Akdeniz kıyılarında son yıllarda gözle görülür şekilde artan plastik ve mikroplastik kirliliği, çevre ve doğanın yanı sıra canlı sağlığı, balıkçılık ve turizm açısından da ciddi tehdit oluşturuyor. Kıyılardaki kirliliğe dikkat çeken Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Mersin Şubesi Başkanı Sinan Can, mikroplastiklerin artık Mersin ve tüm Akdeniz için önemli bir tehdit haline geldiğini söyledi. Can, “Bu kirliliğin kaynakları arasında endüstriyel faaliyetler, kentsel deşarjlar, balıkçılık ve tarımsal faaliyetler olarak sıralanabiliyor. Şu anda farklı boyutlarda plastik kirliliği ve deniz çöpü ile karşı karşıyayız. Bu plastikler farklı boyutlarda olan plastikler ve denizel ortamda parçalanarak daha küçük ölçekte. Bu plastikler besin zinciri yoluyla da canlı sağlığını etkileyebiliyor. Burada vurgulanması gereken asıl mesele bu. Deniz çöpleri ve plastik kirliliğin çok boyutlu olarak insan yaşamını nasıl etkilediği konusu. Tabii bu kirlilik eğer önlenemezse sosyal, ekonomik, kültürel anlamda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalacağımızı belirtebiliriz” dedi.
KİRLİLİĞİN KAYNAĞI KARASAL
Kıyı ve denizlerdeki plastik kirliliğinin büyük ölçüde karasal kaynaklı olduğuna dikkat çeken Sinan Can, özellikle nehirler aracılığıyla taşınan atıkların Akdeniz'de geniş bir alana yayıldığını ifade etti. Can, “Bu atıkların daha çok Seyhan ve Ceyhan Nehri'nin Akdeniz’e döküldüğü noktalarda yoğunlaştığını görüyoruz. Yine taşınma yoluyla da diğer bölgelere doğru seyrettiğini söyleyebiliriz. Burada asıl vurgulanması gereken endüstriyel faaliyetler. Özellikle atık ithalatıyla birlikte geri dönüşüm sektöründe yaşanan birtakım sorunların bu plastiklerin oluşumuna etki ettiğini gözlemleyebiliyoruz. Bu atıklar günümüzün sorunu değil. Yaklaşık 8 yıldır bizler, üniversiteler, kurum ve kuruluşlar aslında bu sorunların denizimizde belirli kirliliklerin olduğunu belirtiyorlar. Yani hem raporlarla hem açıklamalarla hem de işte yapılan şikayetler nezdinde 2018 yılından itibaren gözle görülür bir plastik kirliliğiyle karşı karşıyayız. Bu senenin aşırı yağışlı geçmesi, endüstriyel ve kentsel deşarjlardan kaynaklı bu atıklar, Antalya'ya kadar seyretti. Bu da bölge turizmini doğrudan etkileyen bir tehlike” diye konuştu.

BALIKÇILAR DA KİRLİLİKTEN NASİBİNİ ALIYOR
Denizlerdeki mikroplastik ve plastik kirliliğinin balıkçılık faaliyetlerini de olumsuz etkilediğini belirten Can, vatandaşların denizi kullanma noktasında da ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Can, “Vatandaşların denizi kullanma noktasında ciddi anlamda sıkıntılar yaşadığını görebiliyoruz. Balıkçılık faaliyetleri de olumsuz etkileniyor. Balıkçılar, denizlere açılırken ağlarına balıktan çok artık plastik ve deniz çöpleriyle takılıyor. Balık yerine plastik ve deniz çöpleri çekiyorlar. Bu sadece Mersin ve Adana'nın sorunu değil artık. Bu Akdeniz'e kıyısı olan kentlerin sorunu. Havza bazında çözümlerinin üretilmesi gerekiyor. İskenderun Adana, Mersin, Antalya hatta Muğla'ya kadar uzanan bir kirlilikle karşı karşıyayız" ifadesini kullandı.
ÇÖZÜM İÇİN İLERİ ARITMA TESİSLERİ ÖNERİSİ
Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Mersin Şubesi Başkanı Sinan Can, plastik kirliliğinin azaltılması için atık su arıtma tesislerinin daha verimli çalıştırılması ve kapasitelerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Can, “Atık su arıtma tesislerinin verimli çalışması ve kapasitesini artırılması, hatta ileri atık su arıtma tesislerinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Diğer yandan tarımsal faaliyette oluşan kirliliklerden de söz etmek lazım. Bilinçli tarımın yapılması ve en az atık üretecek sistemlerin hayata geçirilmesi oldukça önemli” dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın