AK Parti hizmete talip

AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, “CHP, Cumhurbaşkanlığı sistemi anayasal zemine oturtulduktan sonra nasıl Cumhurbaşkanı çıkartabileceğini düşünsün ve bunun çalışmalarını yapmaya başlasın” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 23.11.2016 09:45
  • Güncelleme Tarihi : 23.11.2016 09:45
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
AK Parti hizmete talip

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, kent ve Türkiye siyaseti hakkında gazetemize özel açıklamalarda bulundu. İzmir’de algı operasyonları ile vatandaşlar üzerinde AK Parti karşıtlığı yaratılmaya çalışıldığını öne süren Delican, 2019 yerel seçimleri için iddialı konuştu.

Hedeflerinin 30 ilçeyi kazanmak ve Büyükşehir’i hizmetle buluşturmak olduğunu açıklayan Delican, Büyükşehir ve ilçe belediyeleri kentsel dönüşüm alanında yavaş hareket ettikleri gerekçesiyle eleştirdi. İZBAN krizi üzerinden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun kendisini hedef alan açıklamalarına yanıt veren Delican, “Yenikapı Ruhu” olarak tanımlanan işbirliğinin sürdürülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Delican, Cumhurbaşkanlığı sistemi ve yeni anayasa çalışmaları konusunda muhalefete çağrı yaptı.

KRİZİ KENDİ ÇÖZMÜŞ GİBİ BİR HAVAYA BÜRÜNÜYOR

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da çözüme kavuşan İZBAN krizinin yankıları halen sürüyor. Delican, Başkan Kocaoğlu'nun kendisini hedef alan “Bülent Delican ve orada bu konuya hiç müdahil olmayan milletvekillerimiz, Bakanımız Ahmet Arslan’la fotoğraf çektirip servis ettirmişler. Ben Bülent Bey’in ve milletvekillerinin böyle bir rol kapmaya ihtiyaç duymalarına, onların adına üzüldüm” şeklindeki açıklamalarına sert yanıt verdi.  Süreçte kapalı diyalog kanallarını açmak için tüm taraflarla görüşmek istediğini belirten Delican, “Biz gidip orada birilerine fiyat teklifi veya arabuluculuk yapmadık. Bunun neresi siyasi rol kapmak? Ben siyasi rol kapmak istesem çok ağır bir şekilde eleştirirdim. En son kent kart krizinde İzmirliyi müthiş bir sıkıntıya soktular. Orada da yine tarafları suçlayarak kendisini zeytinyağı gibi su üstüne çıkmaya çalıştı. Aziz Bey, yönetemediği kriz anlarında başkalarını suçlayarak anlam veremediğimiz komplo teorileri ile kamuoyunu yanıltmaya çalışıyor. İçinden çıkamadığı işleri birilerinin sırtına atarak onların sırtına basıp yükselmeye çalışıyor” diyerek karşılık verdi.

AZİZ BEY’İN ŞAPKASINI ÖNÜNE KOYUP DÜŞÜNMESİ GEREKİYOR

Krizin büyümesinde en büyük sorumlunun Başkan Kocaoğlu olduğunu savunan Delican, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Aziz Bey, devlet adamlığından, siyasi etik ve ahlaktan bahsediyor... İki kişi arasındaki konuşmanın diğer tarafın izni alınmadan çarpıtılarak ortalığa dökülmesi acaba devlet adamlığına, siyasi ahlaka sığar mı diye kendini sorgulamalı. Yönetmediği krizi sanki kendi çözmüş gibi bir havaya bürünmeye çalışıyor. Bu kentin İzmirli bir başbakanının olması sorunların ne kadar hızlı çözüldüğünü gösteriyor. Sayın Başbakanımız sorunu çok yakından takip etti, talimatlarını geçti. Şehrin basit bir sorunu bile Ankara'da çözüm buluyorsa Aziz Bey’in şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Bu krizin büyümesinde en büyük payın kendisinde olduğuna inanıyorum. Bakanlarımız ve milletvekillerimizle birlikte sorunun çözülmesi için çaba sarf ettik. Acaba Aziz Kocaoğlu ne bekliyor? Görüşmeye gitsek, niye görüştünüz diye hesap sormaya çalışıyor. Görüşmeyince de bunların hiçbirinin katkısı yok diyor. Fotoğraf verdik diye hepimiz suçlu oluyoruz. Biz bakanımıza, başbakanımıza bunları aktarmasak nasıl olacaktı bu iş? Ankara'ya en son gideceğine krizi başlatmadan önce gitseydi. Yumurta kapıya gelince Bülent Delican'ı suçlamak kolay. Çözemediği sorunlara, krizlere bir suçlu arayacağına önce bir aynaya bakması gerekiyor. Eski yöntemlerle, diyalog kapıları kapatılarak bu işler çözülmez.”

KRİZİ ÇÖZEN BAŞBAKANIMIZDIR

Algı operasyonları ile vatandaşlar üzerinde AK Parti karşıtlığı yaratılmaya çalışıldığını öne süren Delican, “Biz sorunlara girmeyelim sadece dışardan eleştirelim istiyorlar. Ben böyle bir il başkanı değilim. Ben birebir sorunların üzerine giden, taraflarla diyalogla bu işin çözülmesi gerektiğini her defasında söyleyen bir il başkanıyım. Bu daha önce de oldu. Tire'de köylülerin mallarını satıyorlardı direk gidip müdahale ettik ve durdurduk. Kendisi o zaman şunu demişti: 'Muhalefet elbette bizim önümüzü açacak. Hataları bize göstermezlerse muhalefet görevini yapmamış olurlar...' Bunu yapınca da krizin baş sorumlusu ilan ediliyoruz. 2,5 yıl Körfez Projesi için ÇED Raporu'nu vermediler diye yaygarayı bastı. Seçim döneminde ağzında sakız etti. Sonrasında Ankara'ya gitti ve 'Biz bu işi görüşerek çözelim' dedi. Sayın Başbakanımız da çözdü. Bu kentte bir günah keçisi olarak partimizi ilan ediyorlar, bunun üzerinden de algı operasyonlarıyla bu kenti yönetmeye çalışıyorlar. Ama artık herkes güneşin balçıkla sıvanmayacağını görmeye başladı. İyi ki gidip taraflarla görüşmüşüm ki Aziz Kocaoğlu diyalogun olması gerektiğini anlamış ve Ankara'ya gitmiş. Bu kriz daha uzun süre devam edebilirdi. Sürecin bitmesi bu kentin hayrınadır. Krizi çözen Sayın Başbakanımızdır. Allah ondan razı olsun, İzmir'in önemli bir problemini daha İzmir'in lehine çözmüştür” dedi.

BÜYÜKŞEHİR’İ HİZMETLE BULUŞTURMAK İSTİYORUZ

2019 yerel seçimleri için iddialı konuşan Delican, hedeflerinin 30 ilçeyi kazanmak olduğunu açıklayarak, “AK Parti teşkilatlarının 14 yıllık icraat sürecinde yurt dışından baktığınızda Türkiye’nin çehresinin ne kadar hızlı değiştiğini hep beraber görüyoruz. Biz burada yaptığımız hizmetlerle halkımızın gönlüne girmeye ve gönülleri fethetmeyi istiyoruz. Halkın ihtiyaçlarını giderme noktasında bu kadar hızlı refleks gösteren bir siyasi partinin İzmir'de halkı tarafından mutlaka değerlendirileceğini ve 2019 seçimlerinde bu işin daha farklı olacağını göreceğiz. Onlar bu işi bir savaşma ve sonuç odaklı olarak görüyorlar. Ama biz halkımıza hizmet olarak görüyoruz. Vatandaşımıza nasıl iyi hizmet ederiz diye düşünerek siyaset yapıyoruz. Halkımız da bunu görüyor. Onlar ne kadar iddialı olursa olsun burada tek iddia sahibi halktır. Vatandaşımızın iddiasına bakarsak hizmet istiyorlar. Biz de bu hizmeti gerçekleştirmeye talibiz. İzmir'de tüm ilçelerde başarılı olmak ve başta Büyükşehir'i AK Partili arkadaşımızla ve hizmetle buluşturmak istiyoruz” açıklamasını yaptı.

BÜYÜKŞEHİR KENTSEL DÖNÜŞÜMDE AĞIR AKSAK İLERLİYOR

Hükümetin kentsel dönüşüm alanındaki çalışmalara hassasiyetle önem vererek hızlı hareket ettiğini dile getiren Delican, Büyükşehir ve ilçe belediyeleri ise şu sözlerle eleştirdi:  “Yaklaşık 917 hektarlık bir alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte 6306 sayılı yasaya göre hızlı bir şekilde gerçekleştiriyor. Bunun en büyük bölümü 540 hektarla Karabağlar'da. İnşallah ocak ayında da bununla ilgili son ihaleler yapılır ve biran önce bu işe başlanır. Burada halkımızın hizmetine sunacağımız sosyal tesisler ile tamamıyla çağdaş bir proje gerçekleştiriyoruz. Çağdaş konutlar yapacağız, bölgenin değeri artacak. Sağlıklı bir dönüşüm gerçekleşecek. Bunun yanında Büyükşehir Belediyesi yaklaşık 338 hektarlık bir alanda 5216 sayılı yasaya göre bir kentsel dönüşüm gerçekleştirecek. Hükümetimizin gerçekleştirdiği devasa bir kentsel dönüşüm var. Bu konuda çok hızlı hareket ediliyor. Ama Büyükşehir'e ve ilçe belediyelere baktığımızda kentsel dönüşüm açısından çok ağır aksak ilerliyorlar. Bayraklı, Karşıyaka ve Gaziemir’de gibi birçok kentsel dönüşüm alanında halen daha çalışmalar başlamadı. Bir tek Uzundere’de yaptılar. Hükümet olarak bu konuya hassasiyetle önem veriyoruz. Bu şehrin insanı düzlükte ne yaşıyorsa tepedeki insanımızda aynı şeyi yaşayacak. Onlar da o sosyal yaşam alanlarına ve rahatlığa kavuşacaklar. Kentin çarpık yapısını kısa sürede toparlamak ve kenti yaşanabilir bir kent haline getirmek istiyoruz.”

İZMİR’İN İKİ YAKASINI BİRLEŞTİRECEK PROJE

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yapılması planlanan Körfez Tüp Geçişi Projesi ile İzmir'in iki yakası birbiri ile buluşacağını kaydeden Delican, “Normalde Karşıyaka’dan Balçova’ya kıyı şeridinden 33 km’lik bir banttan gelebiliyorsunuz. Yine 55 km çevre yolu ile gelebiliyorsunuz. Ama 12 km ile körfezi çok kısa sürede geçmiş olacaksınız. Yani 3-5 dakikada. İzmir bu açıdan şanslı, böyle bir geçiş alanı veren körfezi var. Bunu da en iyi şekilde değerlendirecek bir başbakanı var. Sayın Başbakanımızın 35 proje içerisindeki en önemli projelerden biri ve İzmir’in çağdaş modern bir dünya kenti olması konusuna hassasiyetle yaklaşıyor. Projesi bu yıl sonunda bitiyor. Kısa sürede de hayata geçirilerek ihaleye çıkılacak. Sonrasında da hükümetimizin planları ve programları çerçevesinde de İzmirli'ye çağdaş ve kısa bir ulaşım ağır kurmuş olacak. Demiryolu da olacak üzerinde. Bu açıdan da son derece önemli bir proje” dedi.

BU BİR BAYRAK YARIŞI

Geçtiğimiz aylarda Bayraklı, Karabağlar, Urla ve Bergama'da ilçe başkanı ve yönetimlerini görevden alınarak yerlerine yeni başkan ve yönetim atanan AK Parti'de bu kez Kiraz’da yeni başkan arayışı yaşanıyor.  En kısa zamanda çalışmaların tamamlanacağını belirten Delican,“4 ilçemizde yeni arkadaşlarımızı görevlendirdik. Kiraz'da da aynı şekilde arkadaşlarımız hizmet ettiler, teşekkür ettik. Bu bir bayrak yarışı. AK Parti'de istifa mekanizması etkin kullanılan bir mekanizma. Uyumlu bir şekilde tekrar belediyemizle uyumlu çalışacak bir yönetim kurup yolumuza devam edeceğiz. Bununla ilgili çalışmalar başladı. Bugün teşkilat başkanımı tekrar gönderdim. Saha ile ilgili çalışmayı başlattık. En kısa sürede de sonuçlandıracağız” şeklinde bilgi verdi.

“İZMİR’DE BAKANLAR KURULU TOPLANMASINI ÇOK İSTİYORUZ”

Başbakan Binali Yıldırım ile birlikte İzmir’in Türkiye siyasetinde daha önemli bir konuma geldiğini, kentte hizmete açılan Başbakanlık Ofisi’nde en kısa zamanda Bakanlar Kurulu’nun toplanmasını istediklerini belirten Delican, “15 Temmuz'dan sonra ülkemiz yoğun bir döneme girdi. Başbakanımız ve bakanlarımız da çok yoğun bir tempo içerisinde. Elbette İzmir’de Başbakanlık Ofisi’nde Bakanlar Kurulu’nun toplanmasını çok istiyoruz. Ama süreç nasıl işler şuanda bunu söylemek biraz erken. Bir il başkanı olarak sayın başkanın telefon ucunda olması bir il başkanının siyasi hayatında isteyebileceği en önemli değerdir. Biz teşkilatlarımızda bu terbiyeyi aldık.  Diyalog kanallarını açık tutmayı öğrendik. Bu açıdan da Sayın Başbakanımızla her daim görüşüyoruz. İzmir'e olan sevgisi de ilgisi de hiç kesilmeden artarak devam ediyor. Kendisinin 81 ilden sorumlu olduğu yoğun bir görevi var. İnşallah bir boşluk olduğunda Bakanlar Kurulunun İzmir’de toplanmasını çok isteriz” diye konuştu.

BURAYI YILLARCA AĞLAMA DUVARI OLARAK KULLANDILAR

2004 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesinde AK Parti Meclis üyesi olan ve aynı zamanda Çevre ve Sağlık Komisyonunda yer alan, o dönem yerini bulduğu ve 12 yıl boyunca adım adım takip ettiği Bayraklı Şehir Hastanesi Projesinin şu an hayata geçmesinden büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Delican, “Biraz meyilli bir araziydi onun altyapı çalışmaları oldu. Birileri burayı yıllarca ağlama duvarı olarak kullandı. Siyasi partilerden milletvekili adayları olanlar AK Parti'nin hızlı hizmet vermesine alışmış olacaklar ki, ‘Burayı yapacaktınız hani yapmadınız’ diye bizi suçladılar. Bu devasa projenin inşaat çalışmaları çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Çorbada bir tuzumuzun olması il başkanı olarak en büyük mutluluğum. Bunun gibi Bornova'daki Trafik Hastanesinde de yoğun emeğimiz oldu. O da mart-nisan ayı gibi yoğun bir şekilde çalışmaya başlayacak. Bu makamlar gelip geçici. Bir siyasi olarak böyle kalıcı eserlerde bir katkınız varsa en büyük kazanımınız budur. İnşallah 2 bin 60 yataklı hastanemiz 2018 yılı sonunda İzmirlilere hizmet vermeye başlayacak” dedi.

HALKA RAĞMEN SİYASET YAPILMAZ

15 Temmuz Darbe girişiminden sonra siyasi partilerin Yenikapı’da yapılan mitinge katılımı ile başlayan ve “Yenikapı Ruhu” olarak tanımlanan işbirliğinin sürdürülmesi gerektiğine vurgu yapan Delican, “Yenikapı Mitingi Türkiye’nin geleceğe açılan kapısıydı. Buna zarar vermemek, bu kapıyı kapatmamak lazım. 15 Temmuz Türkiye’de bir milattır. Milletimiz tüm dünyaya büyük bir ders vermiştir. Bu dersi veren başka bir millet yok. Bunun üzerinden siyaset yapmak, Türkiye’nin geleceğini zora sokar. O yüzden muhalefet partisinin bu işe hoyratça harcamaya çalışması halkımızın gözünden kaçmayacak. Sandıkta bunun hesabını soracaklardır. Mağdur olanları biz mağdur etmedik. Onlar bu ülkeyi mağdur etmek için yola çıkmışlardı. Yolda kaldılar. O yüzden bu ülkeye kast eden herkesten hesap soracağız. Cumhurbaşkanımız da, ‘At izi it izine karışıyor’ dedi. Sıkıntılar oluyor ama bunlar çözülecek şeylerdir. Bunları siyasi malzeme yapmaya çalışmak ülkenin geleceğine zarar verir. Bir muhalefet partisinin ülkenin geleceğine zarar vermektense katkı koyması gerekir. Birlik ve beraberlik içerisinde çok şey yapılabilir. Şuan MHP’nin tavrını olumlu görüyoruz. İnsanların özgür iradeleriyle daha demokratik, çağdaş ve vesayet rejiminden uzak bir anayasa yapmasının önünü engellememeleri gerekiyor. CHP, Cumhurbaşkanlığı sistemi anayasal zemine oturtulduktan sonra nasıl cumhurbaşkanı çıkartabileceğini düşünsün ve bunun çalışmalarını yapmaya başlasın. Halkın yanında yer alsın ama onlar halktan uzak oldukları için, ‘Acaba oraya gelecek insanları nasıl engelleriz, nasıl buraya taş koyarız’ mantığındalar. Bundan vazgeçtikleri zaman görecekler ki halk onları da değerlendirmeye başlayacaktır. Halka rağmen siyaset yapılmaz” şeklinde konuştu.

DEVLET GEREKLİ REFLEKSİ GÖSTERİYOR

Delican, HDP’li siyasetçilerin tutuklanmasına ilişkin ise şunları söyledi: “Devlet burada gerekli refleksi gösteriyor. Yargılanacaklar. Eğer suçsuzlarsa zaten salınacaklar. Parlamentoda her türlü terörize faaliyeti gerçekleştirip bunu demokrasi şemsiyesi altında göstererek kamufle etmeye çalışmak son derece hatalı bir yol. Halkımız yaşananları birebir görüyor. O hendekler kazılırken orada bölge halkı katledilirken neden şimdi tutuklanan siyasetçiler hiçbir kelime etmediler? Neden PKK terör örgütüdür demediler? O hendekleri kazdıran belediye başkanları, o hendekleri oluşturan yerel yöneticiler halkımıza çok büyük düşmanlık sergilediler. Kim olursanız olun bunun hesabını vatandaşa vermek zorundasınız. Ülkenin kuralları kanunları var. Bu kuralların dışına çıkarak siz eğer siyasetin koruyucu şemsiyesi altında saklanmaya çalışıyorsanız biz bunu asla kabul etmeyiz.”

Haber Merkezi