katlayarak artırmanın peşindeyiz.
DEVAMLILIK, SÜREKLİLİK VE KURUMSALLAŞMA
Erol, son olarak sektörde kurumsallaşmanın önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle sonlandırdı: Bizim sektörümüzde en önemli şey firmalarımızın büyük bir çoğunluğunun aile şirketi olmasıdır. Aile firmasında ister istemez firmanın sahibi satın almaya bakıyor, pazarlamaya bakıyor, muhasebeye bakıyor. Neredeyse her şeye bakıyor. Öncelikli olarak bizlerin kurumsallaşması gerekiyor. İhracatı artırabilmek için bunu yapmak gerek. Devamlılık lazım, süreklilik lazım, kurumsallaşmak lazım. Dışarıdaki müşteri sizden bazı kıstasları görmek istiyor. Bizde dernek olarak bunun sağlanması için çaba gösteriyoruz. Örneğin bizim değişik komitelerimiz var. Bu komitelerde yapılan bazı çalışmalar var. İmalatçı komitemiz bu standartların daha yükselmesi ve belli şartlara bağlanabilmesi için şu anda çalışma yapıyor. Onları gerçekleştirdikten sonra yurt dışından gelen müşterilerimize gerçekten Türkiyedeki belli sınıftaki makinelerde doğru bilgileri verebileceğiz.
Haber Merkezi