- Gündem
- 03.04.2025 18:39
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Dikmen Vadisi Son Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yer alan ve güncel değeri 400 milyon dolar olarak belirtilen 87 bin 422 metrekarelik arazi ile ilgili Akkız Aydoğan'ın mirasçıları dava açtı.
Ankara'daki Büyükşehir Belediyesi'nin Dikmen Vadisi Son Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yer alan ve güncel değeri 400 milyon dolar olarak belirlenen toplam 87 bin 422 metrekarelik arazi ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Kök muris Akkız Aydoğan’ın mirasçıları, söz konusu arazinin mülkiyetinin Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne geçirilmesine karşı dava açtı. Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuruda bulunan Haydar Karaçavuş, dilekçesinde arazilerin üç ayrı ada-parseldeki yolsuz tescil ile davalı taraflara devredilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtti. Dava, bölgedeki büyük projeler ve mülkiyet hakları açısından önemli bir hukuk mücadelesine dönüşebilir.
İhtiyati tedbir talebiyle açılan davada, kök muris mirasçıları adına tescili istenen 3 ayrı ada-parseldeki arazilerin nitelikleri 29259 ve 29260 ada 1 parsellerde 57 bin 271 metrekare ve 16 bin 907 metrekare arsa, 29259 ada 2 parselde ise 13 bin 244 metrekare lise alanı olarak geçiyor. Davaya konu arazilerin toplamı ise 87 bin 422 metrekare. Dava dilekçesinde; 3 arazinin yolsuz tescilinin iptali ve kök muris Akkız Aydoğan mirasçıları adına tescili, mümkün değilse bedelinin tespit edilerek taraflara ödenmesi talep edildi.
Davacıların avukatı Nesligül Gündüz, Çankaya ilçesi Dikmen Mahallesi'ndeki taşınmazların kök murisinin Akkız Aydoğan ve yasal mirasçıların Aydoğan ailesi olduğunu belirterek, "Taşınmazlar uzun yıllardır Aydoğan ailesi tarafından gerek özel mülkiyet, tarım veya hayvan otlatma gibi amaçlarla kullanılmışken ardından geçen sürede Hazine ve Belediye adına hukuka aykırı şekilde tescil edilmiştir. Bu tescil işlemlerinde taşınmazın mülkiyet yapıları, kadim kullanımı dikkate alınmadığı gibi yasal mirasçılara herhangi bir bildirimde de bulunulmamıştır. Bu durum Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına yapılmış haksız müdahaledir. Araziler 1987 ile 1990 yılları arasında Hazine tarafından kendi adına tescil ediliyor. 2012 yılında da Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne devredildiğini belirledik. Dosyamızda bu arazilerin Akkız Aydoğan ve mirasçılarına ait olduğuna dair kök tapu da mevcut" dedi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Dikmen Vadisi Son Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanının bu parselleri içerdiğini belirten avukat Gündüz, arsa karşılığı inşaat yaptırılmasıyla ilgili ihalenin bu yıl 13 Şubat'ta yapıldığını açıkladı. Bu arazilerin güncel değerinin 400 milyon dolar civarında olduğunu belirten Gündüz, "Hukuka aykırı tesciller sonrasında taşınmazlar üzerinde birden fazla kez imar uygulamaları yapılmış, kat irtifakları tesis edilmiş, akabinde iptal edilmiştir. Şu zaman diliminde taşınmazların üzerinde herhangi bir yapı da bulunmamaktadır. Başlatmış bulunduğumuz hukuki süreçte tüm bu hususlar ispatlanacak olup, Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına yapılan bu haksız müdahalenin bağımsız Türk mahkemelerince giderileceği konusunda inancımız tam" diye konuştu.
Taşınmazların kök murislerinin mülkiyet hakkı bulunduğu, kadimden beri kök muris ve mirasçıları tarafından kullanıldığı kaydedilen dava dilekçesinde, bu taşınmazların kök murisinin Akkız Aydoğan olduğu belirtildi. Dosyaya getirilecek tapulama tutanakları, tahrir defteri kayıtları, kök tapu kayıtları ve arşivden alınacak belgeler ışığında bu hususun ispatlanabileceği belirtilen dilekçede, Haydar Karaçavuş'un kök murisin alt soyu olup yasal mirasçısı olduğu kaydedildi. Hava fotoğrafları ve eski haritalar incelendiğinde, taşınmazın bir kısmının uzun yıllardır kök muris Akkız Aydoğan yasal mirasçıları ve Dikmen köyü halkı tarafından hayvan otlatma ve mera alanı olarak, diğer kısmının da özel mülkiyet ve tarım amacıyla kullanıldığının görüleceği de belirtildi.
Yapılan tescil işlemlerinde taşınmazın bu kullanım şeklinin göz ardı edildiği, Hazine ve Belediye adına hukuka aykırı şekilde tescil edildiği ifade edilen dilekçede, söz konusu parselin tamamının müvekkiller aleyhine elden çıkarıldığı, müvekkilin özel mülkiyetine konu alanların gözetilmediği dile getirildi. Bu durumun müvekkilin özel mülkiyetine tecavüz olduğu da vurgulanan dilekçede, alınacak bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi incelemeleri ve yapılan keşifler sonucu özel mülkiyete ve tarımsal faaliyetlere konu alanlar olduğunun görüleceği kaydedildi. Yapılan tüm işlemlerde taşınmazlara ait geçmiş mülkiyet yapısının araştırılmadığı, taşınmazlara birden fazla kez imar uygulamaları yapıldığı, kat irtifakları tesis edildiği ve 1 Ekim 2024'te iptal edildiği dile getirilen dilekçede, tapu sicilinde yapılan tüm işlemlerin Medeni Kanun'un 1025'inci maddesi uyarınca 'Yolsuz tescil' teşkil ettiği dile getirildi.
Taşınmazların kadim kullanımları ve kök tapu kayıtlarının kök muris Akkız Aydoğan ve mirasçılarına ait olduğu da belirtilerek, Ankara Çankaya Tapu Müdürlüğü'ne ve ilgili yerlere yazılacak müzekkere sonucu kök tapu kayıtları, tahrir kayıtları, hava fotoğrafları, tesis kadastro tutanakları, vergi kayıtları, imar parselasyon planları, bilirkişi raporlarının alınması ve keşif yapılması, taşınmazların kadim kullanım ve kök tapu kayıtları incelenerek, hukuki durumlarının belirlenmesi talep edildi. Bu doğrultuda taşınmazların kök tapu sahibi Akkız Aydoğan olduğu, evveliyattan beridir kök tapu sahipleri ve yasal mirasçıları tarafından kullanıldığı ve yapılan tescil işlemlerinin yolsuzluğunun ispatlanabileceği kaydedildi.